KİMSE ÇIKIŞ YOLU ARAMASIN BU NUMARALARI YUTMAYIZ

Adnan Bahadır

KİMSE ÇIKIŞ YOLU ARAMASIN BU NUMARALARI YUTMAYIZ

Bir dostum derdi ki ahmak adam kimdir bilir misiniz? Kendisini akıllı başkalarını akılsız sanan kişi ahmak adamdır derdi. Gerçekten de bu ifade çok yerinde bir ifade, zira bazı insanlar sadece kendilerini akıllı, başkalarını keriz zannettiklerinden nalına da vuruyorlar, mıhına da. Sadece nalına, mıhına vurmakla kalmayıp akıllarınca başkalarını da suçlamaya çalışıp kendilerini aklamaya çalışmaları keçi misali her şeylerini ortaya koyuyor. Bundan yaklaşık üç, dört ay önce birileri köşelerinde bizatihi bizi hedef göstererek siyasette, ticarette, sporda milleti tehdit edenlerle ilgili kimsenin ağzını bıçak açmadığından dem vurmuşlardı. Bu yazının tek nedeni bize kurulan tezgâhı bilen bazı kişilerin tezgâhın önünü açmak adına kendilerine verilen görevi yerine getirmek olduğu kanaatindeyim. Zaten kendilerinden istenilen ifadeleri istenildiği gibi vermiş olmaları da bunun delilidir.

Biz bu işi taaa altı ay öncesinden biliyorduk, hatta defalarca hem haberini yaptık, hem de köşe yazılarımda konuları detaylı olarak işledim. Yapılacak operasyonda nasıl bir plan yapıldığını da tüm detayları ile bildiğimden hiç rahatsız olmadım. Zira çiğ yemedim ki karnım ağrısın. Şimdi birileri kalkıp da yok efendim hukuk devletinde ceza kesinleşinceye kadar suçsuzluk karinesinden bahsetmeleri günah çıkarma değil de nedir? Biz bu işleri o kadar çok yaşadık ki bizi tanıyan herkes geçmişte yaşadıklarımızı çok iyi bilirler. Bizi vurmaya gelenleri biz vurmaya kalkmışız gibi haber yapanlar şimdi kalkıp, suçsuzluk karinelerinden söz ediyor iseler biz buna gülüp geçeriz. Bu şehirde kim kimin adamı, kim neyi neden yapıyor herkes çok iyi biliyor ancak kimse rahatını bozmak istemediği için sesini çıkaramıyor. Ama biz rahatsız olmaya alıştığımızdan sesimiz çıktığı kadar bağırmaya devam edeceğiz.

Biz bu güne kadar ne yapmış isek sonuna dek arkasındayız. Asla en ufak bir pişmanlık duymadığımız gibi, yüzümüzü kızartacak veya Allah'ın huzuruna gittiğimizde hesabını veremeyeceğimiz işimiz olmadığından alnımız dik, yüzümüz ak, vicdanımız rahat ve bu rahatlık içerisinde yolumuza devam ediyoruz. Bu şehirde birileri kafalarına göre tezgâhlarını kurmuşlar, her türlü imkân onlar için, yasalar onlar için. Sizin anlayacağınız onların yaptığı şeyler yasal olmasa da yasal, başkalarının yaptıkları yasal olsa da yasak sayılmaya çalışılmakta ama biz buna asla izin vermeyeceğiz. Gazeteci- siyasetçi- iş adamlarının birlikte hazırladıkları tezgâhlar o kadar enteresan ki aklınız şaşar. Siyasetçiler nüfuzlarını kullanarak iş adamlarına Devletin Hazinesini açmışlar. Perde arkasında kendileri de yapılan işlerden paylarını alıyorlar. Gazeteciler ise bu işin bir yandan çığırtkanlığını yapıyorlar, diğer yandan yakınlarını bu işletmelere koyup onlara iş temin ediyorlar. Siz ise bu yapılanları yazdığınızda tehditle reklâm isteyen kişi olmakla suçlanıyorsunuz. Emin olun önümüzde o kadar güzel ve renkli günler gelecek ki aklınız şaşacak. Kimlerin kimlerle ortak olduğunu, kimlerin Devleti nasıl söğüşlediklerini, söğüşlemelerine izin vermeyen bürokratların önlerini nasıl kestiklerini gördüğünüzde aklınız duracak. Hatta bazı bürokratların sırf makam atlamak uğruna birilerinin istediği gibi yalan, yanlış ifadeler verdiklerini gördüğünüzde bu kadar da olmaz diyeceğinizden şüphem yok.

Bu şehirde bazı egemen güçlerin kurdukları tezgâhlara çomak soktuğumuz için bizi yok etmek adına her türlü çirkefliğe başvurduklarını bilmeyenimiz yok. Ancak biz haklı davamızdan asla taviz vermeden yola devam edeceğimizden kimsenin en ufak şüphesi olmasın. Şayet Türkiye demokratikleşme çabasında samimi ise bu yapılanların tamamını yasal mercilere taşıyıp ta Avrupa İnsan Hakları mahkemelerine kadar gideceğimizden kimsenin en ufak şüphesi olmasın. İki tane uyduruk isimle istediğiniz kişileri şikâyet ettirip, telefonlarını dinlemeden tutun, fiziki takibe varıncaya kadar her türlü mahremlerine gireceksiniz, bu da yetmedi sırf bazı şeyleri bulmak uğruna insanların yatak odalarına kadar girip mahremlerini kameraya alacaksınız, ondan sonra da buna Hukuk veya Demokrasi diyeceksiniz öyle mi? Ben her şeyde bir hayır olduğuna inanan insanım bu işleri benim yaşamamda da bir hayır olduğunu düşünüyorum. Benim kadar güçlü ve kendisine güvenen bir insana bunlar yapılabiliyor ise zavallı insanların hali nicedir sorarım size? Bize yapılan her hukuksuzluğun hesabını yine hukuk yoluyla ama siyasilerin engelleme çabalarına izin vermeden soracağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Bizi aklamaya çalışanlara tavsiyem onlar kendi kapılarının önüne baksınlar. Tekrar ediyorum biz çiğ yemedik ki karnımız ağrısın. Bu güne kadar yaptıkları gibi bundan sonra da ellerinden geleni arkalarına koyarlarsa darılırım. Ancak öyle perde arkasından, birilerine sığınarak değil. Adam gibi delikanlıca çıkıp hodri meydan desinler bakalım kimin alnı açık, kimin alnı kara. Hatta biz her ortamda çıkıp tartışmaya da hazırız. Biz hodri meydan diyoruz, sıra onlarda. Kalın sağlıcakla

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.