İSTİSMARCILAR VE SAHTEKARLAR

Adnan Bahadır

Bugün iki kesim insanın genel özelliklerinden ve yapmamız gerekenlerden bahsetmeye çalışacağım. Neden böyle bir yazı yazma gereği duydun derseniz, son zamanlarda bu tür insanlar toplumda çoğalmaya başlayınca toplumu uyarmanın gerekli hale geldiğine inandığımdan yazıyorum. İstismar, bir kişinin iyi niyetini, güvenini veya savunmasız durumunu kötüye kullanarak onu kendi çıkarları doğrultusunda sömürmektir. Sahtekârlık ise yalan söylemek, kandırmak, hileli işler yapmak ve gerçeği gizleyerek başkalarını aldatmaktır. Bir de bu iki insan tipinin dışında dolandırıcılar vardır ki onları başka bir yazımda değinmeyi düşünmekteyim. İstismar konusunda en çok kullanılan konuların başında Din ve Tarikatlar gelmektedir, ardından Atatürk konusu ve son on yıldan beri de 15 Temmuz darbe girişimi konuları gelmektedir. Din konusundaki istismarlar on beş asırdan beri belli çevreler tarafından süregelmektedir. Müslüman toplumlarda kendi çıkarları için yüce Dinimizi kullanan o kadar istismarcı çıkmıştır ki saymakla bitmez. Bunların en bariz örnekleri, kendileri azıcık dini konularda malumat sahibi olunca diğer insanları cahillikle ve din düşmanlığı ile suçlarlar. Cennet babalarının malı, cehennem onlara haram, başkalarına helaldir. Tarikat konusunda da durum farklı değildir. Gidip bir şeyhe intisap eden cenneti garantilemiş, cehennem kendilerine haram kılınmış, şeyhlerine inanmayanların ise vay haline noktasında inanan zavallılar var. Çok enteresandır, tam on beş yıl önce “Aklını kiraya verenler” diye bir köşe yazmıştım. Hakimlikten ayrılan bir arkadaşım beni tarikat münkiri ilan etmişti. Bunlar acınacak insanlar, yapacak bir şey yok.

Bir de Atatürk’ü her işlerinde kullanan, azıcık itiraz edenleri Atatürk düşmanı ilan eden istismarcılar var. Bunların Atatürk’e inandıklarını düşünmüyorum, sadece ve sadece toplumda kendilerine yer edinme ve toplumun üzerinde baskı kurabilme amacıyla Atatürkçü olduklarını söylerler. Onlardan başkası gericidir, yobazdır, bu ülkede yaşam hakkı yoktur, bütün nimetler onların hakkıdır, diğer insanlar ise maraba hükmündedirler. Bunlara siz “Atatürkçülük adına ne yaptınız?” diye sorsanız, ceketlerinin yakasına Atatürk rozeti takmanın dışında en ufak bir icraatları yoktur. Sorsanız onlara Atatürk hangi savaşlara katıldı bilmezler, Sivas, Erzurum ve Amasya kongrelerinde ne oldu, Nutuk’u okudunuz mu, en ufak bir şey söyleyemezler ama onlar Atatürkçü, başkaları düşmandır. Bunlar hem istismarcı hem de sahtekar tiplerdir.

Son on yıldan beri de 15 Temmuz istismarcıları ve sahtekarları ortaya çıktı. Bunlar darbe girişimi öncesinde FETÖ ile ilgili en ufak bir bedel ödemedikleri gibi, darbe gecesinde de kıyıda köşede dolanıp poz vermenin dışında en ufak bir icraatları olmayan, hem istismarcı hem de sahtekar insanlardır. Kendileri dışında herkesi FETÖ’cü ilan ederler, kamu kurumlarında ve özellikle belediyelerde işlerini görüp ceplerini doldurabilmek adına herkesi FETÖ artığı ilan edip kendilerini kahramanmış gibi gösteren ama üç kuruş parayı alınca da girmeyecekleri kılık olmayan bu sahtekarları topluma tanıtmanın zamanı geldi de geçiyor bile. Bana değmeyen yılan bin yaşasın mantığı benim mantığım hiç olmamıştır. Sadece bazı zavallıları görmezlikten gelme nedenim, bu zavallılar da geçinsin, dokunmayayım onlara mantığıydı ama bunlar geçinmeyi bırakıp ceplerini haksız yere doldurma derdine düşünce gerçek yüzlerini topluma anlatmak boynumun borcu oldu. Bu konularla ilgili o kadar enteresan bilgi ve belgeler geliyor ki anlatamam. Haber ajansları üzerinden yapılan gayri yasal işlerden ve cukkaya paraları indirme işlerinden tutun da on yıl önceden ödenmemiş senetlere varıncaya dek çok belge geliyor. İş sadece bununla da kalmıyor, bazı spor alanlarında yapılan organizasyonlarla ilgili de çok enteresan bilgiler geldi. Gelen bilgilerin savcılık aşamaları başlamak üzere, onlar da gelince tamamını siz değerli okurlarımızla paylaşacağız. Biz kimseye hakaret etmeden yayınlar yaparız, bizlere hakaret eden yayınlar yapanlar olursa onları da Türk adaletine teslim ederiz. Bir ayda sadece ve sadece 40 kişinin okuduğu bazı yayın organlarının belediyelerden aldıkları paraları ve kendilerinin başka herkesi FETÖ’cülükle suçlamalarının ne demek olduğunu onlara bildirme zamanı gelmiştir. Bu ülkede adalet geç de olsa işler ama mutlaka zamanı geldiğinde muhataplarına gereğini yapar diyerek sözlerime son veriyorum. Bugünlük de bu kadar. Kalın sağlıcakla.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.