MİLLETVEKİLLERİMİZ...

Adnan Bahadır

MİLLETVEKİLLERİMİZ BU KONULARA EL ATMALI

 

Her zaman söylediğim bir sözü  tekrar ederek bugünkü yazıma  başlamak istiyorum. Parlamenterlerimizden kendi nam ve hesabımıza bir talebimiz olursa namerdiz, onlar da böyle bir talebi yerine getirirlerse onlar namerttir. Ancak  topluma  zarar veren konularda yaptığımız haberlerle ilgili gereğini yapma görevi de parlamenterlerimizde olduğuna göre bugün ele alacağım konularla ilgili milletvekillerimizi göreve davet ediyorum.

Konularımızdan birisi geçtiğimiz hafta DLH ile ilgili yaptığımız haberdir. Bu konuda yazdıklarımızdan rahatsız olan DLH yöneticileri kendi yedikleri haltlardan pişman olmak yerine bu haberleri dışarıya sızdıranları araştırıp, onlara ceza vermenin peşine düşmüşler. Bu arkadaşlarımız şundan emin olsunlar ki yaptıkları hatalardan dönmedikleri  sürece konuyu gündemde tutup, sorumluların cezalandırılmalarına dek işin peşini bırakmayacağımızdan emin olabilirler. Kendilerini uyanık sanan bu ahmaklar milletten toplanan paralarla aldıkları maaşı hak etmek yerine ahbap, çavuş ilişkileri ile liyakatsiz kişileri işe almaları affedilecek gibi değil.

            Bu uyanıklar o kadar enteresan bir tezgahın içerisine girmişler ki sormayın gitsin. Önce uydurma bir kursla anlaşıp, veya kendi yakınlarına açtırdıkları kurslar sonucu kurumda çalışanların çocuklarına gemi adamı sertifikası aldırıp işe alıyorlar, ardından gemiye gitmeksizin oturdukları yerden fazla mesai vermek suretiyle milletin parasını peşkeş çekiyorlar. Bunu yapan insanlar foyaları ortaya çıkınca çark edip, vazgeçeceklerine işi ortaya çıkaranın kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. Bu insanlar ahmak değil de nedir? Benim bu işin peşini bırakacağımı düşünüyor iseler yanılıyorlar. Bu konuda milletvekillerinin gereken hassasiyeti göstereceklerini ve yanlış yapanları cezalandıracaklarını düşünüyorum. Yok onlar gerekeni yapmaz iseler biz buradayız.

            Bir başka önemli konu müftü tayinlerinin başladığı bir dönemde İl Müftü Yardımcısı Tosun efendinin tayin edildiğini duydum. Şayet doğru ise İlkadım müftüsünün de derhal başka bir göreve tayin edilmeli, hatta müftülük görevinden alınıp başka bir göreve verilmesi gerektiği kanaatindeyim. Bu konuda da milletvekillerimizin gerekeni yapacaklarını düşünüyorum, zira bu adamın yaptığı kırkı geçti. Artık dur demenin zamanı geldi de geçiyor bile.

Ladik Ziraat Bankası Müdürü, kendisine tatlı ikram ettikten sonra bir daha dikiş tutmamış ve görevden alınmış, yeni atanan müdür görevine başlamış. Bu güzel bir gelişme zira o arkadaşımızın idarecilik yapacak durumda birisi olmadığı ortada olmasına rağmen bazı siyasetçilerin ve ilçede ondan istifade  eden  bazı işadamlarının  desteği  sonucu o makamda   oturuyordu. Hamdolsun yaptığımız yayınlar ses getirdi ve müdür görevinden alındı, aslında bu konuda çok geç kalındı ve zorlamalarla belli bir dönem tutuldu. Unutulmaması gereken konu zorlamaların eşyanın tabiatına aykırı olduğudur.

                 Bir başka önemli konu son günlerde Gazi Devlet Hastanesi'nin temizlik ihalesini alan firmanın bilinçsiz yöneticilerinin birçok insana iş verme vaadiyle sokaklara dökmesidir. Olayın aslı şu daha önce işe alınan 160 kişi yıllardır bu işte  çalışıyorlar ve bu insanları AK Parti  teşkilatları işe yerleştirdi, içlerinde yanlış insanlar olabilir ancak işi gücü olan ve ailesini aldığı üç, beş kuruş maaşla geçindirmeye çalışan bu insanları sokağa koyup yerlerine yeni adam almaya kalkmak çok komik bir durum. Bu insanlar kendilerine verilen işi yapmaz, mesaiye gelmez, işi aksatırsalar anlarım ama işini adam gibi yapan kim olursa olsun ekmeğiyle oynamak ahlaksızlığın daniskasıdır. Bu işin arkasında olanları ve hesaplarını çok iyi biliyorum ancak bir müddet bekleyip yapmak istediklerini icraata geçirmeye kalktıklarında gereğini yapacağım. Şimdilik kendilerini uyarmakla yetiniyorum. Herkes işini adam gibi yapsın alevere, dalevere işini bıraksın aksi halde olayların perde arkasını tüm ayrıntıları ile kamuoyu ile paylaşacağım.

            Yukarıda üzerinde durduğum konular bu şehrin şu andaki öncelikli konuları olup, şehri yönetenlerin, milletvekillerinin ve bürokratların bu konularla ilgili gerekli hassasiyeti gösterecekleri kanaatindeyim, yok göstermezler ise Aziz Üstel'in dediği gibi  “biz buradayız efendim” der, sözlerime son veririm. Kalın sağlıcakla

 

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (8)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.