KADİR GECESİ KARAR GECESİDİR…

Sami Kesmen

Kadir Gecesi; insan hayatının yönünü değiştirecek kararların verildiği, kulun kendi kaderiyle yüzleştiği, kalbin istikamet belirlediği bir dönüm noktasıdır. Kadir Gecesi; Allah’ın takdirinin tecelli ettiği, meleklerin yeryüzüne indiği bir gecedir. O gece, selâmet ve huzur gecesidir ve gökyüzü ile yeryüzü arasında görünmeyen bir rahmet akışı vardır. Kadir Gecesi kulun kendi hayatı için karar verdiği gecedir. Kadir Gecesi bir istikamet gecesidir. Bu gece verilen bir karar, bazen bir ömürlük hatayı bitirir. Bazen de yeni bir hayatın kapısını açar. Bu yüzden Kadir Gecesi sadece tesbih çekip sevap toplama gecesi değildir.

Bu gece; nefsin muhasebe edildiği, yanlışların terk edildiği, yeni bir hayatın planlandığı gecedir. İnsan bu gece Allah’ın huzurunda durur ve kendi iç dünyasına bakar. Hatalarını görür, eksikliklerini kabul eder ve yönünü yeniden belirler. Kadir Gecesi’nin en büyük hikmeti; yıllarca yaşayarak değişemeyen insanın, bir gecede bir kararla değişebilmesidir. Bu gece; kalbin Allah’a dönmeye karar verdiği ve insanın hayatını yeniden kurmaya niyet ettiği gecedir. Bu gece verilen kararların bereketi vardır. Kadir Gecesi’nde yapılan dua da bu gerçeği anlatır; “Allah’ım! Sen affedicisin, affetmeyi seversin; beni de affet.” Bu dua aslında bir kararın ifadesidir. Kul bu duayı ederken sadece affedilmeyi istemez; aynı zamanda yeni bir hayata başlamaya niyet eder. Kadir Gecesi; Allah’ın takdir ettiği ile kulun karar verdiğinin buluştuğu gecedir.

İnsan hayatında bazı geceler vardır ki; zamanın akışı değişir, ruh başka bir iklime girer, kalp başka bir frekansta atmaya başlar. Kadir Gecesi işte böyle bir gecedir. Bu gece; sadece takvimde yer alan bir zaman dilimi değildir. Bu gece, göğün kapılarının açıldığı, rahmetin yeryüzüne sağanak gibi indiği, kul ile Rabbi arasındaki mesafenin neredeyse ortadan kalktığı müstesna bir ilahî buluşma anıdır. Kur’ân-ı Kerîm bu geceyi anlatırken, onun sıradan bir gece olmadığını açıkça bildirir. Bu gece; “bin aydan daha hayırlı” bir gece olarak tarif edilir. Böyle bir gecede yapılan bir dua, edilen bir tövbe, okunan bir ayet, verilen bir sadaka; bir ömürlük amele denk sevap kapıları açar. Bu sebeple Kadir Gecesi; zamanın bereketle katlandığı, küçük amellerin büyük karşılık bulduğu ilahî bir fırsat gecesidir. Kadir Gecesi aynı zamanda Kur’an gecesidir. Kur’an’ın ilk ayetleri bu gecede inmeye başlamıştır. Bu yönüyle bu gece; aynı zamanda insanlığın karanlıktan aydınlığa çıkarıldığı bir milat gecesidir.

İnsanlık, Kur’an ile yolunu bulmuş; hak ile batılın, adalet ile zulmün, merhamet ile vahşetin arasındaki farkı bu kitap sayesinde öğrenmiştir. Bu sebeple Kadir Gecesi; Kur’an’ın yeryüzüne inmesiyle başlayan ilahî rehberliğin sembol gecesidir. Bu geceyi anlamak için sadece sevap hesabı yapmak yeterli değildir. Kadir Gecesi; kulun kaderiyle yüzleştiği, geçmişini muhasebe ettiği ve geleceği için yön belirlediği bir tefekkür gecesidir. Ancak Kadir Gecesi’nin en büyük değeri; insanın kendi iç dünyasına yaptığı yolculuktur. İnsan bazen kalabalıkların içinde kaybolur, dünyanın telaşı içinde ruhunu ihmal eder. Günlük hayatın gürültüsü kalbin sesini bastırır. İşte Kadir Gecesi, insanın kendisiyle yeniden buluştuğu bir duraktır. Bu gece insan, hayatın gerçek anlamını düşünür. Neden yaratıldığını, nereye gittiğini, neyi kaybedip neyi kazandığını sorgular. Bu yönüyle Kadir Gecesi; sadece ibadet edilen bir gece değil, insanın kendini yeniden inşa ettiği bir gecedir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu geceyi ihya etmeye büyük önem vermiştir. Ramazanın son on gününde ibadete daha fazla yönelmiş, ailesini de bu ibadete teşvik etmiştir. Çünkü Kadir Gecesi; sadece bireysel bir ibadet fırsatı değil, aynı zamanda bir manevî diriliş gecesidir. Bu gece kalpler yumuşar, kırgınlıklar erir, kin ve nefret yerini affa bırakır. İnsan Rabbine yönelirken, kullara karşı da merhametli olmayı öğrenir. Kadir Gecesi’nin en güzel duasını Peygamber Efendimiz Hz. Âişe’ye öğretmiştir; “Allah’ım! Sen affedicisin, affetmeyi seversin; beni de affet.” Bu dua aslında insanın bütün hayatını özetleyen bir yakarıştır. Çünkü insan hatadan, kusurdan ve eksiklikten uzak değildir. Ama Rabbimizin rahmeti sonsuzdur. Kadir Gecesi işte bu rahmetin kapılarının ardına kadar açıldığı gecedir.

Kadir Gecesi; insanın Rabbine en yakın olduğu gecedir. Bu yüzden Kadir Gecesi; sadece uykusuz geçirilen bir gece değildir. Bu gece; kalbin uyandığı gecedir. Gözler kapanabilir ama gönül açık olmalıdır. Dudaklar dua ile, zihin tefekkür ile, kalp ise Allah’a yönelişle dolmalıdır. Kadir Gecesi, Allah’ın kuluna “Bana gel” dediği gecedir. Kul o çağrıya cevap verdiğinde ise; bir gecede bir ömürlük mesafe kat edilir. Kadir Gecesi; "Karar Gecesi"dir. Verilen karar, ilahî hesaplamayla, binle çarpıldığı için bozulma ihtimali de yoktur. Geçmişi temizleyen, geleceği yeniden inşa eden böylesi müstesna bir gecede, mutlaka kararlar revize edilmeli, yeni bir manevi taze kan hayata ponpalanmalıdır. Bu.da gecede yapılan tefekkürle sağlanacaktır. Hayırlara vesile olmasını Yüce Allah’tan niyâz ederim.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.