İNSANİ TERCİHLER (1)

Dursen Özalemdar

İnsan’ı ebedi hayati kazanmada, bir imtihan yeri olarak gönderildiği Dünya hayatında, Şeytan ve Şeytaniyet olarak adlandırılan hal ve hareketlerin içinde bulunmaktayız. Bunların ferdiyetten, aile hayatına ve cemiyetleşmeye yol ve yordam olarak, Kitabı SAĞDAN verilecekler, Kitabı SOL’dan verilecekler olarak tasnif edilmesi, hayat içindeki RAHMANİYET ve ŞETANİYET’i açık olarak göstermiştir.

 

 Millet olarak, Tarih sahnesinde daima Ahlak, Fazilet, Yüksek değerler ve Kahramanlık la anılan Türk milletinin, İslâm’la şereflenmesi, Ayet ve hadis ile, Üstünlükle tarif edilmesi, İslâm’ın kılıcı olarak şereflendirilmesi, 1400 küsür senelik İslâm tarihinde, İlahi Kelimetullahı üç kıtada yayan bir millet olma şerefi, sadece Türk Milletine has bir üstünlük olarak görülmüştür.

 

Bir buçuk milyarlık günümüz İslâm topluluğuna  rağmen, bir araya gelemeyen, Kendine bir BAŞ (HALİFE) tayin edememe durumu, İslâm devletlerinin ne derece büyük bir yanılğı içinde olduğunu göstermesi bakımından ibret’i alemdir. 1071 den buyana geçen 943 yıl ve Hilal,Haç  mücadelesinin başını İngilizlerin çektiği savaşlarda İslam’ın son kalesi OSMANLI İMPARATORLUGUNUN parçalanması gerçeği 100 yıllık tarih içinde yaşanmıştır. BAŞ olan, HİLAFETİN merkezi , Osmanlı İmparatorluğu, çeşitli düzen ve tertiplerle yok edilirken, Hilafetin yeni düzende RET edilmesi, Geri planında Mısır’ Haham başısı, Hayim Naum’un ABD de planladığı, İngiltere’de Lord Curson’la uygulamaya soktuğu.  İngiliz siyasetinin bize biçtiği kefen olmuştur. 1924 yılında İngiliz parlementosunda LORD CURSON’a, Muhalefet vekillerinin “Siz Türklere niçin İSTİKLALİYET tanıdınız” sualine; “ Asıl bundan sonradır ki,Türk ler bir daha eski satvet ve şevketlerine kavuşamayacaklardır, biz onları  maneviyat ve ruh cephelerinden söndürmüş bulunuyoruz.” Beyanı, o günden bu güne gelişteki yalancı medeniyet adına görülen değişimlerle yeterince anlaşılmaktadır.

1915 Çanakkale savaşlarında, “Biz Türkler’le değil Allah ‘la savaş ettik” diyen, CHURCHİLL.” ve biz ÇANAKKALE ‘de Türk askerlerinden değil, Başı yeşil sarıklı kendilerine silah işlemeyen Leventlerden kaçıyorduk” diyen İngiliz kuvvetleri komutanı HAMİLTON’u görmemek, kendimizi inkârdan başkaca nedir.

Zaman içinde ortaya çıkan gerçekler ve olaylara getirilen yorumlar ile, bu gün de manalandırılamayan bir çok kişisel, kitlesel ve siyasi yapılanmalı olayları dünle ,bu günü yan yana getirerek yorumlamamızın mümkün olduğudur. Şeytan ve İnsan ilişkisinden başlayıp adım adım bilgilendiğimiz konuların karışık görülse de, netice de RAHMANİ ve ŞEYTANİ olarak iki merkezde toplanmasıdır, bir yolun CENNET’e, diğerinin ise CEHENNEM’e gidişin adımları olduğudur…

 

 

 

 

 

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.