SAADETE ERMEK…

Sami Kesmen

Dini tasavvurlarımızın şekillenmesinde, aldığımız bilgiler, geçirdiğimiz süreçler, sahip olduğumuz gelenekler etkili olmaktadır.

Müslüman bir toplum olmamıza rağmen sıkıntılarla ve olumsuzluklarla boğuşuyorsak, dinimizle ilgili tasavvur sorunumuz var demektir.

Yalanın, haramın, sahtekarlığın, adam aldatmanın, kan dökmenin, göz yaşına neden olmanın yasak olduğu bir dinin müntesipleri bu fiilleri işliyorsa, İslam’ın temel kurallarıyla ilgili tasavvur yanlışlığındandır.

Toplumumuzda İslam dinini öteden beni ibadet dini olarak algılamış, ibadetlerin gerekçeleri üzerinde hiç durulmamıştır.

Kur’anda, ibadetlerin faziletlerin değil amaçları  anlatılırken, Müslümanlar faziletlerini saymaya başlamıştır.

Dinimiz, evde seccadenin üzerinde, evin dışında da caminin içinde varlığını sürdürmüş insanımız nezdinde.

Halbuki, İslam dini ibadet dini değil, hayat dinidir, İslam, bir sistemdir, İslam, kurum ve kurullarıyla vahyin ürünü bilgilerle şekillenmiş müesses bir nizamdır.

İslam dini, insana evlilik tercihi ile başlayan ve mezara kadar devam eden dünyevi sorumluluklar getirmiştir.

Doğarken eğitimi esas kılmış, buluğa erince ibadeti emretmiştir.

Dinimiz, önce eğitim sonra ibadet, önce hikmet sonra fazilet, önce bilgi sonra ahlak demiştir.

Toplumumuz, dinimizle ilgili yanlış tasavvurlar nedeniyle ibadetlerin faziletlerini sıralamış ve bunun peşinde koşmuş, ibadetlerde hikmeti değil fazileti esas görmüştür.

İnsanımız, bilgi sahibi olmayı genel kültürün geliştirilmesi için gerekli görmüş, halbuki bilgi, zihni harekete geçirmek ve var olan vahiy bilgisini merkeze koyarak yeni açılımlar getirerek, hayatı geliştirmek içindir.

Dinimizi doğru anlamak, şikayetçi olduğumuz tüm sorunların giderilmesi için gereklidir.

Ehli Sünnet anlayışına göre bir İslam tasavvuru geliştirildiğinde, toplumumuzun yeniden Saadet Asrı yaşayacağını  İslam tarihinden çok rahatlıkla görebiliriz.

Peygamberimiz 23 yıllık Peygamberlik döneminde, ‘Cahiliyye toplumunu” “saadet toplumuna” vahyin ürünü bilgiler sayesinde dönüştürmüştür.

Önce İslami düşünce oluşacak ve olgunlaşacak, sonra zihinsel değişim yaşanacak, sonra da davranışlar İslam’a göre şekillenecek, böylece insanlık saadet bulacaktır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.