KISSADAN HİSSELER

           

 

Adem oğullarının tarih sahnesinde göründüğü günden buyana, başından geçen olaylar, günün insanına örnekler teşkil ettiği gibi, çeşitlilikleri, değişiklikleri ile bu günlere yansıyan tarafları ile ibretler, dersler ve öğütlerle doludur.

 

Günümüz insanın Siyaset yolu ile Devlete talip olma isteği daima ön plana çıkmıştır. Makam sahibi olmak, Ün ve Şöhret sahibi olmak, Dünyalık nimetlerde en doruk mevkileri elde edebilmek, insanoğlunun daima iştahını artırmış, bu uğurda akıl almaz mücadeleler verme yarışını göstermiştir. 

 

Bundan 40 yıl kadar evvel Samsun da bir seçim sırasında, Uğrak yerimiz olan Büyük Cami çevresindeki asmalı kahve diye isimlendirilen, Alucuralı Osman ağabeyinin çay ocağına, uğramayan parlamenter ve adayları eksik olmazdı. Senatör olma adayı olan bir zat, isim vermeyeceğim, kullandığı ifade çok dikkatimi çekmişti. BAKALIM BU SEÇİMDE TALİH KUŞU KİMİN BAŞINA KONACAK dedi, Bende sayın vekilim siz bu işi başa konacak talih kuşu gibi görüyorsanız yanılıyorsunuz, Bir milletin mesuliyetini omuzlarınıza almaya talibisiniz, bu başa konacak piyango kuşu değil, Hesabı zor verilecek bir tercihtir uyarısı yapmıştım.

 

Bu vesile ile bugünkü yetkililere öğüt olur ümidiyle BEHLÜL-Ü DANE HAZRETLERİ ile Kardeşi devrin Halifesi ve Sultanı HARUN REŞİT yaşantısından bir kıssayı aktarmakta fayda görüyorum.

 

Halife Harun Reşit in kardeşi Behlül Dane hazretleri bir gün kardeşinin tahtına geçip oturmuştu. Birkaç dakika oturmadan hemen sarayın hizmetçileri gördüler, Behlül Dane Hazretlerini tahttan indirdikleri gibi, iyicene dövdüler. Behlül Dane Hz, ağlamaya başlamıştı, O sırada Saraya ve taht odasına gelen Harun Reşit, Behlül ün neden ağladığını sorar. Saray hizmetkârları Behlül ün büyük bir kusur işlediğini kendisinin yokluğunda tahta çıkıp oturduğunu, bu yüzden kendilerinin Behlül ü dövdüklerini söylerler.

 

Ağabeyi nin ağlamasına üzülen Harun Reşit. Behlül   böyle bir işten dolayı dövülürmü, diyerek özür diler. Behlül Dane Hazretleri kardeşine, KARDEŞİM BEN,BENİ DÖVDÜLER DİYE AĞLAMIYORUM. BEN BİRKAÇ DAKİKA TAHTA ÇIKMAKLA  BU KADAR DAYAK YEDİM , yarın senin durumun ne olur,ne kadar DAYAK YİYECEKSİN  diye üzüntümden senin için ağlıyorum , der.

 

Bu sözler üzerine, Harun  Reşit in gözlerinden yaşlar akmaya başladı.ve ağabeysine O HALDE SÖYLE, NASIL HAREKET EDERSEM BU VEBALDAN KURTULURUM.                      

 

ADALETLE HÜKMET

KİMSEYİ İNCİTME

MİLLET SENDEN MEMNUN OLUP SANA DUA ETSİNLER

ANCAK, O ZAMAN KURTULURSUN, der.

İbret alınması ümidiyle…ilgililere arz edilir.