RAMAZAN’IN İKRAMI: BAYRAM

Sami Kesmen

Ramazan ayı, Müslümanın hayatında sadece aç kalınan bir zaman dilimi değildir. O, insanın nefsini terbiye ettiği, kalbini arındırdığı, sabrı ve merhameti öğrendiği bir ibadet mevsimidir. Bir ay boyunca oruç tutan, geceleri ibadetle ihya eden, ihtiyaç sahiplerini gözeten Müslüman; aslında kendi iç dünyasında büyük bir yolculuğa çıkar. İşte bu yoğun ibadet döneminin sonunda Allah’ın kullarına sunduğu bir ikramdır Bayram.

Bayram; Ramazan’ın ardından gelen bir sevinç günüdür, fakat bu sevinç sadece eğlenmekten ibaret değildir. Bayram; yapılan ibadetlerin kabul edilmesi ümidiyle duyulan huzurun, sabrın ve kulluğun karşılığı olarak verilen ilahî bir mükâfattır. Ramazan boyunca nefsiyle mücadele eden Müslüman, bayram sabahına ulaştığında sanki uzun bir imtihanı tamamlamış bir talebe gibi gönlünde derin bir ferahlık hisseder. Bu nedenle bayram; sadece takvimdeki bir gün değil, sabrın, ibadetin ve teslimiyetin ardından gelen manevî bir ödüldür.

Ramazan; insanı arındıran bir mekteptir. Açlıkla sabrı, susuzlukla kanaati, ibadetle huzuru öğretir. İnsan gündüzleri nefsini dizginler, geceleri Rabbine yönelir. Bir ay boyunca devam eden bu yoğun kulluk hali, insanın ruhunda büyük bir değişim meydana getirir. İşte bayram; bu değişimin ve olgunlaşmanın ilanıdır. Müslüman bayram sabahı camiye giderken sadece bir bayrama değil, aynı zamanda bir ay boyunca kazandığı manevi kıvama doğru yürür.

Bayramın en önemli yönlerinden biri de toplumsal barışı ve kardeşliği güçlendirmesidir. Ramazan boyunca zekât ve fitre ile fakirlerin gözetilmesi, bayram günü ise herkesin sevince ortak olması istenir. Bayramın gerçek ruhu, kimsenin kendini yalnız hissetmemesidir. Bu yüzden bayram sabahı Müslümanlar birbirlerine sarılır, küsler barışır, büyükler ziyaret edilir, çocuklar sevindirilir. Bayram; kalplerin yumuşadığı, kırgınlıkların sona erdiği bir merhamet günüdür.

Aynı zamanda bayram; kulluğun tamamlanmış bir ibadetten doğan sevinci ifade eder. Müslüman bayramda şükreder. Çünkü bir ay boyunca oruç tutabilmek, ibadet edebilmek ve Ramazan’a erişebilmek bile başlı başına bir nimettir. Herkes bu nimete ulaşamaz. Bu nedenle bayram; “başardım” gururunun değil, “Allah nasip etti” şükrünün günüdür.

Bayramın bir başka anlamı da umuttur. Ramazan boyunca yapılan ibadetlerin kabul edilmesi ümidi, insanın kalbinde yeni bir başlangıç hissi doğurur. Günahların bağışlanması umudu, insanı daha temiz bir hayata yöneltir. Bu yüzden bayram; sadece Ramazan’ın sonu değil, aynı zamanda yeni bir manevi hayatın başlangıcıdır.

Bayram, Ramazan’ın ardından gelen sıradan bir tatil günü değildir. O, sabrın ardından gelen sevinçtir; kulluğun ardından verilen bir ikramdır. Müslüman için bayram; Allah’ın rahmetinin bir tecellisidir. Bir ay boyunca oruçla, ibadetle, merhametle geçirilen günlerin ardından gelen bu mübarek gün; Ramazan’ın kullara sunduğu en güzel hediyedir.

Bu yüzden bayramı sadece kutlamak değil, idrak etmek gerekir. Çünkü bayram; Ramazan’ın Müslüman gönüllere bıraktığı en büyük ikramdır. Peygamberimiz; bayram sabahına erişenlerin, ramazanı değerlendirmişlerse eğer, cenneti hak edecekleri müjdesini vermiştir. Bayram; yoğun ibadet sürecini yaşayan Müslümanlar için "Z" raporudur. Ramazan'ın verimi; bayramın kıvamıyla manevi mahsule dönüşür...

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.