25 Kasım'daki kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan memurların bir günlük iş bırakma ve uyarı eyleminin sonuçlarının yankıları hala devam ediyor. Eyleme katılanlar hakkında soruşturma başlatılırken, konuyla ilgili bir açıklama yapan ESM Samsun Şube Başkanı Müşfik Veysel Erdoğan, "Bildiğiniz gibi kamu emekçileri 25 Kasım 2009 tarihinde, 4688 sayılı yasanın öngördüğü toplu görüşme sürecini tanımadığını belirterek, uluslar arası anlaşmalardan doğan ve AHİM kararları ile kesinleşen toplu sözleşme ve grev hakkını kullanmak üzere bir günlük uyarı grevine gitmiştir. Bu grev dalgası tüm ülkede karşılık bulmuş ve iki milyona yakın emekçi en temel hakları için o gün iş başı yapmamıştır.Siyasi iktidar uyarı grevine katılan milyonların sesini duyup sorunlarına çözüm arayacağına, her zamanki tavrını göstermiş baskı, şiddet, görevden alma ve soruşturmalarla onları susturma ve sindirme politikalarını tercih etmiştir " dedi.
AÇIĞA ALINAN ARKDAŞLARIMIZ VARDI
İlk olarak 46 demiryolu çalışanının açığa alındığını ancak verilen fiili mücadele sonucunda kişilerin görevlerine başladığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu: "Sendikamızın örgütlü olduğu işyerlerinde de Valiliklerden gelen talimatlarla soruşturmalar başlatılmış savunmalar istenmiştir.Siyasi iktidar bilmelidir ki, sendikalar bir kulüp değildir. Hak arama ve hakları koruma örgütüdür. Toplu sözleşme Hakkı ise sendikaların asli görevleridir. Bu görevinden vazgeçmek sendikaların asli görevlerinden uzaklaşması anlamına gelir. Siyasi iktidar KESK'i, yandaşı ve işbirlikçi sendikası ile karıştırmasın. 2 milyon Kamu Emekçisinin sesi ve göz bebeği olan KESK'i susturmak ve uysallaştırmak asla mümkün olmayacaktır "
KANUNİ YOLLARA DA BAŞVURACAĞIZ
Mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini söyleyen Erdoğan, "Baskı ve soruşturmalara karşı vereceğimiz fiili mücadeleler yanında, hukuki alanda da kendimizi sonuna kadar savunacağız. Bizi mahkum ettirmek isteyenler, işleyecek olan hukuki sürecin sonunda kendilerinin mahkum olduğunu göreceklerdir.İşlerini kaybetmek istemeyen ve 4/c kölelik kervanına katılmak istemeyen Tekel işçilerini, kışın ortasında soğuk su cop ve biber gazı ile kovalayıp Abdi İpekçi parkında havuza döken, on binlerce eczacı ile sözleşmesini feshederek, halkı sıkıntıya sokan ve son olarak yüz binlerce memurun toplu sözleşme talebini görevden alma, soruşturma ve cezalarla geçiştirmeye çalışan AKP iktidarını uyarıyor ve buradan sesleniyoruz.Gasp edilen toplu sözleşme hakkımızı kullanmak için, İş güvenceli onurlu bir yaşam için, İnsanca yaşamaya yetecek bir ücret için, sermayeden değil halktan yana bir bütçe için, ülkemizin demokratikleşmesi için, barış, kardeşlik ve adalet için, ve son dönemde üzerimize yıkılmaya çalışılan krizin bedelini ödememek için, asla geri adım atmayacağız. Taleplerimizden asla vaz geçmeyeceğiz" diye konuştu.
Zekeriya FIRAT