Milli Eğitim Bakanlığı'nın son atamasında 4 bin 786 kişilik kadroya 40 bin öğretmen adayının başvurduğuna dikkat çeken Çepni, Milli Eğitim Bakanlığı'nın elinde ataması yapılmayan 23 bin 40 kişilik bir memur kadrosunun bulunduğunu kaydetti. Çepni, "Milli Eğitim Bakanlığı'nın, öğretmen açıkları sorununu sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik istihdamı ile aşmaya çalışması, yapısal sorunlara geçici çözüm üretmekten başka bir anlama gelmemektedir. Bu tür istihdam politikaları sonucu, ücretli ve sözleşmeli öğretmenler, pekçok sosyal ve ekonomik haktan yoksun kalmaktadır. Bu durum, eğitimin zaten düşük olan niteliğinin daha da düşmesi anlamına gelmektedir" dedi.
"SANKİ İNTİKAM ALINIYOR"
Aynı durumun yükseköğretimde de geçerli olduğunu öne süren Çepni, üniversitelerde atamaların durdurulmasını 'intikam' olarak yorumladı. Bu konuda Eğitim-Sen Genel Merkezi'nin hukuksal bir süreç başlatacağını belirten Çepni, "Halen 85 üniversitenin 55 bin 590 kişilik kadrosuna atama yapılmamıştır. YÖK başkanı Prof. Yusuf Ziya Özcan'ın göreve gelmesinden bu yana üniversitelerden adeta intikam alınmaktadır. Bunun son örneği, üniversitelerdeki tüm araştırma görevlisi ve öğretim görevlisi atamalarının durdurulmasıdır. Eğitim Sen, üniversitelerdeki atamaların durdurulması ile ilgili olarak yayınlanan genelgeyi hukuksal olarak incelemektedir. Bu konuda en kısa zamanda gerekli hukuki süreç başlatılacaktır. Eğitimde ve yükseköğretimdeki personel açıkları kısır çekişmelere kurban edilmemelidir" diye konuştu.
Miraç Öztürk