Hobilerimizi de çalıştırıyoruz

Muhammet Torun

İnsanın yaptığı bazı şeylerin hiçbir amacı yoktu. Balık tutardı, türkü söylerdi, resim çizerdi, bahçeyle uğraşırdı. Kimse dönüp “Bundan para kazanıyor musun?” diye sormazdı. Çünkü bazı uğraşlar sadece insanı hayatta tutmak içindi.

Şimdi ise yaptığımız her şeyin ekonomik bir karşılığı olması bekleniyor.

Fotoğraf mı çekiyorsun? Sayfa aç, takipçi kazan.

Enstrüman mı çalıyorsun? Youtube kanalı kur.

Oyun mu oynuyorsun? Yayın aç.

Yemek mi yapıyorsun? İçerik üret.

Kitap mı okuyorsun? Özetini paylaş.

Sanki keyif almak başlı başına yeterli bir gerekçe olmaktan çıktı.

Üretken olmak elbette güzel. Emek verip karşılığını almak da öyle. Fakat artık garip bir noktaya geldik. İnsanlar para kazanamadıkları hobileri zaman kaybı olarak görmeye başladı. Oysa belki de bizi ayakta tutan tam da o “işe yaramayan” uğraşlardır.

Bir gitarın başına geçtiğinizde saatlerce aynı melodiyi çalabilirsiniz. Kimse alkışlamayabilir. Kimse dinlemeyebilir. O melodinin milyonlarca kez dinlenmesine de gerek yoktur. Belki o birkaç dakika, günün en değerli anıdır. Çünkü orada performans yoktur. Rekabet yoktur. Sadece siz varsınızdır.

Hayatın neredeyse tamamı zaten hesap vermekle geçiyor. İş yerinde performans, okulda not, trafikte hız, sosyal medyada beğeni… İnsan sürekli ölçülüyor. Fakat ölçülmeyen alanlar giderek daralıyor. Hobi dediğimiz şey de bu ölçüm çılgınlığından payını aldı.

Belki de bu yüzden yoruluyoruz. Çünkü dinlenmek için yaptığımız şeyi bile işe dönüştürüyoruz. Zihnimiz mesaiyi bitiremiyor. Elimize aldığımız kalem bile bazen yazı yazacak bir araç değil, eksik hissedilen bir kariyer planına dönüşüyor. Okuduğumuz kitap rafımızı süsleyen bir başarı göstergesi oluyor. Gezdiğimiz yerler ise anı olmaktan çok paylaşım malzemesine dönüşüyor.

İnsanın kendine ait, kimsenin görmediği bir köşesi olmalı. Sadece kendi için yaptığı, hiçbir getirisi olmayan uğraşları… Çünkü insan yalnızca üreterek değil, oyalanarak da yaşar. Hatta bazen oyalanmak sandığımız şey, ruhun kendini onarma biçimidir.

Belki de yeniden hatırlamamız gereken soru şudur:

“Bu bana ne kazandıracak?” değil…

“Bu bana kendimi yeniden hatırlatacak mı?”

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.