MÜREKKEPÇİBAŞINA DAVETİYE

Adnan Bahadır

Geçtiğimiz Pazar günü yazdığımız hikaye hayli ilgi çekmiş olmalı ki, yüzlerce telefon aldık. Bir kısmı kim olduğunu çıkaramamış, bazıları kim olduğunu çıkarmış ancak Layemut iş adamının kim olduğunu bilememiş ancak haftanın en flaş yazısı olmalı ki, tıklanma oranı rekor kırdı. Birileri birileriyle ilgili bir yerlere mektup yazmış. Bu mektupta da insanlarla ilgili ileri geri iddialarda bulunmuş ama bizim Mürekkepçibaşı da bunu yayınlamıyormuş. Sağ olsun insanlara Kaf Dağı"ndan kar bağışlıyor. O mektupların modası öyle çok geçti ki, 6 aydır o mektupların gitmediği mekan kalmadı. Çetenin en önemli işlerinden biri de ortaya bir zarf atıp, o zarfı piyasaya yayıp ortalığı bulandırmaktır. Herkesi kendileri gibi sandıkları için  ortalığa zarf atarak işe başlarlar. Yok efendim kasetler, yok efendim adam dövme hikayeleri, yok efendim mekan basma palavraları, olmadı belden aşağıya vurmaya başlayıp, düşman oldukları insanların ailelerinden başlayarak, etrafında ne kadar inan varsa hepsine mektup yazıp, akla hayale gelmedik ahlaksızlıkları insanlara isnat ederek, insanların hemcinsleriyle düşüp kalkmalarından tutun da, sanal alem ahlaksızlıklarına kadar her türlü iftirayı atarlar. Erkeklik, delikanlılık, adamlık, ortaya iddia atmak değil, icraat yapmaktır. Bu insanlar herkesi kendileri gibi sandıkları için, ortaya attıkları zarflardan biri olmazsa diğeri olur mantığıyla hareket etmektedirler. Onlar önce, malum yerlerindeki pislikleri temizlesinler, ondan sonra ortaya çıksınlar. Yok bildikleri bir şey varsa, adam gibi ortaya çıkıp söylesinler. Öyle ötede beride konuşmakla iş olmuyor. Gelelim bugünkü asıl konumuza… Daha iki gün önce Garibana Göre Haber Buna Denir başlığı ile yazmış olduğum köşe yazısında, bu insanların güçlerinin ancak garibanlara, dürüst ve ilkeli insanlara yettiğini söylemiştim. Henüz aradan gün geçmedi ki, bir ilköğretim okulumuzda, bir öğrencide esrar yakalandı. Bu çocuğun yaşı henüz 14. Arkadaşından aldığını söylüyor. Bu söylediğine  değil kendisi, havada uçan kargalar bile güler. Şehrimizdeki okulların büyük bir bölümüne maalesef uyuşturucunun her çeşidi ve ahlaksız yayınların tamamıyla, kesici aletlerin büyük bir bölümü öğrencilerimizde bulunmakta. Bu olayların arkasında çeteler bulunmaktadır. Bunun böyle olduğunu herkes bildiği gibi, mürekkepçibaşı da çok iyi bilmektedir. Gücü yetiyorsa, bilmem neresi tutuyorsa köşesinde bu bahsettiğim olayların arkasında bulunan çetelerle ilgili bir yazı yazsın. Bakalım soluğu nerede alıyor. Yazması mümkün değil. İddia ediyorum ve diyorum ki bunlarla ilgili yazı yazması bir yana, tam aksine bizzat kendisi o çetenin emrindedir. Onlar kendisine tuvalete gitmeyeceksin deseler, gidemez. İspatını her zaman, her platformda yapmaya hazırım. Siz değerli okurlarımızın önünde Mürekkepçibaşı"nı çetelerle birlikte mücadele etmeye davet ediyorum. Bu konuda yapacağı her türlü faaliyette yanında olacağımı, kendisine destek olacağımı ve elimdeki dokümanları kendisine sunmaya hazır olduğumu sizlerin gözleri önünde ifade ediyorum. Dürüst gazeteciliğin gereği, topluma zararlı olan insanlarla kol kola gezmek değil, onları zehirleyen, onların malına el koyan, helal ve haram mevhumundan bihaber bu insanları topluma ifşa etmektir. Bu davetimi de mesleğimin saygınlığı gereği, sizlerin gözleri önünde yapıyorum. İstediği tercihi yapma hakkına sahiptir. Takdir siz değerli okurlarındır. Önümüzdeki günler çok şeylere gebe. Halep orada ise, arşın burada. Kalın sağlıcakla…

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (4)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.