2006 yılının sonlarında başlayan inşaat sektöründeki krizin derinleşerek sektörü zor durumda bıraktığını ifade eden İnşaat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Hüseyin Tüfek, her kesimden insanın istihdam edildiği sektörün bu şekilde çıkmaza girmesinin beraberinde olumsuz sosyolojik sonuçların doğmasına sebep olduğunu söyledi.
MALZEMEDE FİYAT DÜŞTÜ
2008 yılı yaz dönemi demir fiyatının 2 TL'den işlerin tamamen durma noktasına geldiği 2009 yılında 1 TL'ye gerilediğini kaydeden Tüfek, Sosyal güvenlik kurumunun açıklarını kapatmak amacıyla şıkça yasa ve yönetmelik çıkaran hükümet, her nedense iskanı olmayan yapılara elektrik ve su vererek inşaatlarda ödenmesi gereken minimum sigorta priminin alınmasının yolunu tıkamaktadır. Aynı hükümet çok yakında da iskan harçlarının 100,00 TL. ye düşürerek insanları iskan almaya sevk etmektedir. Halbuki iskan alınmasında uygulamadaki en büyük problem SSK primlerinin ödenmemiş olmasıdır.
Türkiye uzun yıllardır izlediği liberal ekonomik program gereği, özelleştirme politikaları izlemektedir dedi.
TOKİ HAKSIZ REKABETE NEDEN OLUYOR
Konut sektörünün önemli bir müşteri pazarına sahip olduğunun altını çizen Tüfek, arsa bedeli, proje bedeli, alt yapı bedeli, ruhsat harcı bedeli ödemeyen Toplu Konut İdaresi (TOKİ) vasıtasıyla devletin, kendi girişimcisi ile haksız rekabet yaptığını dile getirdi. Tüfek, şunları söyledi; Uzun yıllardır devletin hiçbir şekilde yatırımın içerisinde bulunmadığı Avrupa Birliği ülkelerinde krizden çıkmak için direkt kendisi yatırıma yönelmiştir. İngiltere buna en iyi örnektir.Sektörün yolunu açmak için acilen hükümetin devlet kaynaklarını kendi kurumları üzerinden açacağı yeni ihalelerle piyasaya aktarması gerekmektedir.Ayrıca konut kredisi ve ticari kredi faiz oranları düşürülerek piyasa canlandırılabilir.