ÖZEL SAĞLIK KURULUŞLARINDA...

Adnan Bahadır

ÖZEL SAĞLIK KURULUŞLARINDA YAŞANAN GELİŞMELER

Şehirde olup biten olumsuz gelişmeleri yazma işi bize düşünce her gün gelen evraktan, telefondan başımızı kaldırıp, başka iş yapma imkanımız kalmıyor. Gazetenin kurulduğu günden itibaren gerek yazdığımız köşe yazıları, gerekse yaptığımız haberler sonucu yaşanan olumsuzlukların ağır ağır düzelmeye başlaması gerçekten sevindirici bir durum. Bu konuda vatandaşımızın gösterdiği hassasiyete teşekkür ederim. Zira birçok belge ve bilgi vatandaşlarımız tarafından bizlere ulaştırılmamış olsa idi düzelme imkanı da olmayacaktı.

                Dürüst yaşamanın bedeli olduğunu daha önce söyleselerdi inanmazdım ve söyleyenlere derdim ki siz herhalde kafayı yemişsiniz dürüstlüğün bedeli olurmuymuş, dürüstlük zaten herkesin yapmakla mükellef olduğu hareket biçimi değil midir. Ancak yaşadığım olaylar gerçekten dürüst olmanın bedeli olduğunu bir kez daha ispatladı. Benim ne işim olurdu çetelerle, mafyalarla, menfaat grupları ile ama yaptığınız işi adam gibi yapıp ortaya doğruları çıkardığınız zaman herkesle işiniz olmak zorunda. Tarihin her devrinde hak ile batıl mücadelesinde bu bedeller ödenmiştir. Biz de bu konudaki kararlı tavrımızdan asla hiç bir şey kaybetmeksizin yolumuza devam edeceğiz.

                Yazının başında da belirttiğim gibi mecrasında olmayan veya yanlış olan birçok şey yaptığımız haberler ve köşe yazıları sayesinde mecrasında akmaya başladı. Bu konularda doğrulardan yana tavır koyan başta siyasetçilerimize teşekkür etmek istiyorum, zira bu kadar büyük organizasyonlarla uğraşırken siyaset adamları destek olmamış olsalardı sonuç almak çok daha zor olurdu. Bu konuda devletimize ve onun temsilcisi noktasında bulunan kamu görevlilerine de şükranlarımı sunuyorum. Allah"a nihayetsiz şükürler olsun ki yıllardır şehrin kanını emen birçok virüs ortaya çıkmış, insanlar şehirde artık rahat nefes almaya başlamışlardır.

                Bu arada geçtiğimiz hafta iki gün üst üste manşetten verdiğimiz yazma eserlerin Konya"ya gönderilmesi ile ilgili haberimiz ses getirdi ve Valilik tarihi eserlerin Samsun"da kalması için Kültür ve Turizm Bakanlığı"na yazı yazdı. Ancak geçtiğimiz yılın son günlerinde 6093 sayılı tarihi eserler yasası da çıktı, bu yasa gereğince yazma eserlerle ilgili bölge müdürlükleri oluşacak ve bu eserler oralara nakledilecek bu konuda oluşacak teşkilat yapılanmasında Samsun"un bölge olması konusunda herkesin üzerine düşeni yapması gerekmektedir. Daha sonra kimse kalkıp şu müdürlük falanca ile neden gitti, bu müdürlük ilimizde neden yok demesin.

                Bu kadar detaydan sonra gelelim asıl konumuza uzun zamandır özel sağlık kuruluşları ile ilgili gelen şikayetleri yazmamak için elimden geleni yapıyorum, nedenine gelince özel işletmelerin içerisinde bulundukları ekonomik sıkıntıları bildiğimden bu işletmelere zarar vermek istemiyorum ancak bazı hastanelerin personel maaşlarını ödemezken Ladik Akdağ"da eğlence tertip etmeleri insanı çileden çıkarıyor. Personel maaşlarını iki veya üç ayda bir ödeyen ve bunu yapma gerekçesi olarak da ekonomik sıkıntıları öne süren bu arkadaşların gidip kayak yapmalarına ne demeli bilmiyorum. Bu konuda detaylı bir yazı yazma zamanı gelince yazacağım.

                Özel sağlık kurumlarının aylık ödemelerini yapan SGK"da görevli arkadaşların verdikleri bilgi ve belgeleri açıklasam bu şehirde yer yerinden oynar, hangi hastanenin hangi dalaverelerle devleti ne kadar dolandırdığından tutun da bir cerrahın kaç ameliyat yapmış gibi gösterildiğine, hasta hekim ilişkilerinde ne dalavereler yapıldığı, ameliyat olmaması gereken ne kadar hastanın ameliyat edildiği, bazı hastaneler her yıl teftişe tabi tutulurken bazılarının ise yıllarca neden teftiş edilmedikleri, hangi hastanede hijyenik olmayan ortam nedeniyle bebek ölümleri yaşandığı, hangi hastanelerde sevk zincirinde yapılan usulsüzlükler olduğu ve hastalara adeta müşteri muamelesi yapan hastanelere varıncaya dek birçok belge ve bilgi elimde zamanı geldikçe paylaşacağım sizlerle.

                Bir de bazı sevilen şahsiyetlerin önünü kesmek adına kimlerin bir araya gelip bermuda şeytan üçgeni gibi birilerinin telefonlarını nasıl dinlettiklerini, hatta tanıdıkları askerler marifeti ile bu konuşmaların tamamına vakıf olduklarını ve iş yerinde bu konuşmaları saklayıp, gözdağı vermek istediklerine dinletenleri de zamanı geldiğinde sizlerle paylaşacağım. Sizin anlayacağınız bu şehirde kimin eli kimin cebinde olduğunu hep birlikte göreceğiz.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.