İki Vali, bir dil

Sayın Vali Güzeloğlu gidiyor ya…

Yalakaları ne zaman vazgeçecekler yalamaktan diye boşuna beklemişiz...

Hani, gelen valiyi yalamak için eskisini yalamayı bırakmak lazım gelmez mi?

Öyle ya…

Kaç yere salacaksın bu dili?

***

Biz, “Eskiyi bıraktılar, şimdi de gelen valiye yalakalık yapacaklar” diye beklerken…

Bir de ne görelim…

Aynı anda, tek dille iki tarafı da yalamayı başarmış bizimki!..

***

Yuh yani!...

Buna da tanık olduk ya!..

“Pes artık” dedim…

***

Geçen yazımızda “Ne yaparsanız yapın, ama en iyisin siz yapın” demiştim…

Helal olsun valla…

Adam bu işi biliyor be!…

***

Biz olsak…

Birini idare edemeyiz valla!..

Herif motorize!..

Şapır, şapır, şapır…

***

Boşuna 32 yılımızı bu meslekte tüketmişiz!..

Haram zıkkım olsun yediğimiz ekmekler!..

Ne var yani…

İnsan iki tane güzel kelime ezberler…

***

- “Sayın Valim…

Mikrofonda bu kadar mı güzel konuşulur ya!..”

…

- “Siz konuşurken, biz arkadaşlarla cama koştuk!..

Arka bahçede bülbüller şakıyor zannettik…”

…

- “Sayın Valim, Samsun ne güzel oldu böyle… Siz geldikten sonra tek kazma vurulmadı, tek bir çivi çakılmadı… Kentimizin doğal dokusunu bozmamış olduk böylece…”

…

- “Ama Allah var!..

Gerçekten mikrofonda sesiniz güzel!..”

***

- “Sayın Valim..

Ne olacak benim halim!”

***

“Neyse Sayın Valim…

Siz bana aldırmayın…

Yolunuz uzun…

Değerli vaktinizi almayayım…

…

Saygılar…

Hürmetler…

Sevgiler…

Ve de ilikli düğmeler…

***

Dün bir başmuharririn köşesini imrenerek okudum…

Şoke oldum…

Satır başına düşen dil sayısını hesaplamak mümkün değil…

Kesinlikle biz bu konuda sınıfta kaldık…

***

Tam da “Artık işi bitti, eskisinin pabucu dama atıldı…” diye beklerken…

Bizim yalama uzmanı bir ilki gerçekleştirdi…

Eski ve yeni aynı anda…

Tek dille iki valiyi birden…

Yalap-şalap!..

Ortalık tükürükten geçilmiyor…

***

Üstelik, zaman zaman dili boşa çıkarıp, dışarıdan birilerine de atıyor…

Elbette bu bir meziyet gerektirir…

Öyle her babayiğidin harcı değil

Yalakalığın bile yüzü kızarıyor okurken…

***

Satır başına kaç dil düşüyor hesaplamak mümkün değil…

Heilderberg baskı makinelerindeki numaratörlerden takmak lazım bizimkinin diline…

Ki, aynı anda iki valiye birden atılan dil sayısını hesaplayabilsin!..

***

Neyse…

Bunlar bilinen şeyler zaten…

Biz önümüze bakalım…

***

Önceki gün, Makine Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Kadir Gürkan aradı…

Aramakla da kalmadı ziyaretimize geldi, sağ olsun…

Biliyorsunuz, iki gündür kulaklarını çınlatıyoruz…

Kendisine yöneltilen birkaç soru vardı…

Biz de bu sorulara aracılık ediyorduk…

Aldık yanıtımızı…

***

Önce soruları anımsayalım…

Vatandaş şöyle sormuştu:

- “Karnından konuşmayı gevelemeyi bırak... Samsun'daki termik santrallere 'evet' mi diyorsun 'hayır' mı?

- "Sen, bu haberlerle TMMOB örgütlülüğüne ve onların Bartın, Amasra da santrallere 'hayır' diyen raporlarına karşı bir dil mi geliştirdin, ne ayaksın?"

***

Soruş biçimi kendi tarzımız…

Bundan kimse gocunmasın..

Zaten gocunan da yok, Kadir Gürkan da böyle söyledi…

***

Aldığımız yanıtlar da birebir böyle olmayabilir, ama Sayın Gürkan"ın anlatımından anladığımız bu…

Hani derler ya, “Sen ne kadar anlatırsan anlat. Anlattıkların, karşındakinin anladığı kadardır” diye…

İşte bizim anladıklarımız:

 - “Karnından konuşan yok. Ama ne dediğimizi anlamak istemeyen ve ille de bizi çevre düşmanı ilan etmek isteyenler var.

- “Biz enerji üretimine karşı değiliz. Ancak eğer üretilecekse hem ulusal çıkarlarımıza hem de çevrenin korunmasına öncelik verilmeli…

- “Kaldı ki, biz termik santraller kurulsun demiyoruz. Fakat, eğer mutlaka kurulacaksa bunun yer seçimi çok önemli. Tüm odaların bu aşamada görüşü alınsın” diyoruz.

- “Ayrıca, yine termik santraller ille de kurulacaksa, ithal kömür getirtip, ulusal enerjide dışa bağımlılığı arttırmak yerine, santralleri kömür kaynaklarımıza yakın yerlerde kuralım ve yerli kömür kullanalım” diyoruz…

***

Denge Gazetesi"nde MMO Samsun Şube Başkanı Gürkan"ın açıklamalarını ayrıntılı bir şekilde okuyabilirsiniz…

Bunun dışında yazılmaması koşuluyla aramızda geçen konuları da takip etmeyi sürdüreceğiz…

***

Bu arada Tekkeköy"de santral kurmaya çalışan OMV ile öyle sıkı fıkı bir ilişkileri söz konusu değilmiş…

Hatta geçen hafta MMO"da düzenlenen panele bile OMV"den kimse katılmamış…

…

İşin komik kısmı burada…

Kadir Gürkan"a “Sizce neden katılmadılar” diye sordum…

“DAVET ETMEDİK Kİ…” dedi…

Ben koptum gülmekten…

***

Neyse, bana müsaade…

Gidip biraz çalışmam lazım…

32 senedir bir türlü çözemediğim yalakalık işini sökmeye çalışacağım…

Yalap-şalap, yalap-şalap…

***

En azından yeni gelen valiye bir kaç dil atalım!..

Meslek hayatımızı bitirdik, daha siftah yok valla!..