Japon aşçı Yakakent Belediye Başkanı Burhan Bayrakdar' ı makamında ziyaret ederek kent hakkında bilgi aldı. Bayrakdar, Okazaki' in ziyaretinden memnuniyetini belirterek kendisine plaket ve hediyeler takdim etti. Shinyo Okazaki, sonrası Kuşhımoto resim sergisi önünde fotoğraf çektirdikten sonra Türk mutfağının ve Yakakent' e has yöresel yemeklerin nasıl yapıldığının araştırmasına çıktı. Yakakent'teki restoranlarda pişirilen yöresel yemeklerin tariflerini aşçılardan öğrenen ve Türk arkadaşlarının "Şinasi" ismini verdikleri Shinya, kendisinin Japonya'da kafeterya işletirken işyerini satıp Türkiye'ye geldiğini ve Türkiye'deki yöresel yemekleri öğrenerek ülkesine dönüp Türk yemeklerinin tanıtımını yapacağını dile getirdi. Shinya, 5 Mart'ta Türkiye'nin yöresel yemekleri turuna çıktığını ve Karadeniz bölgesindeki kentleri gezdiğini belirten Japon Şinasi, "Yöresel yemekleri araştırıp Japonya'ya döndüğümde bunu kitap haline getirip Türk Mutfak kültürünü Japonya'ya taşıyacağım. Türkiye'ye gelecek Japon turistlere Türk Mutfağını tanıtmak ve onlara yardımcı olmak istiyorum, Samsun'un Yakakent ilçesinde balık ve et çeşitleri ile diğer yemek çeşitleriyle tanıştım. Hamsi ızgara, etli güveç, pide, kalem pirzola, mantı'yı çok beğendim. Nigar Ablanın yeri hanımların çalıştığı bir mekan, burada yediğim cevizli ve yoğurtlu mantının tadına doyamadım. Han-Sar Lokantası'nın mutfağı ise et yemekleriyle ünlü bir mekan. Bedri Kasap'ın hazırlamış olduğu et ızgara çeşitleri ile güveç harika. Kardeş şehirde gezerken kendimi Japonya da hissettim. Dedi.
YÖRESEL YEMEKLERİ ARAŞTIRACAK
Yakakentli hanımlardan ve aşçılardan yemek tarifleri alarak yiyecekleri fotoğraflayan Shinya, Yakakent Belediye Başkanı Burhan Bayrakdar'ı makamında ziyaret ederek bir süre görüştü. Shinya Okazaki 1998 yılında Türkiye'ye gelmiş İstanbul'da Udonya isimli bir Japon lokantasında bir buçuk yıl kadar kalmış ve bu süre içinde hem Türkçeyi öğrenmiş hem de Türk kültürüne yakınlaşmış. Daha sonra Japonya'ya dönerek oradaki kendi kafeteryasını açmış. Kafeteryasını Türkiye'den bir mekân şeklinde döşemiş, Türkiye'den bir hava olsun diye bir arkadaşı saz çalmış ve çocuklara Nasrettin Hoca fıkraları anlatmışlar. Japonya'da geçen sekiz yıldan sonra kafeteryada biriktirdiği para ile Türkiye'ye gelip az bilinen yöresel yemekleri araştırmak ve bir kitap hazırlamak istemiş. Bu kitabı göstererek Japonya'da destekleyici bulabilirse araştırmalarını ilerletmeyi düşünüyor. Araştırmalarına Karadeniz bölgesinden başlamış. İlk durağı Japon Kuşhomoto ve Yakakent kardeşliği kenti oldu. Bundan sonraki serüven Güneydoğu ve iç Anadolu gezecek ve yöresel yemekleri araştıracak.