Miraç Öztürk
Özellikle iş yerine müşteri çekmek için 'yırtınan' mağaza çalışanlarının aksine, sessiz bir şekilde cadde üzerinde ilerleyen ve gerek omzuna, gerekse de eline astığı 'sermayesiyle' gezenler, vatandaşlardan daha çok rağbet görüyor.
'NE ARARSAN VAR'
Her renkten, yaştan ve seviyeden insanın 'seyyar' ya da 'gezerek' satış yaptığı caddede, ne ararsanız bulak da mümkün. Konak Sinemasi'nın önünde mendilci çocuklar, hemen ilerisinde Gazi Müzesi karşısında masa örtüsü satanlar, onların iki adım ötesinde 'esmer tenli' pilciler (8 tanesi 1 YTL, nasıl oluyor anlamadım hala), pilot kalem satanlar 3 tanesini 1 YTL'ye, kalabalığa doğru gidince sağ kolda kese ve fanilacı, az ileride 'titreşimli diş fırçası' satan kızıl saçlı 'şarkıcı', onun tam kaşısında Samsunspor fanatiği oyuncakçı, sıcak su torbası satan ama üşüdüğü her halinden belli olan satıcı, 10 metre ötesinde Cem abi, bir gün bakmışsınız çorap bir gün bakmışsınız şemsiye ertesi gün baca sil... Şimdi ise tahta kaşık...
'ABİ YOKSA
SONRA VERİRSİN'
Kimseyi rahatsız etmeden, mevsimine göre göre iş yapan, iş seçmeyen, beğenmemezlik yapmayan seyyar satıcılar, büyük marketler zincirinin, kompleks mağazaların, her şeyi bulabileceğiniz AVM'lerin yanında çok daha insancıl kalmaya ve hiç değilse bir 'selam alıp vermeye' aralıksız bir şekilde devam edebiliyorlar. Söylesenize hangi büyük market, hangi alış veriş merkezi, paranız çıkışmadığında, 'Abi yoksa bir dahaki geçişinde verirsin' ya da 'Al abla 3'ü 1 lira, al hadi bir tane de ben veriyorum 4 tanesi 1 lira olsun sana' der?
Mir.