MİLLETİMİZİN BAŞI SAĞOLSUN !!!!

Hasan Anayol

Hatay/Reyhanlı'daki menfur saldırının bilançosu çok ağır.Ölü sayısı, son haberlerde 50'nin üstünde olduğu  açıklandı.Maddi hasar,vatandaşların iş güç kaybı,yaşanak travmalar unutulacak  gibi görünmüyor?
Yüce Türk milletinin  hep bir ağızdan “Milletimizin başı  sağolsun!”taziye cümlesi ,öfkeli  yürekleri soğutmaya yetmiyor.Çünkü,hala failin,faillerin,bu ve bunun gibi saldırıların arkasında payı olanların cezası kesilmeden,enselerinden tutup hesap sorulmadan bir anlamı olmayacaktır.
İlk saatlerinde Başbakan'ın hüzünlü açıklamaları mazeret üretmeye dönüktü.Yine bildik ifadeleri, “Barış süreci”nin baltalamaya yönelik tespiti, provakasyon gibi alıştığımız türden hamaset tavrı çok ilginçti.Görüldü ki durum “Barışla,PKK'nın geri çekilmesi ile”provakasyonla bir ilgisi yokmuş!! .
Ekranına çıkartılan bir akademisyen,süreci öne çıkaran, saldırının Hatay/Reyhanlı'nın seçilmesinde Suriye'nin ezeli ve ebedi Türk düşmanlığına bağlaması da ilginç.Hatay meselesi,Su meselesi ve Esed'e  muhalif,360 bin sığınmacıya kol kanat geren Türkiye'nin tutumunu sebep  gösteriyor.
Yeni bir şey söylemiyor.Suriye'nin düşmanca tavrı  yeni değil ki.Suriye'nin Uluslararası terör örgütleri listesinde sabıkası var.Esed'in,El Muhaberat istihbarat örgütü'nün PKK'ya , Öcalan'a yardım ve yataklık ettiği ;MİT raporunda belgeli..Atilla Ateş Paşa'nın sınırda kükremesi sonucu Öcalan'ın alelacele ülkeden postalandığı biliniyor.Ama,akıl tutulmasına maruz kalmış akademisyen şu gerçeği söyleyemiyor:10 yıldır ısrarla sürdürülen Türkiye dış politikası “Stratejik derinlik ve yeni Osmanlıcılık”  ütopyası çöktü.Bunu göremiyor, söyleyemiyor.Muhalefetin tüm iyi niyetle dile getirdiği ikazlarına kulak tıkayan Hükümet'in dış politika ,Ortadoğu'da başarısız olduğu gerçeğini kabullenemiyor.Bu yüzünden başımıza daha büyük felaketlerin gelebileceğini söyleyemiyor.
Başbakan'ın basın önünde yaptığı açıklamada hala Muhalefete laf çarpıyor.”Sorun bakalım”, diyor “Muhalefetin dış politikası var mı”,diye?Bir yönü ile küçümsiyor.Nasılsa ”Var olanı gördük,işte !” diyen yok karşısında .Hayati kararlar sürecinde ,ABD ve AB'nin stratejik plan ve projelerine  talip olunurken,K.Afrika'ya AB ve ABD güdümünde ortak operasyonlarına katılırken, Muhalefet,Meclis  akla gelmiyor;ne zaman ki işler sarpa sarıp,kriz ,kaos ortamları çıkınca “Kendim ettim kendim buldum...”yerine suç Muhalefetin üzerine atılıyor!Olmadı, ABD'nin icazetine baş vuruluyor!..
Dünyada hangi ülkenin Başbakan'ı ,Dışişleri Bakan'ı Bizimkiler kadar Amerika'ya gidiyor?12 yılda seyyahat sayısını hatırlayan var mı?Neden ,Alman,Fransız,Rusya,İran,Suudi Arabistan,İspanya ,İtalya  Başbakanları Bizimkiler kadar aranıp sorulmuyor.Kara kaş,gözümüz için mi? Neden..Neden, her başımız  ağrısında doktora koşar gibi,Amerika'yı  su yolu yapıyoruz?
 Orta doğu'da, “Demokratikleşme ve Özgürleşme “adıyla yürütülen  “Büyük Yalan”ların ne olduğu, bu coğrafyada sınırların değiştirilmek istendiğini Saddam'ın devrilmesinde , Irak müdahalesinde gördük,yaşadık.Basın ve medya aracılığı ile ne yalanlar düzülmüştü.Saddam'ın kimyasal silah ürettiği,11 Eylül saldırılarının arkasında,El-Kaide bağlantısı olduğu falan filan..Hepsinin düzmece olduğu ,kamuoyunun nasıl iğfal edildiği açığa çıktı.Aynı film İran ve Suriye üzerine yeniden sahneleniyor.Bize” rol model”lik biçiliyor.Yeni-Osmanlıcılık ütopyasıyla  -ABD adına-jandarmalık görevi veriliyor.Milletler mücadelesinde çıkar çatışmaları kaçınılmazdır.Elbette  karşı çıkışlar olacaktır.Bu coğrafya'da başka güçlerin de ince  hesapları var.Rusya'nın,Çin ve İran'ın seyirci kalması beklenemez.Tarihsel derinliği olan bu çıkar çatışmasının yeni  bir tezahürüdür başımıza gelenler.”Yeni Osmanlıcılık” ütopyası bölgedeki,etnik farklılıklar ve mezhepsel ayrımcılıkların   panzehiri olamaz.Çünkü ,çatışmaların ve anlaşmazlıkların sebep ve sonucudur. AKP  Dış politikasının maceracı ve hayalci siyaseti  yüzünden daha pek çok iç/dış badirelere sebep olacak gibi görülüyor.
Bazılarına Yeni Osmanlıcılık fikri cazip gelebilir.Ama, siyasi konjoktür, bu fikrin,Ortadoğuda  oyun kurucu büyük güçlerin izni olmadan,bir koyup,beş almadan ,siyasi çıkarlarına hizmet aracı olmadan gerçekleşmesi hayal olur.Post_Modern “Yeni Osmanlıcılar”enternasyonalci vehayali ümmetçidirler. Jön Türklerin  19 Y.Yılda ortaya attıkları bu fikir“milliyetçilik “temellidir.Islahat fermanı, Meşrutiyet Kanuni Esasi,Egemenliğin paylaşımı süreçleri  Devlet'i ayakta tutmak içindi.Ama, yetmedi. Üç Tarz-ı Siyaset içinde Osmanlıcılık,Devlet/Sultan politikası olarak, ütopyadan öte geçemedi.Tutmayınca  “aynı dinden ve farklı etnisitedenoluşan teba bağımsızlıklarını ilan edince” İslamcılık hareketi de  bir fayda sağlamadı,İmparatorluğun asli unsuru Türkler “Ya istiklal,ya ölüm!” hareketine mecbur bırakıldılar.1912'den başlayan  1922 'ye kadar süren savaşlarda  büyük felaketler ve acılar yaşandı, sonunda  bugünkü sınırları içersindeyeni bir Devlet,Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuruldu.Bu Devlet yeni maceralara,yeni ütopik,hayal ürünü devlet politikalarına feda edilemeyecek kadar değerli ve kutsaldır.Bu bağlamda Reyhanlı saldırısını doğru ve Türkçe okumak gerekir.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.