İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ata Özer'in, okullarda uyuşturucu bağımlısı olanları bulup, tedavi etme amacıyla geliştirdiği arı projesi şaşkınlık yaratırken, projeyi, önce memuru olduğu kurum reddetti. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, İl Milli Eğitim Müdürü Ata Özer, uyuşturucuyla mücadele için yaptıkları çalışmalarını anlatırken, sadece fikir bazında olan, hiçbir şekilde uygulamaya konulmayan bir düşünceden bahsetmiştir. Bakanlığımızla ilgili bir çalışma olmayıp, tamamen şahsi düşünceden ibarettir dendi. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik de, Özer'in projesi için Kim söylemiş böyle bir şeyi... Ümit ediyorum ki Müdür bey şaka yapmıştır. Aksi takdirde uygulanabilir ve ciddiye alınabilir bir yönü yoktur, kesinlikle dedi. Doğa Arıcılık firmasının sahibi ve 'arıcılık duayeni' olarak bilinen Prof. Dr. Muhsin Doğaroğlu, çocuk ve gençlik danışmanı Dr. Erdal Atabek ile Bağımlılık ve Tanı Tedavi Merkezi Başkanı Doç. Kültekin Ögel'e projeyi sordu.
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ata Özer, dün eğitim muhabirleriyle Kalyon Otel'de düzenlediği sohbet toplantısında kişinin uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığını belirlemeye yarayacak bir arı projesi geliştirdiklerini, kurdukları komisyonunun 2.5 aydır çalıştığını, bir aylık çalışmaya daha ihtiyaçları olduğunu açıkladı.
DÜNYADA ÖRNEĞİ YOK AMA, BİZ BAŞARACAĞIZ
Özer, projesini şu ifadelerle anlattı: Dünyada uygulanmamış bir proje ama başaracağız. Üzerinde 2,5 aydır çalışıyoruz. Daha bir aylık çalışmaya ihtiyacımız var. Projeye 'tamam' dediğimizde okullarda uyuşturucu büyük ölçüde geri planda kalacak. Çalışma arılar üzerinde yapılıyor. Bunun sebebi, arı, insan üzerinde tek gezmeyen ve konmayan canlı. Sokar ve kaçar. Çalışmalar kapsamında arılara çeşitli uyuşturucu maddeler veriliyor. Bu çalışmalarda başarı sağlanırsa, arılar bundan sonra insana konacak. Bende onun aradığı varsa konacak. O kişide uyuşturucu olduğunu anlayacağım. Projenin faydalı olup olmadığını uzmanlara danıştıktan sonra kamuoyuyla paylaşıp hayata geçireceğim.
Özer, gazetecilerin soruları üzerine projenin detaylarını anlatırken; arılara ecstasy, eroin, esrar gibi çeşitli uyuşturucular verdiklerini, şimdiye kadar ölen olmadığını, bu yolla bağımlı hale getirilen arıların, kokuyu alınca, uyuşturucu kullanan insanlara konup, sokacağını da söyledi.
NTVMSNBC de, projeyi, konuyla ilgili uzmanlara sordu. İşte yanıtları:
Prof. Dr. Muhsin Doğaroğlu:
ARILARIN ÖMRÜ BU TESTE VEFA ETMEZ
Bu fenemonal bir kontrol niteliği taşıyor. Yani böceklerin belirli kokulara yönelme özelliklerinden esinlenerek yola çıkmış. Aslına bakarsanız komik. Çünkü; birincisi, arının kış sezonunda 4-5 hafta. Test yapacaksanız, bir ay falan değil, en fazla iki hafta kullanabilirsiniz. Çünkü, arıların yaklaşık üç haftası da kovan içinde eğitimle geçiyor.
İNSANLARIN HAYATI TEHLİKEYE GİRER
Ayrıca, insanların üzerine arıları nasıl salacaksınız? Eğer orada kendisini çekecek, hele uyuşturucu gibi bağımlı olduğu bir maddeyi taşıyan biri varsa mutlaka onu sokmak isteyecektir, istediğini alabilmek için. Ve tabii böyle bir projede bir sürü insanın hayatı tehlikeye atılacaktır. Bu yönüyle de olay mantıksal gelmiyor. Bir çıkış yolu açısından bir parçacık haklılık yolu var. Bazı kokuların çektikleri noktasından yola çıkılarak yapılmış bir şey ama uygulanabilirliği yok.
Hiç bir yönüyle mantıklı gelmiyor bana. Öyle bir şey ki, bir tek arıdan 10-12 dakika içerisinde ölebilecek duyarlılıkta olan insanlar vardır. Biz buna anafilaksik şok diyoruz. Her insanın arı sokmasına dayanabileceği sayı değişir. Örneğin, alerjisi yoktur ama, 8-10 arı sokmasından sonra hayatı riske girebilir. Arıları kullanmak tartışmalı, bir de insanları kullanacaklar. Biz yıllardır bu işi yapıp bazı zamanlarda yüzlerce arı tarafından sokulduğumuz halde, bir arı soktuğunda hala canımız acıyor. Alerjisi olmasa bile, korkup kendi kendilerini panikle yaşamsal riske sokabilenler var. Arı sokmasıyla ilgili yeterli bilgisi yoksa, panikle, korkunun aşırı histamin salgılanmasına neden olması sonucunda ölebilir insanlar. Hiçbir yönüyle etik değil.
