"ÖTELERDEN 33 KİŞİ"

M.Halistin Kukul

 

    "Ötelerden 33 Kişi"; Prof. Dr. Ahmet Sevgi'nin, imzalayarak, bana göndermek lütfunda bulunduğu, 23.12.2015 târihini taşıyan, dört kitabından biridir. Diğerleri ise; Zihniyet Değişimi, Kültür - Sanat Yazıları ve Aczimin Giryesi'dir.

    Kitap paketini açınca, gözüm, ister istemez, ilk olarak "Ötelerden 33 Kişi"ye takıldı ve bana, kıymetli yazarımız Ergun Göze'nin 1975 yılında Boğaziçi Yayınları'ndan çıkan "İçimizden 30 Kişi" adlı kitabını hatırlattı. İsim bile, içimi ısıttı, korlaştırdı.

    Bâzı kitaplar vardır ki, sizi çeker. Aynı kişinin dört kitabından, görüyorsunuz ki, "Ötelerden 33 Kişi" beni bağladı ve onu, 'hemen okuma ihtiyacı'nı hissettim.  

      Okur için, 'hemen okuma ihtiyacı'nı târif etmek istemiyorum. Okuyan herkes anlar!..

      İkisi de, - yâni, "İçimizden 30 Kişi" ve "Ötelerden 33 Kişi"- bâzıları müşterek olan, ilim, fikir  ve kültür dünyâmızın kıymetli şahsiyetlerini mevzû yapıyor ve onların tanıtılmaları, gelecek nesillerle muhabbette bulunmalarını sağlıyorlar.

       Kitabın elime ulaştığı 24 Aralık 2015 cuma günü, telefonla, hemen Ahmet Sevgi Bey'i aradım. Kendisine tebrik ve teşekkürlerimi sundum. Bu, ilk görüşmemiz olmasına rağmen, sanki yılların hasretiyle sohbetteydik ve sanki yan yanaydık. Güzel, unutamayacağım bir muhabbet oldu. Sağolsunlar!..

      Kendisine; "İçimizden 30 Kişi" hissiyatımı da söyledim. Demek ki, Ergun Göze Ağabey bizden duâ bekliyormuş ki, "Ötelerden 33 Kişi" muhabbeti, böyle bir muhâbereyi, müşâvereyi ve muhâvereyi vesîle kıldı.

     Bir başka husus daha vardı ki; "Ötelerden 33 Kişi"den 'onbeşi' hakkında, benim de makalelerim veya kitaplarım vardır. Sakın, bu kadar 'müştereklik' olur mu? demeyiniz; olunca, oluyor!..

     Tabiî ki, önce, Prof. Dr. Ahmet Sevgi Bey'in mevzû yaptığı "33" muhterem insanı takdîm etmeliyim. Bunlar, kitaptaki, konu başlıklarıyla, sıra ile, şöyledir:

      "Mevlâna'yı Anlamak; Yunus Emre'yi Nasıl Anlatmalıyız?; Cem Sultan ve Melâl; Ölümünün 352. Yıl Dönümünde Kâtip Çelebi, Ölümünün 300. Yıl Dönümünde Şâir Nâbî; Edebiyatımızda Vatan ve Nâmık Kemâl'in Vatan Sevgisi; Cenap Şahabeddin ve "Tiryaki Sözleri"; İslâm, Müslümanlar ve Mehmet Âkif; Mehmet Emin Yurdakul; Remzi Oğuz Arık'ı Anarken; Yahya Kemâl ve Mâzî; Peyami Safa; Ali Fuat Başgil'i Anarken, Yakup Kadri'nin Nesri; Nihad Sâmi Banarlı; Ârif Nihat Asya'nın Rubâîleri Arasında; Nurettin Topçu ve Hasbîlik; Türk Aydını ve Erol Güngör; Osman Yüksel Serdengeçti; M. Kaya Bilgegil ve "Cehennem Meyvası"; Tarık Buğra ve Düşman Kazanmak Sanatı; A. Süheyl Ünver ve "Kırk Hadîs"i; Necip Fâzıl ve Metafizik Ürperti, Cemil Meriç ve "Bu Ülke"; S. Ahmet Arvâsî; Mehmet Kaplan; Âmil Çelebioğlu ve Dînî Edebiyatımız; Necmettin Hacıeminoğlu; Annemden Duyduğum Atasözü ve Deyimler, Mehmet Çınarlı'yı Anarken; Şeyhu'l- Muharirin Ahmet Kabaklı'nın Ardından; Ergun Göze'nin Ardından; Millî Kahraman Rauf Denktaş ve Yılmaz Öztuna'nın Ardından.

