Hikmet

İsa Abanoz

Hikmet, bilgelik demektir. Allah'ın her şeyi yerli yerince yaratma, her şeyi layık olduğu yere koymanın sırrıdır hikmet. Âlemin insanlar tarafından anlaşılmayan gizli amacıdır. Allah'ın kulun kalbine eşyanın hakikati hakkında koyduğu, akılla elde edilemeyen kalbi ilim ve eşyanın hakikatini olduğu gibi bilmedir.

İşin faydalarına dair Allah'ın hikmetleri, kula tamamıyla malum olsa kul o işi yapmaz, aciz kalır. Allah'ın sonsuz hikmetleri, idrakini yıkar, harap eder. Kul o işe koyulmaz. Yüce Allah, o sonsuz hikmetlerden pek az bir miktarını, kula yular yapar, onu o işe çeker. O işin faydasından hiç haber vermese kul hiç harekete gelmez. Çünkü hareket, insanların faydası içindir. Biz o yüzden işe koyuluruz. O, işin hikmetini tamamıyla bildirse kul yine harekete gelemez. Nitekim devenin yuları olmasa yürümez. Fakat yular ağır ve büyük olsa yine gidemez, çöküverir.

Hikmeti istediğin kadar tekrarla. Ona ehil değilsen hikmet, senden ne kadar uzak! İster yaz, belle. İster bahset, söyle! (II, 318-319)

Hikmet ehli olmayan kişinin dilindeki hikmet sözünü de iğreti elbise bil! Hırsız, güzel bir elbise giyse bile o eli kesik, senin elini nasıl tutar, sana nasıl yardım edebilir? (II, 670-671)

Hikmet, müminin kaybolmuş devesine benzer. Hikmet, teşrifatçı gibi insanı padişahla görüştürür. (II,1669)

Tabiattan doğan hayalden meydana gelen hikmet, Allah'ın nurunun feyzinden nasipsiz bir hikmettir. Dünya hikmeti (felsefe), zannı, şüpheyi artırır; din hikmetiyse insanı feleğin üstüne çıkarır. (II, 3202-3203)

Can, hikmete, bilgilere; ten ise bağa, üzüme meyleder. (III, 4438)

Allah'ın yarattığı bir şey abes değildir. Kızgınlık, hilm, öğüt, hile, hepsi doğrudur. Bunların hiçbiri mutlak olarak hayır değildir. Aynı zamanda mutlak olarak şer de değildir. Her birinin yerinde faydası vardır, yerinde de zararı. Onun için bilgi vaciptir, faydalıdır. (VI, 2597-2599)

Bilgi ve hikmet, doğru yol ile eğri yolu belirtmek içindir. Her taraf yoldan ibaret olsaydı hikmet, abes ve boş bir şey olurdu. (VI, 1753)

HİLM

Hilm, doğuştan olan yumuşak huyluluktur. Öfke ve hiddet zamanında gösterilen sükûnet, hiddeti gerektiren yerde sakin ve soğukkanlı olmaktır. Nefsini heyecandan korumaktır.

Hilm kılıcı, demir kılıçtan daha keskin hatta yüzlerce ordudan daha galip, daha üstündür. (I, 3989) (Mevlana'dan Düşündüren Sözler, Ş. Karaköse)

Seçim maratonunun iyiden iyiye kızıştığı bu dönemlerde insanlara hilmi tavsiye ediyorum. Keskin sirkenin verdiği ilk ve en büyük zarar elbette ki kendi küpüne olur. Kalın sağlıcakla…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.