Doç. Dr. Kültegin Ögel (BATEM Başkanı)
ÇOCUKLARIN ÜZERİNE ARILAR SALINIYOR, HERKES BAĞRIŞ ÇAĞRIŞ...
Uyuşturucunun önlenmesi konusunda Milli Eğitim'le yıllardır birlikte çalışıyoruz. Üç yıldır da birlikte yürüttüğümüz üç tane proje var. Ama bu arı projesinden haberim yok. Gerçekçi olup olmamasının yanında başka bir şey var. Farzedelim proje gerçekleşti. Biz bunu nasıl kullanacağız? Gözümün önüne şöyle bir tablo geliyor: Sınıfta çocukların üzerine arılar salınıyor, herkes bağrış çağrış. Ve bazı çocukların üzerine konuyor, bazılarının üzerine konmuyor. Ve biz o çocukların uyuşturucu kullandığını düşünüyoruz. Çocukların ne hale geldiğini bir düşünün...
UMARIM YANLIŞ BİLGİ ALMIŞIZDIR
Diyelim arı benim üzerime kondu, arkadaşlarım benim hakkımda ne düşünecek? Uyuşturucu kullanıyor diye bakacak. Yani burada çocuğun etiketlenmesi sözkonusu olacak. Hadi o da önemli değil diyelim. Üstüne arı konan çocuğa, Sen uyuşturucu kullanıyorsun, gel bakalım mı diyeceğiz? Bu davranışı ahlaki bulmuyorum. Umarım bize farklı yansımıştır. Bu haliyle ahlaki bulmuyorum. Belki Müdür Bey yanlış ifade etmiştir, diye umuyorum.
4 YILDIR OKULLARDA UYUŞTURUCU ANKETİ YASAK
2004'ten beri okullarda madde kullanıp-kullanmama anketlerinin yapılması yasak. Milli Eğitim okullarda bu anketin yapılmasına izin vermiyor. Avrupa Birliği ülkelerinde uygulanıyor, ama şu anda Türkiye'de okullarda uyuşturucu ile ilgili bir çalışma yapmak yasak. Hal böyleyken, böyle çalışmaları okulda yaptırmıyorken gidip okullarda arılarla deney yapmak bana doğru gelmiyor. Tutarlılık yok. Samimiyet olduğunu düşünümüyorum.
ÇOK BÜYÜK BİR HATA
Yeniden Sağlık ve Eğitim Derneği olarak, Milli Eğitim Bakanlığı ile anne ve babalara yönelik Bilgili Ol, Bağımlı Olma diye bir proje yürütüyoruz. Şu anda gayet iyi gidiyor. Kulaktan Kulağa diye akran eğitimi programı, Günebakan diye rehber öğretmenlerin uyguladığı bir proje yürütüyoruz. Ama Müdür Bey bunları anmıyor, arı projesini dile getiriyor. Bu bana üzücü geldi. Şu anda yürütülen projeler varken uyuşturucu için arı deneyini önlemmiş gibi düşünmek çok büyük bir hata.
Dr. Erdal Atabek:
EGZANTRİK! UYUŞTURUCU KÖPEKLERİ GİBİ YANİ!..
Bu konuda bir bilgim yok. Kimsenin bilgisi olduğunu da sanmıyorum. İlk defa duyuyorum. Ata Özer, yenilikleri seven bir Milli Eğitim Müdürü'dür. Yani yeni bir şey yapıyor. En azından soruna dikkat çekmek açısından yararı olur bence. Uyuşturucu sorununu tabii çözmez. Çünkü bu çok yönlü bir sorundur. Ve bu tür uyuşturucu kullanan öğrenciyi bulmak yerine, öğrencileri uyuşturucu konusunda eğitmekle ve toplumsal koşulları ortadan kaldırmakla etkin bir uyuşturucu mücadelesi yapılır, kanımca. Önemli olan, öğrencinin bilinçlenmesi ve neden uyuşturucudan uzak durması gerektiğini anlamasıdır. Yani biz eğer öğrencileri bu anlamda eğitemezsek, uyuşturucu kullananan öğrencileri bulmak, sorunu çözmez. Tuhaf geliyor. Bilimin sonu yok. Uyuşturucu bulan köpekleri biliyoruz ama uyuşturucuya koşullanıp da uyuşturucu kullanana giden arıları bilmiyoruz. Egzantrik, sanıyorum burada söylenebilecek tek sözcük; alışılmamış olan, çok farklı. Egzantrik bir yöntem ama sorunu çözmez.
Kaynak/NTV-MSNBC Yasemin Arpa