MÜSLÜMANLARIN İSLAMCILIĞA EVRİMİ

Adem Alan

1972’de Köyde ilkokulu  bitirdiğimde; siyaset hakkında tek bildiğim babamın Demokrat partili, anılarını dinlediğim, İstiklal Savaşı gazisi dedemin de CHP’li  olduğuydu…
Sanki bu iki zıt kişinin arasında doğan ben, gelecekte siyasi çizgmi de; MHP, REFAH ve AKPARTİ’de şimdi ise siyasi düşünceyi; acabalarda, nerede hata yaptımda, neden fanatik olamıyorumda, beynimi kiraya verip neden kira parasıyla geçinemiyorumda arayacaktım!
Orta okula başladığımda ise, ailemizde MHP’li de vardı, MSP’li de…
Ben de şehirle tanışmış hatta yavaş yavaş ülkü ocaklarına gitmeye başlamıştım.

Ara sıra da Türkçe Öğretmenimiz merhum M.Reşit Yılmaz’ın tavsiyesiyle TÖBDER’e gidip kitaplıktan, Dostoyevski’nin, Tolstoy’un kitaplarını alır, okuyup anlamaya çalışırdım.

Eh, biraz ağır ve gereksiz teferruatlarla şişirilmiş benim seviyeme ağır kitaplardı ama olsun okuyacaktım!
Kemalettin Tuğcu, Fakir Baykurt hikaye ve romanlarından haftada 2-3 tane okurdum.
TÖBDER’in ve orta okulun kütüphanesinde okuyacak kitap kalmadığından, Ülkü Ocaklarının kütüphanesindeki, kitaplara dadanmıştım ama onlarda 2-3 ayda bitti, maalesef az imiş!

Aklımda kalan en son okuduğum, Dündar Taşer’in Büyük Türkiyesi ve Ahmet Kabaklı’nın Türk Kültürü dergileriydi…

Türkçe’den yıllık ödev olarak “ Bozkurtların Ölümü- Nihal Atsız” romanının özetini çıkarıp götürdüğümde, Devrimci Reşit Yılmaz hocamın gösterdiği aşırı tepki ve ödevimi yırtması sonucu bende oluşan tepki, Dünya’ya bir devrimci (!) kaybettirmiş ama Ülkemize bir ülkücü kazandırmıştı…

Tabii ödevden 10 almak için hocamın verdiği “ İnce Memed- Yaşar Kemal” romanını da zevkle okumuş ve “ÖZET” ödevimi hazırlayarak notumu almıştım.

Lisede Samsun’da 19 Mayıs gezici kütüphanesine iki üye kartı çıkarıp, haftada iki kitap okurdum.

Daha sonra memuriyet ve üniversite hayatımda; sağdan, soldan, dinden, fenden çok çok kitap okuyarak o kargaşa ve kavga ortamlarında ayrıca fikrî yapımızı da oluşturduk…
Ülkücüyken Ali Rıza Binboğa, Melike Demirağ, Mahsuni Şerif  türkülerini dinleyip keşke bizim olsaydı bunlar dediğim çoktur.

Sonra Milli görüş çizgisi ve kaynak kitaplara, dinî ilimlere yöneliş…

Son 30 yıldır okuma ağırlığım, Tarih, Arapça, Kur’an, Akaid, Mantık, Fıkıh, Tefsir sahasında halen, “Ahkamu’l Kur’an ve “ Hidaye- fıkıh” okumaya devam…

Ya tarih?

İslam Tarihi, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet tarihi üzerine farklı ve zıt kaynaklardan okuyarak yorumlamaya çalışmanın zevkini bir bilseniz!

Antik çağ tarihi, Homeros, İskender, Persler, Lidyalılar, Hattiler, Aztek ve İnkalarla, Mısır, Roma ve Asya Türk Devletleri, Çin, Maya Medeniyetleri hatta MU ve Atlantis efsanelerini okumak ufkunuzu nerelere çevirir görebilseniz!

İnsana ve insanlığa tekdüzelik, at gözlüğüyle bakmak, tarafgir okumak kadar zararlı hiçbir uyuşturucu madde yoktur!

Siz daima kendiniz olun! Fikri ve zikri yapınızı okuyarak, düşünerek, tartışarak elde edin!
Zıt fikirleri de dinleyin, ola ki o doğru siz yanlışsınız!

Tek taraflı okuyup yorumlamak, sadece dini kitaplar okumak, karşıyı tümden reddediş ya da bir partiye, tarikate, cemaate girip kolaycılığa kaçmak, sonuçta insanı ne yapar bilir misiniz?

MÜSLÜMANI İSLAMCILIĞA EVİRİR !  OKUYUN Kİ EVRİLMEYİN!

 

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.