OKULLAR AÇILDI…

Sami Kesmen

Bugün itibariyle ilk, orta ve lise öğrenimi yapan öğrencilerimiz eğitim-öğretime başladı. Yaklaşık on sekiz milyon çocuğumuz, bir milyon öğretmenimiz okullarına gittiler. Ülkemizde yaklaşık olarak, derslik başına 25 öğrenci, öğretmen başına da 18 öğrenci var. Bu sayılar Avrupa ülkelerinin ortalamalarına denk düşüyor. Okul öncesi eğitimi de dikkate aldığımızda, hem öğretmen, hem öğrenci, hem de derslik sayısı biraz daha artmış oluyor.

Okulların fiziki durumu, öğretmenlerin geçmiş yıllara göre özlük haklarının iyileştirilmesi ve maaşlarının arttırılması gibi ilave düzenlemeleri de eklediğimizde son yıllarda ülkemizin eğitim alanında sıçrama yaptığını söyleyebiliriz. Son on beş yılda, ülke gelişmişliğini ölçü alarak değerlendirme yapan eğitimcilerden, eğitim alanındaki gelişmelerin diğer alanlarda yapılan gelişmelere göre daha geride olduğunu duymaktayız. Ancak, eğitim-öğretim sürecinin gelişmişliğini kendi içinde yıllara göre değerlendirdiğimizde, çok büyük aşamalar kat edildiğini de söylemek zorundayız.

Ülkemizin siyasi, ekonomik, çoğrafi ve bir takım farklı sorunlarından kaynaklanan nedenlerle eğitim başarısı diğer alanlara göre biraz daha yavaş ilerlemiş ve istenilen seviyeye gelememiş olabilir. Son on beş yıl içinde milli eğitim mevzuatında yapılan değişiklikler, eğitim alanında ne kadar devasa sorunların olduğunu anlatmaya yetecek netliktedir. Ayrıca, eğitimi ve öğrencileri dershanelerin kucağına atmaya yönelik üretilmiş bir yapılanmadan, okul merkezli eğitime dönük bir yapılaşmaya geçmenin de kolay olmadığını yaşayarak gördük.

Geçmiş yıllarda, okullardaki başarı grafiğinin düşük, dershanelerde daha yüksek olması, özellikle Feto Çetesine bağlı dershaneleri yıldız haline getirmişti. Sınav sorularının verilmesiyle elde edilen başarılı sonuçlar, üniversiteye girişlerde en yüksek puan almak suretiyle iyi ve gözde okulları tercih etmede avantajlar, veli ve öğrencileri başta Feto Çetesinin olmak üzere, dershanelere yönlendiriyordu. Bunun dış güçlerin ülkemiz üzerindeki bir operasyonu olduğunu, dershaneler üzerinden geleceğimizi çaldıklarını, özellikle  Feto Çetesinin dershaneleri üzerinden, 40 yıllık neslin zehirlendiğini şimdi görmüş ve anlamış olduk. Ülkemiz üzerinde, böylesi dünya ölçeğinde hesapların yapıldığı eğitim sistemimizi düzeltmek bu neden çok zaman almıştır. Bugün için gururla söyleyebiliriz ki, eğitimde geçmiş yıllara göre mukayese edilemeyecek oranda başarılı sonuçlara ulaşılmıştır. Birkaç yıl içinde de Avrupa standartlarını geride bırakacak bir başarıya ulaşılacaktır.

Son düzenlemelerle eğitimimizde, dini ve milli tonların gereğince ve yeterince yer aldığı bir sisteme de geçmiş oluyoruz. İmam-Hatip okullarının kapatıldığı bir yapıdan, her okulda seçmeli de olsa Kur’an ve Siyer derslerinin müfredata konduğu bir sürece geçmiş olduk. Ayrıca her ilçede en az bir tane imam-hatip okulu, her bölgede de bir veya iki tane proje imam-hatip lisesinin eğitime kazandırılması, geleceğimize ümitle bakmamızı sağladı. Gelecek nesil, milli ve dini değerlerle bezenmiş evlatlarımızın olacaktır. Ülkemizin gençliği artık çalınamayacak, onlar üzerinden hesaplar yapılamayacaktır. Aksine, bugünün öğrencileri olan geleceğin gençleri; vatanına, milletine, dinine ve değerlerine bağlı olacak, vatanını ve milletini koruyacaktır. Bu sayede bir daha 15 Temmuz’lar olamayacaktır.

Bu duygularla, yeni eğitim-öğretim yılının hayırlara vesile olmasını temenni ederim.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.