Kısa Kısa - Kıza Kıza

Adem Ertürk

 


- Patronumuz Adnan Bahadır pek çok köşe yazısında “Artık 25 kuruşa şoför mahalli yok” diyor ya. Hani diyorum ki; benim 25 kuruşum var ve arka koltukta oturmaktan sıkıldım. Şoför mahallinde oturmak istiyorum. Hakkım değil mi? Hem üstelik önde manzara şahane… Yoksa o paraya şoför mahallini hak etmeyen, ali-cengiz oyunlarında ustalaşmış bazı yerel siyasetçiler için mi geçerliydi, pardon, pardon!


- Samsun Büyükşehir Belediyesi nikahsız çiftleri evlendiriyormuş. Elimde okeyle beraber dört çift var. Belediye yetkililerine duyurulur!


- Erke Dönergeci.

Hiçbir enerji tüketmeden ve bedava maddenin ataleti ile elektrik üretebilen, Kasım 2006'da tanıtımı yapılan Erke Dönergeci'ne (Devridaim makinesi) ne oldu sahi? Yönetiminde emekli paşaların olması nedeniyle “General Motor” adı takılmıştı. Tanıtımında Türkiye ayağa kalkmıştı. Sonunda oturdu tabi! Ayakta kalan olmadı! Bilim adamları, makinenin, “Enerjinin sakınımı kanunu” gereği mümkün olmadığını belirtmişlerdi. Cumhuriyetin en büyük icadına ne oldu sahiden?


- Yazmaya yeni başlayan “yazıcılar” var ya hani. Yazar mı demeliydim yoksa kendilerine. Gerçi onlar yazar oluveriyorlar daha ilk yazısında. Bir de, “Siz değerli okuyucularımız…” diye, başlamazlar mı yazıya. İyi de sormazlar mı adama (sormuyorlar demek ki) ne zaman yazar oldun da bizi de okuyucu kıldın e mübarek? Aha da sordum!


- Cemaatin/Camianın dershanelerinde, öğretmen, belletmen ve personel için başörtüsü yasağı kalmış. Nasıl yani bu zamana kadar yasak mıydı? Öyleymiş! Ben onda da değilim, başörtüsünün “teferruat” olduğu bir zamanda yeter ki maklube yemeğine yasak gelmesin! “İçerden” bir arkadaşım: “Başörtüsü ayeti cemaate yeni mi indi?” esprisine karşı, benim, “28 Şubat yeni bitti” şeklinde savunmam dikkate değerdi.


- Doğrusu canımı acıtan bir meseleden bahsetmeden geçemeyeceğim. “Türkiye'nin yüzde 60'ı aptaldır” diyen ateist/materyalist mizahçı Aziz Nesin mal varlığıyla vakıf kurar. Yine aynı siyasi görüşlere sahip, materyalist senarist ve oyuncu Meral Okay ölünce mal varlığını aynı vakfa (matematik köyü)'ne bağışlar. Buraya kadar her şey normal. İsteyen malını istediği yere verebilir. Benim canımı acıtan ise; mücahit dindar Erbakan Hoca'nın mal varlığı ise çocuklarının elinde, milletin dilinde oyuncak olması. Yazık! Dindarların materyalistlerle imtihanı! Toplum önderlerinin evlenmeyip çocuklarının olmaması avantaj gözüyle bakıyoruz artık. Müslümanların içine “abdestli kapitalizm” kaçmış. Acilen çıkarılması gereken.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.