KENDİSİNİ UYANIK SANAN...

Adnan Bahadır

KENDİSİNİ UYANIK SANAN AHMAKLAR

Bir  arkadaşım  derdi ki  gerçek  manada  ahmak  kimdir  bilir misiniz,  kendisinden başkalarını ahmak gören gerçek ahmaktır. Günümüzde  bu  tarife  uyan  insanları  saymaya  kalksak  sanırım  günlerce  saymamız  gerekecek.  Hayatımızın  her  alanında  bu  tür  insanlar  vardır  ve  kıyamet sabahına  kadar da  devam  edecektir. Bu  insanların bilmediği  tek  şey  nedir  bilir misiniz  karşılarındaki  insanların  kendilerini çok iyi  tanımış olmasına rağmen onlara fırsat  tanımak  adına  zaman zaman sessiz  kalmalarıdır.

            Bugünkü  yazımda  sizlere bu türden olan iki  siyasetçiyi  tanıtmaya çalışacağım. Birincisi henüz  genç  yaşta  parti  disiplini, çile, adap, usul  öğrenmeden siyasette  birçok  kişinin  erişemeyeceği  makamlara erişmenin  verdiği  şımarıklıkla insanlara sürekli numara  çekmeye  çalışan  deyim  yerinde ise fırlamanın  birisi.  Bu  adamla  ilgili  geçmişte  bir  hayli  yazılar yazmış  olmama rağmen, siyasi  arenada herhangi bir göreve  gelmeleri  halinde bu  fırlamadan  daha fazla  şehre ve ülkeye  zarar vereceklerini  düşündüğüm  kişilerle  ilgilendiğimden bu  zatı  muhteremle  uğraşmaya pek  zaman bulamadığım gibi, ehveni  şer  olarak  listelerde  olması  noktasında  da köstek  olmamaya  çalıştık ama adamın karakteri  bozuk olunca  yapacak  fazla  bir şey yok.

            Konumuzla benzerliği  açısından bir fıkra  anlatmak  istiyorum. Adamın birisi çarşıdan  alacağı  eşyaları  taşımak ve köydeki  işlerinde yardımcı  olmak için bir  eşek  almak üzere  çarşıya  iner,  pazara vardığında bir  kaç  eşeğe  göz  attıktan sonra gözüne  kestirdiği  bir eşeğin sahibinin  yanına gider ve eşeğin fiyatını sorar, eşeğin fiyatının bütçesine  uygun olduğunu öğrendikten sonra sahibine  kötü alışkanlıkları olup, olmadığını sorunca sahibi  eşeğinin hiçbir kötü  alışkanlığının olmadığını sadece biraz  ibne olduğunu söyler. Eşeği satın almak isteyen adam  eşeğin ibneliğinden bana ne deyip  eşeği  satın alır. Aradan  belli bir zaman geçer ve evin ihtiyacı olan malzemeleri  almak üzere eşeği ile şehre inen adam yağ, un, tahıl gibi erzakını aldıktan sonra köye doğru ilerlemeye başlar, yol  güzergahında  bulunan dereden  geçerken tam  suyun ortasında eşek çökünce tüm malzemeler  ıslanır ve kullanılamaz  hale gelir. Malzemesiz bir halde köye dönen adam derhal eşeğin sahibini bulur ve adama kardeşim sen eşeğinin suyun ortasında  oturma  huyunun olduğunu neden söylemedin diye adama çıkışır. Eşeği satın aldığı adam gayet rahat bir  biçimde hayır kardeşim benim eşeğimin öyle bir huyu yok  ayrıca ben sana eşeğin kusurunu da söyledim deyince  adamcağız  ağzı açık bir şekilde, Nasıl yani? diye sorar. Eşeği satan adam kardeşim ben sana eşeğin biraz ibne olduğunu söylemedim mi, ibnenin ne zaman, nerede ne yapacağı belli olur mu? deyip adamcağızı yolcu eder.

            Bugün size  bahsedeceğim iki  siyasetçi de bu fıkraya uymakta, birisi kendisini  uyanık, başkalarını keriz sanıp, insanların dostluğa  verdikleri önemi sonuna  kadar kullanıp, işi bittiğinde gerçek  karakterini ortaya çıkaracak kadar şahsiyetsiz bir fırlama, bir diğeri ise mensubu  bulunduğu  partiden nemalanmak adına  en zor  zamanda cebini  doldurabilmek için her  türlü tezgahı  mubah  gören şereften  mahrum bir  yaratık, yaratık diyorum zira bırakın insanı bunlara  hayvan dahi  demek hayvanlara hakarettir, zira bizim Alaş  o kadar şahsiyetli, o kadar karakterli bir köpek ki sahibine asla ihanet etmez, dosttur, sevecendir, koruyucudur. Şimdi Alaş eğitimde, eğitildikten sonra eminim bu saydığım adamlardan daha terbiyeli, daha az  kötü  alışkanlıkları olan bir hayvan olacaktır.

            İnsanlar belli dönemlerde belli makamlarda olabilirler, bu onların gerçek kişiliğini belli dönemlerde saklamalarına neden olabilir ancak,  gerçek kimlikleri ortaya çıktığında isterse ülkenin en üst makamlarında yönetici olsunlar yanlarında tek bir kişiyi dahi dost bulamazlar, bırakın insanları Allah'ın lanetlediği kulları arasında yer alırlar ve hem bu dünyada  hem de öbür dünyada bedbaht kullardan olurlar.

            Yüce Rabbim'den temennim bu  insanların topluma  zarar vermelerine fırsat  vermemesi  ve toplum tarafından gerçek yüzlerinin bir an önce ortaya çıkmasıdır. Bu ülkede ve bu şehirde yıllarca siyaset  arenasında ve bürokraside en üst  düzeyde görev  yapıp da şu anda şehre gelemeyen nice insan var. Plan bütçe komisyon başkanlığı döneminde şehrin ve ülkenin en popüler politikacısı olanlar nerede? Daha düne kadar MHP'de Genel Başkan yardımcısı olanlar bugün sokağa çıkamıyorlar. Bütün partilerde bu tür adamlar var da şehrimizde siyaset yapanlarda yok mu? Bekleyip göreceğiz. Zaman en güzel ilaç. Kalın sağlıcakla

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (5)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.