İKİ YIL GERİDE KALDI

Adnan Bahadır

Bugün yerel seçimlerin ardından geçen iki yıllık sürecin değerlendirmesini yapmaya çalışacağız. Ancak sosyal medyada gündem olan Çarşamba Belediye Başkanı Hüseyin Dündar’ın, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nu ziyaretiyle ilgili spekülasyonlara da değinip asıl konumuza geçmek istiyorum. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, ilk olarak Trabzon Bölge Müdür Yardımcılığından Samsun’a Bölge Müdürü olarak atanmıştı. Kısa süreli Bursa Bölge Müdürlüğü’nün ardından tekrar Samsun’a dönerek toplamda 6,5 yıl Karayolları Bölge Müdürlüğü yaptı. Bu süreçte bu şehirde görev yapan belediye başkanından siyasetçisine, gazetecisinden bürokratına kadar herkesin tanıdığı bir isimdir. Hüseyin Dündar da o dönemde Çarşamba Belediye Başkanı olması hasebiyle kendisiyle tanışmış, daha sonraki yıllarda da Ankara’da bulundukları dönemlerde dostlukları devam etmiş iki insandır. Başkan Dündar, Bakan Uraloğlu’ndan randevu talep etmiş, o da vermiş ve buluşup görüşmüşlerdir. Ardından hem Bakan Uraloğlu hem de Başkan Dündar sosyal medya hesaplarından bu buluşmayı paylaşmışlardır. Bakan Uraloğlu daha sonra paylaşımında kısa bir değişiklik yapmış, ancak sosyal medya bunu öyle abartmış ki anlatmakla bitirememiş. Neticede eski iki dost buluşmuş, görevleri gereği yapabilecekleri hizmetleri de konuşup ayrılmışlardır. Bunun uzatılacak bir tarafı da yoktur. Çok uzun yıllardan beri tanıdığım, hatta bir dönem küs olduğum Hüseyin Dündar, Milli Görüş geleneğinden gelmiş, Vezir Hazretleri ile hiçbir zaman anlaşamamış, onun dümen suyuna girmemiş bir siyasetçi olması hasebiyle 2024 yerel seçimlerinde AK Parti’den dışlanmış ancak başka bir partinin çatısı altında siyaset yapmayı da kendisine yakıştıramadığından bağımsız olarak seçime girip kazanmış bir kardeşimizdir. Kanaatimce Hüseyin Dündar’ın siyaset yapacağı tek parti AK Parti’dir ama süreç nasıl işleyecek, onu bilemiyorum. Buna siyaset erbabı karar verecektir. Olayı değerlendirirken ortalığı velveleye vererek ya da abartarak değil, gerçekleri görerek değerlendirmek gerekir diyerek bu konuyu geçip asıl konumuza geçmek istiyorum.

2024 yerel seçimlerinden sonra iki yıllık bir zaman dilimi geçti. Bazı meslektaşlarımız bu süreci anketler yaparak değerlendirmek istiyorlar ancak bunun çok sağlıklı bir değerlendirme olacağını düşünmediğimden, başkanların çalışmaları ve kamuoyundaki izlenimlerimi birleştirerek bir değerlendirme yapmak istiyorum. Değerlendirmeme şehrin en batısından başlamak istiyorum. Yakakent ilçesi, şehrimizin en küçük ama en güzel ilçelerinden biridir. AK Parti iktidarlarında bir dönem CHP’de kalmış, kalan zaman diliminde AK Partili başkanlar tarafından yönetilmiş bir ilçedir. Dr. Şerafettin Aydoğdu her ne kadar İYİ Parti’den seçilmiş ise de aday adaylığı döneminde AK Parti’ye müracaat etmiş, ancak AK Parti kendi başkanı Hüseyin Kıymadan’dan vazgeçmeyince İYİ Parti’den aday olup seçimi kazanmış, daha sonra da AK Parti’ye katılmış bir arkadaş. Seçildiği günden bugüne sahayı boş bırakmayan, sürekli düğün, dernek, cenaze gibi sosyal faaliyetlerden geri kalmayan, Büyükşehir Belediyesi ile de uyumlu çalışıp ilçesine hizmet getirmeye çalışan bir arkadaş. Bugün seçim olsa oyunu korur diye düşünmekteyim. Alaçam ilçesine başkan seçilen arkadaşı hiç tanımıyorum. Kendisi de başkanlık beklentisi olan bir isim değilmiş. Cumhur İttifakı’nın Alaçam’ı MHP’ye bırakması sonrasında eski başkan İlyas Acar’ın AK Partililerle olan sıkıntısı ve kamuoyunda yıpranması üzerine MHP Genel Merkezi ve il teşkilatının ortak kararıyla aday yapılmış bir arkadaş. Arkadaşımızın siyasi tecrübesi olmamasına rağmen sahadan gelen bilgiler çok olumlu ve kamuoyu tarafından destek alan bir yapısı var. Çalışmaları da güzel, elinden geldiği kadar ilçesine hizmet etmeye çalışan, Cumhur İttifakı ile uyumlu bir çalışma içerisinde olduğu ifade edilen bir başkan. Kendisine başarılar diliyorum.

Bafra ilçesine gelince, Hamit Kılıç Başkan Yavuz Selim Vakfı kökenli, düzgün bir insan. ancak gerek seçimde aldığı oylara gerekse seçim sonrasında belediye meclisindeki sıkıntılarına bakıldığında çok da rahat olmadığını gözlemliyoruz. Bunlara bir de özel kaleminden memur yaptığı isimlerle ilgili ortaya atılan iddialar eklenince bir dahaki seçimde aday olmasının mümkün olmadığı gözüküyor. Olsa da seçilmesi çok zor. Cumhur İttifakı’nı bir arada tutma konusundaki sıkıntılarının yanında kamuoyundaki algısının da istenilen noktada olmadığını gözlemlemiş bulunmaktayım. Umarım ve dilerim ki bu saatten sonra toparlar ama zor gözüküyor. Bugünlük de bu kadar diyerek sözlerime son veriyorum. Kalın sağlıcakla.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.