Palandöken, yaptığı yazılı açıklamada, firmaların rekabet güçlerini ve Pazar paylarını arttırmak için satış arttırıcı politikalara başvurduklarını ve bu politikalar içinde en yaygın olanının ise indirimli satışlar olduğunu ifade ederek, "AB ülkelerinde indirimli satışlar belirli bir dönemde ve belirli bir sürede yapılmaktadır. Kış indirimi dönemi Ocak başı ile Şubat ortası, yaz indirimi ise Temmuz başı ile Ağustos ortasıdır. Türkiye'de indirimli ve tasfiye satışlarının belirli bir dönem ve süresi
olmadığından piyasalarda bir düzensizlik oluşmakta, tüketiciler yanıltılmakta ve yanlış tüketim eğilimleri oluşturulmaktadır. Bu düzensizliğin mutlaka önüne geçilmelidir" dedi.
VATANDAŞLAR KANDIRILIYOR
"İndirim yapıyoruz" diyerek bir çeşide ya da fason, kalitesiz bir mala yüzde 70 indirim gösterip gerçekte yüzde 10 ila 20 arasında bir indirimle halkın yanıltıldığını kaydeden Palandöken, "Ben buna 'tuzak mal' diyorum. Yani adeta indirim cambazlığı yapılıyor. Böylece halkımız yanıltılıyor. Buradaki tek amaç halkımızın sırtından haksız kar sağlamaktır" ifadelerini kullandı. "Eskiyi getir yeniyi götür", "3 al 2 öde" kampanyaları ile yıllarca süren tasfiye günleri gibi çeşitli yöntemlerle indirim dönemlerinin uzatıldığını dile getiren Palandöken, "Birçok mağazada 'tasfiye nedeniyle indirim' yazısını aynı mağazanın vitrininde bir yıl sonra dahi görüyoruz. Bu bir aldatmacadır. Tüketicileri psikolojik etki altına alarak, aşırı tüketime teşvik etmektedir. Ciddi firmalar da bu tür indirimlerden şikayetçidir. Kurallara uygun davranan ticari firmalar, yan dükkanlardaki kuralsız uygulamalar nedeniyle haksız rekabete maruz kalmaktan şikayetçiler" dedi.