Şahin, Kocaeli Valiliği'ni ziyaretinde yaptığı açıklamada, Kocaeli'nin, ekonomik ve sosyal yönden gelişmiş, önemli derecede katma değer sağlayan illerden biri olduğunu söyledi.
Ekonomik krizden Kocaeli'nin de etkilendiğini dile getiren Şahin, ''Vali Bey artık krizin etkilerinin yavaş yavaş ortadan kalktığını ve sanıyorum 2010 başlarında da 2007 verilerine dönebileceğimizi öngördüklerini, sanayi kesiminin, iş dünyasının da gelecekle ilgili böylesine bir güven içerisinde olduğunu söyledi. Tabii ki TBMM'nin Başkanı olarak, milli iradenin tecelligahı olan TBMM'nin başında bulunan kişi olarak tek beklentimiz ülkemizin huzur, barış içerisinde, halkımızın refah seviyesini yükselten bir gayretin varlığını görmektir. Bunu Kocaeli'de görmüş olmak beni mutlu etti'' diye konuştu.
Bir gazetecinin ''Balyoz Planı'' iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan bazı orgenerallerin dün akşam serbest bırakıldığını hatırlatıp, görüşlerini sorması üzerine Şahin, şunları söyledi:
''Ne söylenebilir, hep aynı cevabı veriyorum. Burada da bana aynı cümleleri tekrar ettirmeyin. Tüm bunlar yargı süreçleridir. O nedenle yargı süreçlerini bizler sizler gibi takip ederiz. Ne yasama organı ne yürütme organı yargıya müdahale edemez. Çünkü kuvvetler ayrılığı ilkesi vardır Türkiye'de. O bakımdan bu konuda bir değerlendirme yapmanın, olumlu veya olumsuz beyanlarda bulunmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Yargı bağımsızlığına gölge düşürmeye hakkımız olmadığı kanaatindeyim.''
''Sadece orgeneraller serbest bırakıldı, astsubaylar tutuklandı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?'' şeklindeki bir başka soruyu ise Şahin, şöyle yanıtladı:
''Bağımsız yargı organlarımız verirler bu kararları. Nasıl ki meclisten çıkan bir yasanın nasıl olacağına başka erkler 'niye öyle yaptınız, şöyle de yapsaydınız' diye talimat veremezse yasama organına yasama organı olarak da biz de başka erklere talimat veremeyiz. Yargının işine ne karışırım yasama organının başı olarak. Onlar böyle takdir etmişler. Kamu oyunun da böylesine 'niye tahliye edildi, edilmedi' gibi tartışılmasını da pek şık bulmuyorum. Yani ileri demokratik ülkelerde bu tür yargı süreçleri sıradan işler olarak değerlendiriliyor. Bizde bunun abartılarak kamuoyuna sunulmuş olmasını da bir eksiklik olarak görüyoruz. Demokrasi ve demokrasideki demokrasi kavramı eksikliği olarak görüyoruz.''