İSLAM “KAVGACILARIN DİNİ” OLMAMALI

Adem Alan

İslam dini kavga değil barış dinidir.

İnsanlığa rahmet dinidir.

İnsanlığın dünya ve ahirette huzur ve mutluluğu elde etmesi için, kainatın yaratıcısı Allah’u Teala (c.c.) tarafından gönderilen bir din, insanlığın bir nev’i hayat kataloğudur.
Kur’an-ı Kerim, Hadis şerifler ve diğer tüm İslami kaynaklar böyle der.

Ya uygulamada nasıldır?

Bakın İslam coğrafyasına kavga, kan, göz yaşı ve mağduriyetler dolu!

Sebebini hiç düşündünüz mü?

Dini inançlarını sadece şekil, İslamın 5 şartını yerine getirme ve karşıdakilere, kendisi gibi düşünmeyenlere sataşma zanneden, İslamın ruhunundan bîhaber müslümanların bu kan ve göz yaşına katkıları hiç yok mu?

Suç sadece, yahudi, hristiyan, putperest v.b. toplulukların mı?

Suçu başkasına yüklemenin kolayını bile o kadar kolay bulduk ki!

At gitsin yahudinin, hristiyanın üstüne, yetmezse “şeytan” ne güne duruyor, salla ona!

Arada bir; siyasi konjoktüre veya menfaata göre, ABD, Rusya, İngiltere v.b. devletlere at suçu…
Yetmedi mi, ülke içinden ögütler bul!

Sağcı, solcu, fetöcü, mafyacı v.b. say gitsin…
Sakın siz, suçu hiç üstünüze almayın, bizim de hatalarımız var demeyin!

Peki, tüm bunlar çözüm mü?
Çözüm olsaydı bildiğim 50 yıldır ülkemiz ve dahi İslam dünyası böyle olur muydu!

İslam dünyası birbirini yiyen güya kardeşlerle dolar mıydı?

5-10 yılda bir kardeşlikle düşmanlık sık sık  yer değişir miydi?

Sahi hiç düşündünüz mü?

Türkiye’de, birbirini seven, falanca benden iyidir diyen bir alim, hoca, cemaat, kanaat, tarikat, siyaset önderi, lideri veya mensubu  gördünüz mü?

Ya siyasette!

“Biz daha iyisini yapacağız ama şunlar da güzel işler yapıyor veya yaptılar diyen bir  teşekküle, kuruluşa rastladınız mı?

Birbiriyle dalaşan, sataşan  hocalarımızın, alimlerimizin, sevdiğimiz, sevmeye çalıştığımız bilginlerin, birbirleriyle nasıl kinleştiklerini, birbirlerini yemek, yok etmek için ettikleri mücadelenin çeyreğini “İslam”için verselerdi, “İslam Dini” gerçekten “Barış Dini” olurdu!
İslamın barış dini değil, savaş, kavga dini olarak gösterilmesinde, hiç payımız, paydamız yok mu?

Var… Var demediğimiz müddetçe, var olan pay ve paydamızın “Gayri İslami” veya “Gayri İnsani” olduğunu kabul etmediğimiz müddetçe kavga ve kaos devam edecek, İslam dünyası sayemizde kaostan kurtulamayacaktır!

Siz ise bu kaostan ceplerinizi doldurmaya, saltanatınızı sürdürmeye devam edeceksiniz!
Ancak unutmayın ki, bu samimiyetsizliğinizi, iki yüzlülüğünüzü, menfaatperestliğinizi ve üstelik de bu hallerinize; Din-i Mübini İslam’ı bilerek ya da bilmeyerek alet etmenizi, kullanmanızı kaydeden birileri mutlaka var !
İşte o kayıtların önünüze geleceği gün gelmeden; şu Hadis-i Şerifi hatırlayın!
“Mûtû ente mûtû”, “Ölmeden evvel ölünüz”…

Hatalarınızı, kasıtlarınızı “tefekkür” edip, vaz geçiniz.

 

 

 

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.