Türkiye'nin ideolojik bölünmüşlükten etnik temelli kopuşa sürüklendiğini söyleyen Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Samsun İl Başkanı Abdullah Karapıçak, Kimlik gerilimleri demokratik zafiyeti ortaya koymaktadır ve etnik unsuru esas alan yaklaşımla, 25 yıldan bu yana Türkiye'yi kana bulayan örgütün amacının bağımsız bir Kürt devleti kurmak olduğu açıkça ortadadır. MHP olarak böyle bir açılımı kabul etmek mümkün değildir. Oradaki Kürtçe konuşan insanlarla hiçbir sorunumuz yoktur. Yüz yıllardır kız alıp vermişiz. Bir akrabalımız var. AKP artık bölücülüğün başını yapıyor'' dedi.
DİPSİZ KUYU BENZETMESİ
''Kürt sorunu yoktur, AKP sorunu vardır diyen Karapıçak, ''Kökü dışarıda olan, delinin biri kuyuya bir taş attı adına da sözde Kürt sorunu denildi. Şimdi sözüm ona, akıllılar kuyudan bu taşı çıkartmak için uğraş veriyorlar. Olmayan bir taşı hangi dipsiz kuyudan çıkartacaklar hep beraber izleyeceğiz. Ama bu açılımların sonu yok tıpkı AB açılımları gibi. Bir mikrop ve bir virüs gibi milleti içten içe kemiriyorlar'' dedi.
Ayağa kalkacak bir Türk Milletinin elinden ne Avrupa ne de Amerika bu fitneye öncülük yapanları kurtaramaz. İfadelerini kullanan Karapıçak; şöyle devam etti ''Bugün bölücülüğe destek verenlerin ileride Büyük Türk Açılımını yapacak olan bu milletin yanın da durmak zorunda kalacakları unutulmamalıdır. Ortada kalacak olanlar ise, fitne ve fesada bu ülkede ön ayak olanlar olacaktır.''
''ZOR GÜNLER BEKLİYOR''
Milletin artık bu konuşmalardan ve tartışmalardan sıkıldığını belirten Karapıçak, ''Demokratikleşme süreci adı altında Türkiye'nin bölünmesine katkı sağlayan zehir saçan konuşmalardan bu millet usanmıştır diye konuştu.
Türkiye'yi zor günler beklediğini ifade den Karapıçak, şunları söyledi; Önümüzdeki günler, ülkemiz açısından sakıncalı günlerdir. Böyle bir günde soğukkanlı olacağız, sabırlı olacağız. Tahriklere, kışkırtmalara kapılmayacağız. Kürt açılımını doğru bulmuyorum, kapalı mıydı ki açalım. Farklı etnik yapıya sahip insanlar yani hepimiz bu ülkenin insanlarıyız. Bu memlekette hiçbir vatandaş diğerinden üstün değildir. Kimse etnik, mezhebi ve dini sebeplerden dolayı ikinci sınıf vatandaş olarak görülemez.''
Mustafa ARAN