Minare yasağı ayrımcılımktır

İsviçre'deki minare yasağına ilişkin bir basın toplantısı düzenleyen Türkiye Kamu-Sen Samsun İl Temsilcisi Ahmet Keskin ve Kamu-Sen'e bağlı sendika başkanları, alınan kararı 'ayrımcılık ve iki yüzlülük' olarak yorumladı.

İsviçre'nin tavrını kınadıklarını söyleyen Keskin, "İsviçre'de yaşayan Müslüman topluluğun ibadet etme ve inancını yaşamak üzere cami inşası ve cami mimarisi ile minare yapımı hakkının bir referanduma tabi tutulması, ve bunun minare yasağı ile sonuçlanması, Avrupa'nın insan hakları, din ve vicdan özgürlüğü alanındaki gerçek yüzünü ortaya koymuş, bu tavır bir insalık ayıbı ve kara bir leke olarak tarihe geçmiştir. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 18. maddesinde belirtildiği gibi herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkı vardır. Bu haklarını toplumca yada özel biçimde uygulayabilir hakkına sahiptir. Fakat bu madde yok sayılarak ayrımcılık yapılarak Müslüman toplumun din, vicdan ve gururlarıyla oynanmıştır. Sözde medeni Avrupa'nın Türk ve İslam düşmanlığı tavrını ibret ve dikkatle izliyor, İsviçre'nin bu iki yüzlü tavrını şiddetle kınıyoruz" dedi.
KESKİN 25 KASIM'I UNUTMADI
25 Kasım iş bırakma eylemi hakında da bir açıklama yapan Keskin, şöyle konuştu: "Şuna inanıyoruz ki; konu ile ilgilenenler 25 Kasım 2009 tarihini memur sendikacılığının miladı olarak yazacaktır. 25 Kasım`da yapılan eylemde işçi, çiftçi, esnaf, öğrenci, emekli, ev hanımı, işsiz vatandaşlarımız ve temsilcileri memurlara destek verirken, bir tek kesim destek vermemiştir. O da ne yazık ki MemurSen'dir ve neden eyleme katılamadığını da herkes çok iyi bilmektedir. Gerçekleştirilen bu eylemin akabinde, bu eyleme katılan kamu görevlilerinin görüntülerinin kaydedilerek, fotoğraflarının çekildiği, isim listeleri çıkarılmaya ve fişlenmeye çalışıldıkları haberleri bizlere gelmekte, bazı kurumlarda ise eyleme katılan memurlardan savunma istendiği bildirilmektedir. Memuru fişleme emri verenleri, tehdit edenleri ve bunlara yandaşlık yapanları kınıyor, yasa uygulayıcılarının bu tür bir hukuksuzluk içine girmesini de protesto ediyoruz. Bu tavırlar yargı kararlarına, Anayasa`ya, uluslararası sözleşmelere ve demokrasinin temel ilkelerine de aykırıdır. Daha önce bu konuda açılmış davalarda, memurlarımız haklı bulunmuş, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına göre de kamu görevlileri tazminata hak kazanmıştır. Bu tür engelleme çabaları bizleri yolumuzdan döndürmeye yetmeyecektir. Memurlarımız, sendikalarımızın aldığı eylem kararına katılmışlardır. Sendikanın aldığı eylem kararını engellemek de, soruşturma açacağını belirterek eyleme katılan memuru tehdit etmek de suçtur"
Anıl OLFAZ

GÜNCEL Haberleri