Paşalar, ahde vefayı Kral hazretlerinden öğrenmiş!

Adnan Bahadır

Basındaki vampirle ilgili konu üzerine, köşemize gelen yoğun ilginiz ve gönderdiğiniz e-postalarınız için teşekkür ederim. Gelen bu e-postalarla ilgili özel bir yazı yazacağım, ancak birkaç gün daha bekleyip, gelecek diğer maceraları da ekleyerek köşemde ele almak istiyorum.

Ayrıca şunu da belirteyim hemen: o sözünü ettiğim Vampir, iki gün önce onu makamımdan kovduğumda doğruca soluğu Kral hazretlerinin yanında aldı.

"Kral baba, senin yüzünden kovuldum. Bu işin icabına bak!" deyip ondan medet ummuş. Kral hazretleri de, "Sen merak etme benim yağcıbaşım!.. Ben ona bir operasyon daha yaptırır, alemi cihana onu rezil ederim. Sana da bu yılki takvimleri biraz daha fazla yaptırır, ödeşiriz" demiş.

Kovma olayının ayrıntılarını da daha sonra yazacağım; ancak bugün, gündemdeki Paşa"nın hapishane ziyaretini yazacağım.

'Bekara kadın boşamak kolay' diye bir atasözü olduğunu hepimiz biliriz. Şayet benim de başımdan benzer durum geçmese idi belki de farklı yazacaktım. Ancak yaşadığım olaylardan sonra Kocaeli Garnizon Komutanı Korgeneral Galip Mendi Paşa"nın, Ergenekon sanıklarından emekli Orgeneraller Şener Eruygur ve Hurşit Tolon"u  Kandıra Cezaevi"nde ziyaret etmesi durumunun 'ahde vefa'nın bir gereği olduğu kanaatini taşımaktayım.

Peki bu ziyareti, TSK'nın adına yapması doğru mu? Bu konu, tartışılması gereken bir konu olmakla birlikte bana göre gayet doğal ve doğru bir hareket. Ancak bunu söylerken; bu ziyaret ne kadar doğru ise, 1997 yılında dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan"ın eski Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız"ı Cezaevi'nde ziyaret etmesi de o kadar doğal ve doğru bir hareketti.

O gün, o ziyarete yanlış diyenler; bugün, Galip Paşa"nın ziyaretine doğru diyemezler. O günkü ziyarete doğru diyenler de, bugünkü ziyarete doğru deme hakkına sahiptirler.

Konjektüre göre kanaat belirtmek, ilkeli ve dürüst gazeteciliğe yakışmaz. Olayları tahlil ederken, kendimizi o insanın yerine koyup tahlil edersek daha doğru sonuç alma imkanına sahip olacağımızı düşünüyorum.

Yıllarca aynı kurumda, aynı komuta kademesinde görev yaptığınız ve size amirlik etmiş bir insan hata yapmış veya yapmamış; suçlu veya suçsuz... Allah, yarattığı kullardan  kendine inanmayanlarına bile rızık veriyor da, Paşa'nın eski mesai arkadaşlarını, amirlerini ziyaret etmesi neden garip karşılanıyor!..
 
İnsanlığın ahde vefa hususunda göstereceği güzel bir örneğidir bu durum. Ben, hem kendisini hem de onun şahsında TSK'yı tebrik ediyorum. Çok doğru bir hareket. Olması gereken bir ziyarettir.

Biz, malum A Takımı operasyonunda tutuklandığımızda, aynı ziyaretlerin bize de yapılmasını bekledik... Gerçi sağ olsunlar, birçok milletvekili, belediye başkanı, bürokrat, AK Parti İl Başkanı, İlçe Başkanı, dostlarımız ve arkadaşlarımız bizleri ziyaret ederek hem acımızı paylaştılar hem de bizi onurlandırdılar.

Ancak sırf kendisi için bu fedakarlığı yapıp, Samsunspor Kulübü'nün sıkıntılarını çözmek üzeretaşın altına elimizi koymamızdan ötürü başımıza gelen bu sıkıntılı günlerimizde, bir kez olsun ziyaretimize gelmeyen Kral hazretlerine ne demeli!.. Vefalı adam, demeli değil mi?

Acaba Paşalar ahde vefayı bizim Kral hazretlerinden mi öğrendiler, ne dersiniz?

Geçen yıl Ramazan ayında, her akşam çat kapı iftara giden Kral hazretlerine, "Bir akşam da Belediyedeki sıkıntısı olan bizleri topla, hem iftar açalım hem de aramızdaki fitneleri kaldıralım" dediğimde; "Ben, halimden memnunum" deyip reddetti.

Meğer ki fitnenin başı kendisi imiş... Biz de başkalarına kızıyorduk. Neden bu yanlışları yapıyorlar? diye. Meğer, aldıkları talimatın gereğini yapıyorlarmış. Fakir fukarayı kandırıp iftarlara gitmekten vazgeç, içindeki şeytanı bu mübarek ayda atabilirsen ne mutlu sana!

Hoşça kalın...

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (5)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.