MESCİD-İ AKSA MAHZUN

Semiha Sandıkçı

Akşamları mümkün oldukça camiye gidip teravih namazımı kılmaya çalışıyorum. Çok şanslıyım ki cami evime çok yakın.

Toplu halde yapılan ibadetin ruhu ve derinliği daha farklı oluyor. Kalpleri secdede birleşen onlarca insanla birlikte yükselen ruhumuz miraca, dualarımız arşa yükseliyor.

Her akşam çok sayıda çocuk da geliyor anne babasıyla, gençler de geliyor çok şükür.Çocuklar biz namaz kılarken koşturuyorlar camide,oyun oynuyorlar.Bazen imam amcaları onları saflara çağırıyor,geliyor durabildikleri kadar duruyorlar sonra yine oyuna dalıyorlar.Aslında onların sabırsızlıkla beklediği an namazın bitiminde başlıyor.

Namaz bitiyor imam amcalarının yanına geliyorlar başlıyorlar koca bir halka kurarak oyun haline getirdikleri salavat okumaya.Sonra hepbirlikte sırayla imam amcaları onlara şeker dağıtıyor ve eve mutlu bir şekilde dönüyorlar.

Komşum diyor ki;"Akşam olduğu zaman oğlum beni,anne hadi camiye diye çekiştirmeye başlıyor.Gelmedigimiz zaman üzülüyor, kızıyor."Bazen rehavet hâli olsa anne babada çocuk istediği için kalkıyor,camiye geliyor. Ne şanslı çocuklar ve bizler ne şanslıyız diye düşünüyorum.

Nefis hep uğraşır insanla. Ben de geçen akşam yağmur yağıyordu, Nefsim; "Yağmur yağıyor, hava da soğuk, otur evde bu akşam da iç sıcak çayını."dedi.

Aslında fena bir fikir gibi gelmedi başta, sonra Kudüs geldi aklıma, Mescid-i Aksa,F ilistinli kardeşlerim. Dedim, "Semiha bir yerlerde istese de huzurla namazını kılamayan, özgürce orucunu tutup-açamayanlar var. Filistinliler israil polisinin (i'yi özellikle küçük yazdım çünkü benim için israil isminin de devletinin de bir özelliği yok, özel isim olarak görmüyorum) zulmünü göze alarak, canını ortaya koyarak teravihe gidiyor ,onca eziyeti görüyor vazgeçmiyor,s en bir yağmuru bahane mi ediyorsun?"

Sonuç itibariyle sadece ıslanırsın,ses bombası yok ki kulağın zarar görsün,göz yaşartıcı yok ki gözün zarar görsün,kauçuklu mermi yok ki bedenin acı duysun."Aklım ve kalbim elhamdülillah ağır bastı nefsime,gittim camiye,tüm müslümanlar için dua ettim.

israil yine şaşırtmadı bu Ramazan da zulmünü artırdı,ibadetini yapan müslümanlara saldırdı.Mescid-i Aksa'ya baskın düzenleyerek ses bombası, cop,kauçuk mermi ile müdahale etti.Kıble mescidine sığınan 200 ü aşkın kişiyi gözaltına aldı.Sonrasında Aksa'ya giden yolları kapatarak,demir bariyerlerle geniş güvenlik önlemi aldı.Sanki asıl tehlike kendileri değilmiş gibi.

Yine kadın,çocuk demeden vahşice,zalimce saldırdılar, şiddet uyguladılar. Hatta bir sivil Yahudi yerleşimci onbeş yaşındaki bir çocuğu silahla vurdu. Olayları tek tek yazmaya gerek yok, zaten haberlerden, sosyal medyadan görüyorsunuz.

Şunu söylemek gerekir ki; artık israil zulmü durdurulmalı,uluslararası bir ses çıkmalı,yapılan bu eziyetleri, gözaltına alınıp götürülen sonra da haber alınamayan Müslümanların, kadının, çocuğun hesabı sorulmalı.Evlerinden, yurtlarından kovulan,özyurtlarında garip kalan ,işgale uğrayan Filistinli müslümanlara sahip çıkılmalı.

İlk kıblemiz Mescid-i Aksa, miracın basamağı Mescid-i Aksa, Peygamberler şehri Kudüs tüm müslümanların sorumluluğundadır. Bizlere emanettir.

Ne yazık ki onlar için bir Türklerin sesi gür çıkıyor.Ukrayna için büyük bir güç olan Rusya'ya sesi çıkan,kendilerini zarara uğratmak uğruna tepki gösterenler Filistin'e karşı üç maymunu oynuyor.Aynı amaca hizmet ettikleri için tabi ki.

Yine her zaman olduğu gibi mazlumun yanında Türk milleti olacaktır.Onlar otuz senede oranın hakimi olmuş,bunca zulmü yapabilecek cesareti kendilerinde buluyorlar.Oysa dörtyüz elli sene orası bizimdi.Kadim Kudüs bizim bir parçamızdır. Kudüs, Selahattin Eyyubi'nin rüyası, Abdülhamid Han'ın davası,Peygamber Efendimizin bize emanetidir.

Tıpkı Kabe gibi,Mekke gibi,Medine gibi.Rabbimin ve elçisinin emanetlerine sahip çıkabilme gücünü Rabbim Türk'e nasip etsin.Çünkü Kabe'ye bile sahip çıkamayanlar, oraları turistik mekana çevirip, ihtişamlı gökdelenler arasında
Kabe'yi sıkıştırdılar,peygamberimiz(s)'in evine sahip çıkmadılar,Ashaba sahip çıkmadılar.Oralar da kıymetini bilmeyenlerin işgali altında.

İnsan kaybetmediğinin kıymetini bilemiyor maalesef.Ya da kıymetini bilmediğini kaybediyor.O yüzden artık özgürce dinimizi yaşayabildiğimiz ülkemizi Rabbim korusun.Ülkemizde bu günlerimizi aratmasın.Tüm müslüman alemine birlik olmayı nasip etsin inşallah.

Biz biliyoruz ki zalimin zulmü varsa, mazlumun da Allah'ı var!

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.