Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, "İhracatımız rekor kırdığı için ne kadar mutluysak, ithalatımızın kırdığı rekordan da o kadar rahatsızız ve bu konuda da çok ciddi ve somut çalışmalar yapıyoruz" dedi.
Çağlayan, 2011 yılı ithalat rakamlarını değerlendirdiğin basın toplantısında, 2011'de 240,8 milyar dolar ithalat yapıldığını hatırlattı.
İthalatın rekor kırdığını belirten Çağlayan, "Ama ben devlet olarak ithalata yasak getiremem" dedi.
Çağlayan, asıl sorununun, her fırsatta ifade ettiği, bugün de söylediği gibi TL'nin değerli olmasının yaratmış olduğu komplikasyon olduğunu, sorunun, ihracat değil ithalat üzerindeki etkiden kaynaklandığını söyledi.
Geçen yıl Türkiye'nin ithalatının 173,1 milyar dolarlık bölümünün yüzde 71,9'u (enerji dahil) ara malları, 37,3 milyar dolarlık bölümünün yüzde 15,5'inin yatırım malları, 29,7 milyar dolarlık kısmın yüzde 12,3'ünün tüketim mallarından meydana geldiğini anlattı.
Çağlayan, en çok ithalat yapılan ilk 10 ülkeyi Rusya, Almanya, Çin, ABD, İtalya, İran, Fransa, Hindistan, Güney Kore ve İspanya olarak sıralayarak, bu 10 ülkenin toplam ithalat içindeki payının ise 138,9 milyar dolarla, yüzde 58 olduğunu kaydetti.
İthalat yapan firma sayısı
2011 yılında 65 bin 323 firmanın ithalat yaptığını açıklayan Çağlayan, şu bilgileri verdi: "Bunların 32 bin 793'ü 100 bin dolar ve altında ithalat yapmış olup, bunların gerçekleştirdiği toplam ithalat değeri ise sadece 864 milyon dolardır. Yani ithalatçılarımızın yarısı, toplam ithalatımızın sadece binde 4'ünü gerçekleştirdi.
Ancak diğer taraftan, sadece 59 firmamız, 500 milyon doların üstünde ithalat yaptı ve bunların gerçekleştirdiği toplam ithalat değeri ise 96,7 milyar dolar oldu. Yani, ithalatımızın yüzde 40'ını, sadece 59 firmamızın ithalatları oluşturdu. Bu 59 firmanın ikisi kamuya, kalan 57'si ülkemizin en büyük özel sanayi firmasına ait. 2010 yılı ile 2011 yılı kıyaslandığında ise, 100 bin doların altında ithalat yapan gruptaki toplam ithalat sadece yüzde 7 oranında artarken, 500 milyon doların üzerinde ithalat yapan gruptaki toplam ithalat artışı yüzde 53 düzeyinde oldu."
Üreticilere seslendi
Çağlayan, ithalatın yapısına bakıldığında, Türkiye'de üretimi hiç olmayan veya çok az olan mallar ile Türkiye'de üretilen ancak talebi tam olarak karşılamayan mallar bulunduğunu kaydetti.
Bu iki kalemin, ithalatın yüzde 84'ünü oluşturduğunu, yani her 100 dolarlık ithalatın 42 dolarının, hammadde açısından Türkiye'de üretimi hiç olmayan ya da çok az olan ürünlerden, diğer 42 dolarının da üretimi yetersiz olan ara ve nihai ürünlerden oluştuğunu anlatan Çağlayan, Türkiye'de yeteri kadar üretilebildiği halde ithal edilen malların toplamın yüzde 16'sını oluşturduğunu belirtti.
Türkiye'de yeteri kadar üretilebildiği halde ithal edilen ürünler için işin tüketicilere ve üreticilere düştüğüne işaret eden Çağlayan, üreticilere şöyle seslendi: "Ürünlerinizdeki kaliteyi, kalite imajını, marka gücünüzü artırırsanız, hem iç piyasadaki yabancı rakiplerinizin önüne geçeceksiniz, hem de dışarıdaki ihracat gücünüzü artıracaksınız. Önümüzdeki dönem, bu konuda başarılı olanın öne çıkacağı bir dönem. Ya ARGE, ÜRGE, inovasyon ve marka yatırımlarınızı artıracaksınız ya da maliyet baskısı altında üretime devam edeceksiniz.
Birincisini yaparsanız, bundan hem siz hem halkımız hem de Türkiye ekonomisi büyük fayda görecek. İşte bu nedenle biz Ekonomi Bakanlığı olarak ARGE ve marka konusunda ihracatçılarımıza ve üreticilerimize ciddi teşvikler veriyoruz." Üreticilerin ARGE ve ÜRGE'ye yatırım yapmadıkça, marka yaratmadıkça veya markalarına yatırım yapmadıkça, kaliteli üretimi bir ilke haline getirmedikçe, devletin yapacaklarının sınırlı kalacağını dile getiren Çağlayan, 2010 yılı verilerine göre, ihraç edilen ürünlerin kilogram fiyatının 1,23 dolar iken, Japonya'nın 3,84 dolara, Almanya'nın 3,55 dolara, Güney Kore'nin 2,87 dolara olduğunu kaydetti.
"11 ayda bir cep telefonu değiştirecek kadar zengin bir ülke miyiz?"
Zafer Çağlayan, geçen yıl Türkiye'ye 14,3 milyon cep telefonu geldiğini ve bunlara 1 milyar 744 milyon dolar ödendiğini kaydederek, "Ben bunu söylerken insanlara 'gidip telefon almayın' demiyorum, zaten diyemem. Ama sesli düşünüyorum; Biz 11 ayda bir kez cep telefonu değiştirecek kadar zengin bir ülke miyiz? Bu kadar harcama zenginliğimizi mi gösteriyor?" diye konuştu.
Çağlayan, şu bilgileri paylaştı: "465 milyon dolar değerinde buzdolabı ve soğutucu, 172 milyon dolar değerinde çamaşır makinesi ithal ettik. Bu ithalatı, beyaz eşya sektöründe Avrupa'da yüzde 20'ye yakın paya sahip Türkiye yapıyor. İngiltere'de İtalya'da, Litvanya'da bizim ürünlerimiz aranırken, biz gidip onların ürünlerini alıyoruz.
Sadece 2011'de 871 milyon dolarlık ayakkabı ithal ettik. Yazık değil mi bu paraya? 2011'de 194 milyon dolarlık halı, 123 milyon dolar değerinde cam bardak ve eşya, 43 milyon dolar şemsiye, 65 milyon dolarlık ayna, 254 milyon dolarlık gömlek, 74 milyon dolarlık sabun, 95 milyon dolarlık çarşaf ve perde gibi mefruşat ürünü, 578 milyon dolarlık mobilya, 400 milyon dolar civarında lamba ve aydınlatma aracı, 461 milyon dolar deri bavul, kemer ve giyim ürünü ithal ettik."
İthalatın yüzde 40'ını 59 firma yaptı!
Bakan Çağlayan, ithalatın yüzde 40'ının sadece 59 firma tarafından gerçekleştirildiğini açıkladı.
İlk yorum yazan siz olun