UNDP'un Türkiye'ye ilişkin İnsani Gelişme Raporu'nda, sağlık, eğitim, bilgi ve düzgün bir yaşam standardı konularındaki ortalama başarının ölçüldüğü insani gelişim endeksine de yer verildi.
Değişik alanlarda bir ülkenin elde ettiği ilerlemenin küresel düzeyde değerlendirilmesini sağlayan insani gelişme endeksinde, Türkiye'nin 177 ülke arasındaki durumu da irdelendi.
Buna göre, Türkiye, sağlık alanındaki kamu harcamalarının gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYH) oranı bakımından 41'inci, insani gelişme endeksinde 84'üncü, bilim, mühendislik, üretim ve inşaat dallarında okuyan yüksekokul öğrencilerinin toplam öğrencilere oranında 54'üncü sırada, gençliğin okur yazarlığında 66'ncı sırada yer alıyor.
Eğitimde kalite...
Raporda, eğitimdeki kalite de ele alınıyor. Türkiye'de zorunlu eğitimin süresi uzamış bile olsa, bu durumun modern temel becerilerin kazanılmasını güvence altına almadığı vurgulanan raporda, 2001 yılında yapılan bir araştırmada, Türkiye'de 4'üncü sınıf öğrencilerinin yüzde 42'sinin okur yazarlık derecesinin en alt seviyede olduğunun tespit edildiğine işaret ediliyor.
Çok fazla sayıda öğrencinin bazı asgari becerileri iyice öğrenemeden okullardan mezun olduğu kaydedilen raporda, "Eğitimin ne ölçüde kişisel, sosyal ve gelişimsel yararlar sağladığı hayati önem taşıyor. Ancak birçok ülkede tüm çocuklara eğitim sağlayabilme çabası, eğitime ulaşma üzerinde odaklanırken, genellikle eğitimin kalitesine verilen önem göz ardı ediliyor" denildi.
UNESCO'nun hazırladığı Herkes İçin Eğitim Gelişme Endeksi Türkiye'yi 125 ülke arasında 77'inci sırada gösteriyor. Öğrencilerin hayat sorunlarıyla ilgili problemleri çözme başarılarına göre yapılan sıralamada da Türkiye, katılan 40 ülke arasından sondan 5'inci sırada.
Bu da Türkiye'deki öğrencilerin çoğunluğunun değişik kaynaklardan edindikleri bilgileri sentez yaparak, birleştiremediklerini ortaya koyuyor.
Sektör içinde sektör: Dershaneler
Raporda, Türkiye'deki özel dershanelerle ilgili bir değerlendirme de yapılıyor. Ülkemizdeki dershaneleri "sektör içinde sektör" olarak niteleyen rapora göre, Türkiye'deki dershane sayısı son 23 yılda 23 kat artış gösterdi.
2006-2007 ders yılında dershane sayısı 4 bine yaklaşırken, genel lise sayısı 3 bin 690 ile bu sayının altında kaldı. Özel dershanelerin, üçte birinin, 1 milyondan çok öğrencisi, Ankara, İstanbul ve İzmir'de toplanıyor.
Özel dershanelerin ortalama yıllık ücreti kişi başına bin 500 ile 3 bin 500 dolar arasında değişiyor. Raporda, 2007 yılında 1.7 milyon adayın ÖSS sınavına girdiğine işaret edilerek, "Fakat, açık öğretim ve eş dereceli okullar dahil üniversitelerin kontenjanı yalnızca 600 bin. Bu kadar yoğun rekabetin olduğu bir sınavın kendi sektörünü yaratması şüphesiz şaşırtıcı değil. Fakat özel dershanelere talebi artıran diğer önemli faktör, hem devlet hem özel okulların verdiği eğitimin kalitesine karşı güvensizlik" deniliyor.