SIHHAT VE BOŞ VAKİT

İhsan Şimşek

İki Nimet vardır ki, insanların çoğu bunlar konusunda aldanmıştır:

SIHHAT VE BOŞ VAKİT.

Efendimiz (s.a.s), başlık olarak verdiğimiz hadiste bizi uyarıyor: Dikkat edin, siz aldananlardan olmayın. Sağlığınızın ve zamanınızın kıymetini bilin, heder etmeyin onları, iyi değerlendirin, diyerek…

Kıymetli okuyucu! Bedenimiz bize emanettir. Sıhhatimizi korumak, zararlı şeylerden uzak durmak temel görevlerimizdendir. Hastalanmadan önce sıhhatini koru, işlerini planlı bir şekilde yürüt, bugünün işini yarına bırakma. Bugün, sadece bugünün işini yapamadıysan, yarın iki günlük işi nasıl yapacaksın?

Akşam olduğunda, ihmal ettiğin işler nasıl canını sıkıyorsa, yarın kıyamet gününde de yapman gerekirken yapmadığın işlerden dolayı çok can yakıcı şeylerle karşılaşabilirsin.

İnsan çoğu kez nimetin içinde iken kıymetini bilemez. Sıhhat/sağlık da elden gidinceye kadar kıymeti bilinmeyen nimetlerden. Beslenme, dinlenme ve çalışma, hatta kulluk etme ilkeleri veya alışkanlıkları başta olmak üzere birçok konuya dikkatimizi çeken Peygamberimiz (s.a.v), “…(Kişi midesinin) üçte birini yemeğe, üçte birini içeceğe ayırsın ve diğer üçte birini de nefes alıp vermek için boş bıraksın.” (Tirmizî, Zühd, 47) diyerek dengeli olmaya dikkat çeker. Keza beden bakımından (Müslim, Cum’a, 9), diş sağlığına (Ebû Dâvud, Tahâret, 25) kadar uyarılarda bulunur. Atıcılık, binicilik ve yüzme gibi konularda eğitime teşvik eder.

Tüm ömrünü, namazla, oruçla geçireceğini söyleyen bir sahabiye, Hz. Peygamber, “Böyle yapma. Oruç tut, fakat iftarını da yap. Gece ibadetini yap ama uykunu da al. Zira vücudunun sende hakkı var, gözünün sende hakkı var…” (Buhârî, Savm, 54) buyurarak, beden sağlığına dikkat etmek gerektiğini ihtar eder.

Cihan Hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman, sıhhatin önemini ne güzel ifade etmiş:

Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi

Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.

Hem yaşantısı hem de tavsiyeleriyle bize yol gösteren Rasulüllah (s.a.v) vaktin önemini de dile getirdiği bir hadislerinde şöyle buyurur: “Beş şey gelmeden önce beş şeyin değerini çok iyi bilmelisin, ihtiyarlığından önce gençliğinin, hastalığından önce sağlığının, yokluğundan önce varlığının, meşguliyetinden önce boş vaktinin ve ölümünden önce hayatının.” (Hâkim, Müstedrek, IV,341)

Hayatını vahyin kontrolünde ve Rabbimizin isteği doğrultusunda geçirmiş olan Peygamberimiz (s.a.v), gününü üçe bölmüş ve ailesi, ibadetleri ve ashabı ile değerlendirmiş.

Birçok ayette, dünya hayatının gayesi ve ömrün değerlendirmesine dikkat çekilir. Ancak insan, dünyanın fani olduğunu unutup, dünya nimetleriyle kendisini oyalar. Yüce Allah Asr suresinde zamana yemin ederek: “Asra yemin ederim ki, insan gerçekten ziyandadır. Ancak iman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler başkadır.” (Asr, 1-3) buyurur. Surede, zamana yenilmemek için de adeta bir reçete sunulur bize: İman, salih amel, hakkın ve sabrın tavsiyesi…

İnanan kişi, boş işlerden yüz çevirmeli (Mü’minûn, 3) ve faydalı işlerle meşgul olmalıdır: “Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul.” (İnşirâh, 7)

İbadetlerin zamana bağlanması da vaktimizi kontrol altında geçirmemiz, iyi ve yararlı şeylerle değerlendirmemiz gerektiğine dair disiplin sağlar.

Bir duasında “Gece ve gündüzün getirdiklerinin şerrinden, rüzgârın ve zamanın getirdiği kötülüklerden Allah’a sığınırım.” (İbn Ebû Şeybe, Musannef, Büyû’, 91) buyurur Rasul-i Ekrem. Hadiste Allah’a sığındığı kötülüklerden biri de “zamanın getirdikleri”dir. Mümin, hayatını daha anlamlı ve bereketli kılmak için, zamanın kıymetini bilerek kulluk bilinci içinde, faydalı işlerle geçirmelidir.

İslam, vakti ve sıhhati doğru değerlendirmemizi ister. Ömür bir kereliğine verilen sermayedir. Onunla ahiret kazanılır. Bu gerçeği unutmadan; hata ve günahtan, başkalarının hakkını ihlal etmekten uzak bir yaşam sürdürme gayreti içinde olmalı insan.

En kıymetli sermaye olan sağlığımızı ve zamanımızı, doğru istikamette kullanarak, cennetle ödüllendirilmeyi hak edenlerden olmanızı diliyorum.

İhsan ŞİMŞEK

Vaiz

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.