"Kentimizde kapı numarası sayıldığında konut fazlası var gibi görünmesine rağmen bu konutların çoğu standartların dışında" denilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Özellikle heyelan bölgelerinde yapılan konutların yıkılarak uygun yer seçiminden sonra yenilerinin yapılması kentimizin olmazsa olmazlarından. Kentimizde devam edecek olan bu kentsel dönüşümün planlamasını ve altyapısını yerel yönetimler yapacak. Planların uygulanması noktasında TOKİ ve dışardan firmalar yerine ilimizde faaliyet gösteren mühendislerin ve mimarların, yapım firmalarının, üreticilerin ve malzeme satıcılarının baş rollerde bulunması gerektiğine inanıyoruz. Samsun'da inşaat sektörü ile ilgili kurumsallaşmasını tamamlamış gerekli yatırımlarını yapmış firma sayısı yeterli miktarda var. TOKİ'nin ucuz konut ürettiği doğrudur. Ancak bu durum TOKİ'nin kamu kaynaklarını kullanmasıyla gerçekleşmektedir. Arsa, altyapı, proje için yapılan harcamaların ağırlığı kamu kaynaklarından karşılanmaktadır."
Üretilen konutların toplumsal ihtiyacı gözeten bir planlamanın sonucu olduğunu da söylemenin zor olduğu ifade edilen açıklamada, bazı bölgelerde yapılan konutların çok kolay satıldığı, bazı bölgeler için aynı tespitte bulunmanın mümkün olmadığı vurgulandı.
"TOKİ'nin ucuz konut üretme, ucuza ihale etme döngüsü TOKİ'ye iş yapan yüklenicileri zor durumda bıraktığı gibi konut kalitesini de aşağıya çekmiştir" denilen açıklamada, bu yüzden 2006 yılında TOKİ'nin kendisine iş yapan müteahhitler için 6 maddelik bir önlem paketi hazırladığı hatırlatıldı.
Açıklamada, ülke ekonomisinin lokomotif sektörü olan inşaat sektörünün belirsizliği piyasaların sıkışmasına ve sıcak paranın çekilmesine sebep olduğu ifade edildi.