ÖN YARGILI OLMAK...

Sami Kesmen

Ön yargılı olmak, peşin hüküm vermek çoğu kere isabetsiz olur. Bazen isabetli olduğu görünse de doğru değildir. Hiç kimse diğer bir insan hakkında peşin hüküm verme hakkına sahip değildir.
Su-i zan anlamına da gelen peşin hüküm dinen yasaklanmıştır. "Zan"nın bir kısmı haramdır buyurulan Kur'anda su-i zan'a işaret edilmiştir.
Diğer insanlara karşı hüsnü zan esastır. İyi düşünmek, ön yargısız olmak temel prensiptir. Özellikleri ve olumsuzlukları bilinen kişi hakkında bile ön yargı doğru değildir.
Kötü ve kötlüğü afişe olmuş birinden sakınmak ve toplumu ondan korumak bir sorumluluktur ama onun hakkında peşin hüküm vermek haklı bir tutum değildir.
Dışardan bakılarak, zahirî şart ve ortamlara göre bir kişi hakkında hüküm vermek doğru değildir, bu durum çoğu kere de incitici sonuçların ortaya çıkmasına neden olur.
Yaşanılan bir kaç olayı bu konuya örnek verirsek, anlatmak istenenleri daha iyi özetlemiş oluruz.
"Bir üniversite öğrencisi anlatıyor; "Bizim üniversitede genç kızların kullandığı saatlerden takan bir doktor vardı. Bu haline sürekli güler,eğlenirdik. Sonradan öğrendik ki, ölen kızına aitmiş."
Hastanenin birinde genç bir kızın başındaki peruk düşer ve orada bulunan herkes gülüp, kahkaha atıp eğlenir. Bir genç adam, kadına yardıma koşar, genç kadın ağlayarak ve titreyerek; "Benim hiçbir suçum yok. Kanser ne yazık ki bütün saçlarımı aldı." der.
Okulda başarı seviyesi düşük bir çocuk annesinin mezarına gider ; "Anne...! Benimle okula gel. Öğretmen beni öğrencilerin önünde 'Senin annen ihmalkar bir kadın seninle hiç ilgilenmiyor' diye azarlıyor." der.
Peşin hükümlü olmak; kibir duygusunun yansımasıdır. Veya en azından kişiyi kibre götüren olumsuzluğun başlangıcıdır. Fazla tevazu kibre, kibir de zamanla ön yargılı davranışa dönüşür.
Kibir, ön yargı, peşin hüküm gibi olumsuz duygu ve davranışlar; ilmin ve gerçeğin düşmanıdır. Kibirli insandan ilim erbabı olmaz, olsa da o ilimden kimseye fayda gelmez.
Peşin hükümlü ve ön yargılı insandan hiçbir bireysel ve toplumsal fayda görülmez. Onların enaniyeti toplumla bağlarının kopmasına neden olur. Herkese ve her olaya kendi doğrularından bakan insanlar toplumdan ayrışırlar.
Ahlâk suresi adı da verilen Hucurat suresinde, su-i zan yasaklanmış, bu davranışın olumsuzluğu anlatılmıştır. Müslüman, peşin hükümlü ve ön yargılı olamaz. Dikkatli olmak ve ihtiyatlı yaklaşmak; ıön yargı ve peşin hüküm değil, aksine olması gereken titizliktir.
Müslüman; ortamı ve kişiyi iyi okumalı ama peşin hüküm sahibi olmamalıdır. Ön yargı; insanlar arasında muhabbetin buharlaşmasına, nefretin oluşmasına nedendir. Nefret tohumlarının oluşmaya başladığı ortam ve toplumlar toplumsal günahlarla tanışmaya başlar.
Müslümanlar arasında ilişkiyi düzenleyen asıl unsur muhabbet duygusudur. Muhabbeti yok eden nefret duygusunun oluşması ön yargının sonucudur. Bu da kaos demektir.
Ön yargının konusu ve sonucu genellikle olumsuzluktur. Neredeyse hiç kimse diğer insan hakkındaki güzellikleri ön yargı konusu yapmamaktadır. İslâm dini; hüsnü zan'ı esas kabul etmiş, su'i zan'ı istisna bile görmemiştir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.