KAMU VİCDANINI YARALAR

Adnan Bahadır

Bugün iki konuya değinmek istiyorum. Bunlardan biri Çarşamba Belediye Meclisi’nde yaşanan encümen üyelikleri seçimi, diğeri ise İlkadım Belediye Meclisi’nin kısa adı KADEF olan Kavak Dernekler Federasyonu’na tahsis etmek istediği yerle ilgili olacak. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki kamu hukukunu korumak hepimizin olmazsa olmazıdır. Hayatım boyunca edindiğim en önemli tecrübelerden biri, kamu malına çökenlerin mutlaka hayatlarının bir döneminde bunun bedelini ağır şekilde ödedikleridir. Bu konuda o kadar çok örnek verilebilir ki saymakla bitmez ancak insanları rencide etmek istemediğim için yazmak istemiyorum. Kamu malı nedir derseniz; toplumun ortak malıdır. Bu, hazine malı olabilir, belediye malı veya mülkü olabilir, devlet bütçesi olabilir. Kısacası toplumun ortak malı olan her şey kamu malıdır. Aldığım bazı bilgilere göre İlkadım Belediyesi, Hançerli Mahallesi’nde bulunan bir mülkünü KADEF’e tahsis edecekmiş. Bununla ilgili evrak da meclisten geçmiş. Şayet doğruysa İhsan Başkan çok büyük bir hata yapıyor, bunu kamu vicdanı asla kabul etmez. Bu şehirde yaklaşık 2500 civarında dernek var. Tamamı KADEF gibi sivil toplum kuruluşudur ve KADEF’e tanınan imtiyazın onlara da tanınma hakkı vardır. Hemşehri dernekleri kendi hemşehrilerine yardımcı olacak derneklerdir ama gel gör ki KADEF bunu çok farklı bir şekilde kullanıyor. Karadeniz’in en büyük federasyonu diye millete hava basmak en hafif deyimle milletle dalga geçmek değil de nedir? Siz zaten bu şehirde yaşıyorsunuz. Artvinliler, Rizeliler, Trabzonlular ya da başka şehirlerden Samsun’a gelip yaşayan insanlar değilsiniz. Elbette kendi şehrinizde yaşayan insanlar olarak dışarıdan gelenlerden fazla olursunuz. Bunu çok büyük bir ayrıcalıkmış gibi sunmak gerçekten seviyeli ve kendini bilen insanların işi olamaz. Trabzon’da Oflular Derneği kurulsa, orada yaşayan başka illerin insanlarının kurduğu derneklerden daha fazla sayıya sahip olması kadar doğal bir şey olabilir mi?

KADEF başkanlığına seçilen arkadaşın en önemli vaadi KADEF’e mülk alıp kiradan çıkarmaktı. Bırakın mülk almayı, şu anda bulundukları mekan İlkadım Belediyesi’nin borçlarına karşı SGK’ya devredilmesine rağmen hala daha çıkmadılar. SGK defalarca çıkın ihtarı çekmesine rağmen çıkmayıp İlkadım Belediyesi’nden bedava başka bir mekan almadan çıkmayı da düşünmüyorlar. Bu arkadaş ekonomisi oldukça iyi olan, inşaattan gıdaya, kömür işinden bilmem ne işine kadar her türlü ticareti olan bir arkadaş. Tirit gecesi yapar, milletten ve belediyelerden para ister, dernek binasını belediyelerden ister. Böyle bir saçmalık olur mu Allah aşkına? Gümüşhane Dernekleri Federasyonu da bu şehrin önemli ve İlkadım’da yaklaşık elli bin civarında nüfusu olan bir federasyon, neden onlar istemiyor ya da onlara verilmiyor da KADEF’e veriliyor diye insana sormazlar mı? Aynı şekilde Trabzonlular da İlkadım’da çok yoğun yaşıyor. Bir federasyon kursalar, onlara da yer verilir mi ya da isterler mi? Rizeliler Derneği uzun zamandır yer arayışında, tuttular mı bilmiyorum ama bana kadar kiralık mekan talepleri geldi ama İlkadım Belediyesi’ne gidip yer talep etmediler. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. İhsan Başkan'a bu hatadan bir an önce dönmesini tavsiye ediyorum. Bu olay kamu vicdanını yaralar, batsın verecekleri oy diyerek ikinci konumuza girmek istiyorum.

Malumunuz geçtiğimiz hafta Çarşamba Belediye Meclisi’nde seçilecek üç encümen üyeliği ile ilgili Cumhur İttifakı’nın 25 üyesi olmasına karşın CHP’li bir arkadaş 17 oy alarak encümen üyesi seçilmiş. Parti disiplini açısından arkadaşların yaptığı ciddi bir hata., zaten AK Partili 5 üye, oylarını iyi niyetli olarak verdiklerini, amaçlarının grup kararına uymamak olmadığını, sadece uyarı mahiyetinde yaptıklarını söylemişler. Kalan iki arkadaş söylememiş. MHP’den de 3 kişi oy vermemiş, onlar da Cumhur İttifakı’na karşı fevkalade yanlış yapmışlar. Partileri kendilerini uyarır, öyle bazılarının dediği gibi ihraç falan da olmaz. Bu öyle çok büyütülecek bir konu da değil. Merhum Demirel’in ifadesiyle olan olmuştur yolumuza bakalım mantığıyla bundan sonraki süreçte herkesin ders alıp üzerine düşeni yapması gerekir. Oy vermeyenlerin tepkisi neydi derseniz; bir kısmı Hasan Öneği kardeşimizin üçüncü yıl encümene seçilmesine kızmıştır, neden hep aynı isimler demişlerdir. Bir kısmı da CHP’den seçilen arkadaşın partisine bakmaksızın çok düzgün bir insan olması nedeniyle oy vermiştir. Bazı arkadaşların yok efendim Cumhur İttifakı çatırdadı yok efendim bu ittifakın bitmesi anlamına gelir gibi afaki ve kışkırtıcı söylemlerine asla prim vermiyorum. Bu ciddi bir siyasi disiplinsizliktir ama kimle konuştuysam ortada organize bir iş olmadığını, biraz uyarı biraz da duygusallık olduğunu söylediler. Bence de olay budur, büyütmenin alemi yoktur diyerek sözlerime son veriyorum. Kalın sağlıcakla.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.