Adliyeye sevk edilen isimlerden Kenan Arslan, Erkan Uzun, Süleyman Şirin, Fatih İpek ve Serdal Arslan cezaevine gönderilirken, olayda başına aldığı darbelerle yaralanan ve Gazi Devlet Hastanesi'nde tedavi gören Gazetemiz İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Adnan Bahadır'ın ifadesi ise yapılan saldırı sonrasında tedavi altına alındığı Gazi Devlet Hastanesi'nde tedavisinin tamamlanmasının ardından, karar doğrultusunda 29 Ekim Perşembe günü cezaevine gönderilmişti. Şimdiye kadar hem yazdığı köşe yazılarında, hemde elinde bulunan ve her zaman gerçeği yansıtan belgeler doğrultusunda kiğmsenin yazmaya yazmaya cesaret edemediği haberleri yapan Gazetemiz İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Adnan Bahadır'a yapılan saldırı hakkında yine yazılmaya cesaret edilemeyen gerçekleri biz yazıyor ve saldırıda halka anlatılmayan ayrıntıları biz gözler önüne seriyoruz.
PUSU KURULDU
Samsun'da halkın doğru ve tarafsız olarak bilgilendirmekle görevli olan basın kuruluşlarına ait hiçbir haberde yar almayan en büyük ayrıntı,saldırganların Gazetemiz önünde 2 arabayla gazetemiz önündeki yolun giriş ve çıkışlarını kapatarak,beklemeye başlamasının ardından Adnan Bahadır, Gazetemiz Abone Sorumlusu Bayram Ay ile Mustafa Keskin'in silahlı saldırıya uğramış olmasına rağmen Adnan Bahadır'ın kendini ve beraberindeki personelini korumak için değil de saldırganları bilerek vede isteyerek öldürmek amacıyla ateş etmiş şeklinde gösterilmesidir.
SİLAHLI KAVGA DEĞİL SİLAHLI SALDIRI
Gazetemiz önünde planlanarak ve pusu kurularak yapılan saldırının, iki tarafında beklediği ve planladığı bir kavga olarak nitelendirilmesi ve ısrarla bir çok basın kuruluşunda silahlı kavga olarak değerlendirilmesi ise halka biğr çok konuda ne kadar doğru ve tarafsız bilgi verildiğinin apaçık bir göstergesi olmanın yanın da gazetemizide karalama çalışmalarından farklı bir uğraş değildir.
NEDEN ÖRTBAS EDİLİYOR?
Saldırıda adı geçen Kenan Arslan (27), Fatih İpek (24), Erkan Uzun, Serdal Arslan (36) ve Büyükşehir Belediyesi'nde sivil zabıta görevlisi Süleyman Şirin (44) isimli zanlılar arasından Yol-İş Sendikası Başkanı İbrahim Uzun'un yiğeni olduğu anlaşılan Erkan Uzun hakkında hiçbir haber yapılmaması ve açıklama yapması gereken kurum ve kuruluşların dahi sessiz kalması ise saldırının, Denge Gazetesi olarak yaptığımız ve maruz kaldığımız tüm haberlere rağmen yağmaya devam edeceğimiz Samsun gündemini sarsabn haberlerin engellenmeye çalışıldığının açık bir göstergesidir.
ÇELİŞKİLİ İFADELER
Adliye'de mahkeme öncesi verdiği ilk ifadede, "Adnan Bahadır adlı şahıs daha önce benim çalıştığım Büykşehir Belediyesi'nde Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyordu. Kendisi belediyedeki görevinden alındıktan sonra Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, belediye çalışanları ve belediyenin çalışmaları hakkında iftira dolu yazılar yazdığından dolayı uzun zamandır Adnan Bahadır'a içimde bir kızgınlık vardı. Müsait bir zamanda gidip niçin böyle yazdığını soracaktım. Ancak bir türlü kendisiyle görüşmek mümkün olmadı. Arkadaşlarla tatlı yemeye gittik. Bu sırada Adnan Bahadır'ı gördüm. Kendisiyle konuşmak istedim. Kendisine Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcılığı görevini yaptığını hatırlatarak, yazdığı yazıların yalan ve yanlış olduğunu söyledim. Bana hareket edip, 'Sana mı hesap vereceğim?' diye tepki gösterince aramızda sürtüşme oldu. Yanında 2 kişi vardı. Ağız münakaşası kavgaya dönüştü. Bu sırada Andan Bahadır, silahını çekti. Ben de kendimi korumak için montumun arasına sakladığım sopa ile ona saldırdım. Adnan Bahadır silahla ateş açmaya başladı. Bir kişi yere düştü. Ben, ateş etmemesi için eline sopa ile vurdum" diyen Samsun Büyükşehir Belediyesi'nde 14 yıldır sivil zabıta görevlisi Süleyman Şirin olayı açıkça kavga şeklinde ve Adnan Bahadır'ı keyfi olarak ateş ettiği şeklinde göstermekte ancak hem çevredeki görgü şahitleri hemde olayda adı geçen Gazetemiz parsonelinin verdiği ifade ise olayın bu şekilde gelişmediğini kanıtlamaktadır.
GÜVENLİK, UCU JİLETLİ SOPA İLE Mİ SAĞLANIYOR?
Kenan Arslan'ın ise, "Adnan Bahadır silahla ateş açınca, biz kaçmaya başladık. Ben de kaçarken tabancamı çıkartıp havaya 2 el ateş açtım. Ancak, olayda vurularak ağır yaralanan Şenel Uğur Sevinç ile Bayram Ay'ı tanımam. Diğer arkadaşlarda silah yoktu, sadece bende vardı" şeklinde ifade vermesi ise gözden kaçan çok büyük bir ayrıntıyı yine gözler önüne seriyor. Verilen ifadelerde sadece konuşma amacını taşıdıklarını belirten ve silahlı saldırının neredeyse lideri konumunda bulunan Büyükşehir Belediyesi Zabıta Müdürü Yusuf İpoğlu'na bağlı Süleyman Şirin, Kenan Arslan ve beraberindeki saldırganların yanlarında neden ucunda jilet bağlanmış sopalar ve rambo bıçakları vardı? Halka hizmet ve güvenliği sağlam akla görevli olan kuırum ve kuruluşların temsilcileri neden bulundurlması yasak vede tehlikeli olan bu aletlerle geziyor vede halın güvenliği böyle bir anlayış çerçevesinde mi sağlanıyor? Verilen ifadeler sonrasında, olayın aydınlatılması ve perde arkasındaki asıl suçluların cezalandırılması için sorulması gereken bu sorular yanıtsız bırakıldı. Bu nedenle Gazetemizde yapılan tarafsız ve doğru haberler ile olayı en ince noktasına kadar karanlıkta kalan her konuyu yapılacak her saldırı ve suçlamaya rağmen ortaya çıkaracağımızı tüm kamuoyu bilmelidir.