Devlet Bakanı Faruk Çelik, ''Madımak Oteli'nde yaşanan acı hepimizin acısıdır, tüm Türkiye'nin acısıdır. Bu olayın tarafı olamaz, bu olayın tarafı olmak aslında yangını söndürmemek demektir'' dedi.
Sivas olaylarının 17. yılında gerçekleştirilecek anma etkinliğine katılmak üzere özel ''ATA'' uçağı ile Sivas'a gelen Faruk Çelik, ilk olarak Valiliği ziyaret etti. Bakan Çelik, buradan Vali Ali Kolat, bazı milletvekilleri, sivil toplum örgütü başkanları ve kurum temsilcileri ile kol kola yürüyerek Madımak Oteli'ne geçti. Burada yapılan saygı duruşunun ardından konuşan Bakan Çelik, 2 Temmuz 1993'ün tarihin acı günlerinden biri olduğunu belirterek, ''O gün sinsi odaklar, karanlık senaryolarını sahnelemek istediler. O gün hain mihraklar eti tırnaktan, tırnağı etten ayırmak istediler. O gün farklılıklarımızı istismar etmek suretiyle yüzlerce yıllık kardeşliğimizi kanla, gözyaşıyla sınadılar'' diye konuştu. O günden bugüne tam 17 yıl geçtiğini ifade eden Çelik, şöyle devam etti: ''Biz o günü unutmadık, hayatlarını kaybedenleri anmak için bugün hep birlikte buradayız. Madımak Oteli'nde yaşanan acı hepimizin acısıdır. Tüm Türkiye'nin acısıdır. Bu olayın tarafı olamaz, bu olayın tarafı olmak aslında yangını söndürmemek demektir. Bir gerçek var. O gerçek şu. Ortada birliğimizi, dirliğimizi istemeyen unsurlar var. Ve burada hayatlarını kaybedenler var. Dolayısıyla bu işin tarafı yoktur, tarafları yoktur. Herkes, 73 milyon bir taraftadır. İnsanlık adına bir taraftadır. Oteli saran ateş hepimizin yüreğini sarmıştır. Evet ateş hepimizin bağrına düşmüştür. O olayı tezgahlayanları, parmağı olanları, sinsi güçleri, şiddetle ve nefretle lanetliyorum. Hayatlarını kaybedenleri saygıyla anıyorum. Müessir olayda yakınlarını kaybedenlerin acısını yürekten paylaşıyorum.''
''KURTULUŞ MÜCADELEMİZİN TEMELİNİ BİRLİKTE ATTIĞIMIZ SİVAS'I ÇOCUKLARIMIZA KARDEŞLİĞİMİZİN BAŞKENTİ OLARAK MİRAS BIRAKALIM''
Devlet Bakanı Faruk Çelik, ''Bizim çocuklarımıza bırakacağımız en güzel miras kardeşliğimizdir. Birlik ve beraberliğimizdir. Kurtuluş mücadelemizin temelini birlikte attığımız Sivas'ı çocuklarımıza kardeşliğimizin başkenti olarak miras bırakalım'' dedi. Bakan Çelik, Sivas olaylarının 17 yılında Madımak Oteli önünde düzenlenen anma etkinliğiNde yaptığı konuşmada, Anadolu coğrafyasının binlerce yıldır barışın, kardeşliğin, hoşgörünün havzası olduğunu kaydetti. Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli gibi gönül fatihlerinin bu topraklarda filizlediğini ifade eden Çelik, şunları kaydetti: ''Bu abide şahsiyetlerin dilinden dökülenler, kaleminden damlayanlar bizi birbirimize kaynaştırmıştır. Bu sebepledir ki değişik ırklardan, inançlardan, düşüncelerden insanlar bu topraklarda huzur içinde yaşamışlardır. Bu topraklar birlikte yaşama modelinin en güzel örneklerinden biri olmuştur. Anadolu keder, kader birliğinin adıdır. Bu birlikteliğimizi bozmayı defalarca sınadılar. Maraş'ta sınadılar, Çorum'da sınadılar, Sivas'ta sınadılar. Ama başaramadılar, başaramayacaklar. Çünkü bu milletin hamurunu Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli'ler yoğurdu. Bu hamuru ayrıştırmaya hiçbir bir karanlık odağın gücü yetmez, çünkü biz millet olarak aşure gibiyiz. Aşure binlerce yıllık kardeşliğimizi bir tas içinde simgeleştiren en güzel örnek değil mi? Birbirini değiştirme kaygısı gütmeden, birçok lezzet bir araya geliyor ve yeni bir tat ortaya çıkıyor. Üzüm üzümlüğünü, nohut nohutluğunu, fasulye fasulyeliğini, buğday buğdaylığını, kayısı kayısılığını koruyor. Ama hepsi bir araya geliyor ve bu coğrafyaya özgü aşureyi oluşturuyor. İşte Anadolu'nun özeti budur, Türkiye'nin özeti budur.''