      Yukarıda ifade ettiğim gibi, Prof. Dr. Sevgi'nin mevzû yaptığı kişilerden, Hazret-i Mevlâna hakkında, 'Mevlâna Eşiğinde' ve Necip Fâzıl hakkında da 'Çilenin Sultanı' isimli kitaplarım var. Ele aldığımız diğer müşterek kişiler ise şunlardır: Yûnus Emre, Mehmet Âkif, Yahya Kemâl, Peyami Safa, Ord. Prof. Dr. Ali Fuat Başgil, Ârif Nihat Asya, S. Ahmet Arvâsî, Prof. Dr. Mehmet Kaplan, Prof. Dr. Necmeddin Hacıeminoğlu, Mehmet Çınarlı, Ahmet Kabaklı, Rauf Denktaş ve Yılmaz Öztuna.

     Kaldı ki, Prof. Dr. M. Kaya Bilgegil, üniversiteden tez hocam, Prof. Dr. Âmil Çelebioğlu, bir defa da olsa yüzyüze sohbet ettiğim muhterem yol göstericilerden, ufuk açıcılardandı.

    İnsanımızın ve bilhassa da gençliğimizin, kendi değerlerimizle yüzleştirilmesinin başka yolu yoktur. Tıpkı, bu değerli şahsiyetlerin, kendilerinden önce gelen kültür ve sanat adamlarımızdan ilhâm aldıkları, onların fikir ve tecrübelerinden istifade ettikleri gibi, bizler de dâhil olmak üzere, gelecek nesillerimizin de bunlar ve bunlar gibi fikir ve sanat adamlarımızı tanımaları, onların fikir dünyalarına nüfûz etmeleri gerekmektedir.

     Bu bakımdan; Prof. Dr. Ahmet Sevgi'nin "Ötelerden 33 Kişi"sini önemsiyorum. Tıpkı, Ergun Göze'nin "İçimizden 30 Kişi"si gibi, - müşterekleri, Necip Fâzıl, Prof. Dr. Mehmet Kaplan, Cemil Meriç,  Ârif Nihat Asya- her ikisinden altmışa yakın fikir ve sanat adamımızın  hatırlanması, tanıtılması ve onlarla kâğıt üzerinde de olsa hasbihal ettirilmesi ne kadar hârika ve takdire şâyân bir faaliyettir.

     "Ötelerden 33 Kişi"deki başlıklardan biri de "Annemden Duyduğum Atasözleri ve Deyimler"dir ki, bu eserinde, Prof. Dr. Ahmet Sevgi'nin, 'anne'den başlayarak, 'kendisini yetiştiren' veya fikirlerinden istifade ettiği kişilere duyduğu 'vefâ'nın da güzel bir numûnesiyle karşılaşıyoruz.

     Bundan, bir 'numûne' olarak, sâdece bir kaç cümle nakletmek istiyorum:

      "Herkesin annesi kıymetlidir şüphesiz. Ama benim anneme kıymet yetmezdi. Babamızı geç yaşında kaybettiğimizde, geride en büyüğü 24, en küçüğü de (bendeniz) 4 yaşında 6 kardeş kalmıştık. Annemizin bizleri büyütüp evlendirerek ev bark sahibi yapmış olması bile onun ne büyük ve ne cefâkâr bir anne olduğunu gösterir.." (Sf.88)

       Onların hepsi, aramızdan ayrılmış olsalar da, hâlâ bizlere nasihat ediyor ve bizlere tecrübeleriyle yol gösteriyorlar. Rabb'imden, hepsine rahmet, Ahmet Sevgi dostuma da zihin açıklığıyla güzellikler diliyorum!..       

     

     

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.