Hayat dersi

Dilek İskender

Bu gün bir konuğum var. Duygularına tercüman olmamı istedi. Buyurunuz hep birlikte okuyalım yazısını. Yorumu size bırakıyorum :

Aklımız ermeye başladığı andan itibaren başlıyor hayat dersi.
 “ Aman evladım koşma, terleme, terli su içme, arkadaşlarınla iyi geçin, erken yat, erken kalk, yemeğini  bitir....”
Büyüklerimizin üzerimize titrercesine dayattıkları öğretilerin belkide en masumları bunlar.
Okul çağına gelindiğinde daha da ağırlaşır öğretiler.
“ Çok ders çalışmalısın, iyi okullar kazanmalısın ,  güzel resim yap  , iyi şarkı  söyle, en mükemmel kompozisyonu sen yaz, doktor ol, öğretmen ol, vatana milete faydalı ol ...”
Bunlar ise  nispeten masum. Ancak yavaş yavaş tehlikeye atıyor insanı.
Şimdi sıkı durun, esas tehlikeli öğütler başlıyor : 
“ BAŞARILI OL ! ÇALIŞKAN OL ! İYİ İŞLER ÇIKAR ! YAPTIĞIN İŞİ EN İYİ YAP !...”
Sırada en azılı öğütler var:
“ YALAN SÖYLEME , DOSTLUĞA DEĞER VER , DOSTLARINI SATMA , İNSANLARI KANDIRMA ! İYİLİK YAP! BÜYÜKLERİNE SAYGILI OL ! AKILLI OL ! KİBAR OL ! HANIM OL ! EFENDİ OL !...
vesaire , vesaire , vesaire ireireireire... “
Niçin ? diye sordunuz mu hiç ?  Ben sordum ve bana “ İnsanlar başarılı olursa herkes tarafından sevilirler. İyi insan olmak  ve  herkes tarafından sevilmek istiyorsan doğru insan olmalısın , kibar olmalısın  ...vs “ demişlerdi ve buna benzer bir yığın nasihatvari söz söylemişlerdi. ( Acaba kandırıldım mı diye düşünmekten kendimi alamıyorum, kötülerin istediklerini elde ettklerini gördükçe )
Bu öğretiler pek çoğumuz gibi benim de hayatımı şekilendiren mihenk taşları oldular. Kendimi bildim bileli bunların,  yol gösterici ışığının peşinde koştum. Hayatım boyunca yalan söylemedim, sevdiklerimi ve sevenlerimi asla  hayal kırıklığına uğratmadım. ( Aksini söyleyenler dost maskesi takmış kurt adamlardır.) Cansiperane, dostlarımın arkasında durdum her zaman, onların bazıları ! o sırada arkadan hançerlerken bile. Kolejde okudum, öğretmen oldum, mesleğimi sevdim ve hep iyi olmaya gayret ettim. Öğrencilerimle sevindim, üzüldüm. Hep daha iyi olmaya çalıştım.

 

 

 


Otuzlu yaşlarımı sürdüğüm şu günlerde esefle görüyorum ki iyilik ve başarı yada en güzeli yakalamaya giden çaba, baltalanıyor. Standart insanlar, kendi yapamadıklarını yada bir sebeple yapmak istemediklerini başaranları kıskanıyorlar ve onun gibi olmak yerine iyi olanı kandilerine benzetmeye çalışıyorlar, iftiralarıyla kendi çamurlarının içine alıp değersizleştirmeye uğraşıyorlar. Eskilerden rahmetli  bir dostumun ( ! ) dediği gibi; “ Başarılı olanlar yanlış dostlar ve gerçek düşmanlar kazanıyorlar.  “
Dostlarını dünyevi  heveslere satanlara gelince ; onların ağzına “DOST “ ve “DOSTLUK ” gibi kelimeler hiç mi hiç yakışmıyor.
Buraya kadar biraz kinayeli söylemlerde bulundum. Arif olan anlasın diye. Fakat teşbihte hata olmaz. Söyleyene değil söyletene bakılır.
Şimdi bırakalım bunları da önümüze bakalım. Varsın layık olanlar kendi yalanlarının çamurunda boğulsunlar. Yine de şu içinde bulunduğum yaşımda inanıyorum ki bu dünyada hala dürüstlük ve gerçek dostluk ölmedi ve ben bundan sonra da nasihatlerin peşinde koşmaya , çocuklarıma ve öğrencilerime aynı öğretileri vermeye devam edeceğim.   
Çocukluğunda edilen nasihatleri uygulayan İYİLER! Sözüm size. YILMAYINIZ. Tüm riyakarlara, fırsatçılara  rağmen siz doğru bildiğiniz yolda yürümeye devam ediniz. Aksi olurda bizler de yılgınlık gösterip vazgeçersek, onlardan ne farkımız kalır. Bu “ Kafire kızıp oruç bozmak olur. “  Unutmayınız ki , Allah bizim de Allahımız. Yüce Rabbimizin  adaletine sığınalım ve Ona havale edelim. Tüm yaşanmışlıklar bir HAYAT DERSİ dir. 
Bu yazımı yazarken bana güç ve yaşama sevinci veren en iyi dostum sevgili eşime teşekkür ederim. Umarım bir daha böyle bir yazı yazmam.

Diline ve yüreğine sağlık sevgili arkadaşımın. Ben kendisinin  duygularına tercüman olurken o da birçoklarınınkine tercüman oldu sanırım. 
Hayırlı haftasonları ve ailelerimizle sağlıklı , mutlu yarınlar dilerim hepimize.

                                                                                           


       
 
   
    
  

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.