Halk siyaset konuşuyor !

Sokağın Siyaseti: Saathane

Sokağın Siyaseti, halkın nabzını tutuyor. Tolga Birgücü, Saathane'deki esnaflarla, emeklilerle, işçilerle, işsizlerle ülke gündemini, siyaseti konuştu. İşte Saathane'nin günlük siyaseti...

Saathane Meydanı'ndaki esnaf, her dönem iktidar olan partinin ülkeden bir parça çaldığını ve gelecek nesillere borç bıraktığını belirterek, bu anlayışın hakim olmasından şikayetçi. Saathane esnafı, "Her gelen bize bir borç bırakıyor. Eski liderlerin yaptıkları hataların ceremesini şu an bizler, bizim evlatlarımız çekiyor. İşsizlik, çaresizlik diz boyu. Her seçimde birisini seçiyoruz, bizi kurtarsın diye ama değişen bir şey olmuyor, o geliyor aynısını yapıyor, öbürü geliyor gideni de aratıyor"

ÇÖZÜM BULACAK BİR PARTİ İSTİYORUZ
Saathane Meydanı'nda çay ocaklarını dolduran vatandaşlar ise, siyasi parti liderlerlerinden şikayetçi. Vatandaşlar, "Hak edenin hak ettiği yere gelmesini istiyoruz. Bizi işe alacağını söyleyerek oy isteyen parti lideri istemiyoruz. Vatandaşına sahip çıkacak, onların sorunları ile ilgilenip dertlerine çözüm bulabilecek bir partinin iktidar olmasını istiyoruz" diyor.

ÖNEMLİ OLAN A YADA B PARTİSİ DEĞİL
Saathane Meydanı'nın müdavimleri arasında yer alan Nemci İnce isimli vatandaş, hükümetten hiçbir şey istemediğini sadece ve sadece mutlu bir yaşam sürmek istediğini söyleyerek, “Ülkenin başına gelen partinin a veya b partisi olması hiç önemli değil, biz isim istemiyoruz. Sadece vatandaşının başında durup onu doğru bir şekilde temsil edip ve sahip çıkacak halkına yararı olacak, iş imkânı sağlayabilecek liderler istiyoruz. Vatandaş para beklemiyor ki; önümüze geçip bize rehber olsunlar yeter. Biz durumların düzelmesini beklemekten memnun değiliz. Ürettiğimiz ürünleri satabilmek istiyoruz ve çalışmak istiyoruz. Biz, bize yol gösterilmesini istiyoruz. İnsanların elinde bir oyuncağı vardı, yıllarımızı o oyuncağımızla mutlu geçirdik ve bir gün geldi birileri çıktı oyuncağımızı elimizden aldı. Öylece kala kaldık, şimdi kaderimizi bekliyoruz. Ne olacağımızı, ne yapacağımızı bilmeksizin hem de kararsızca” dedi.

TEKEL'İ BİZE ANLATSINLAR
İsmini vermek istemeyen bir işsiz vatandaş ise, mevcut hükümete tepkisini dile getirerek, "AKP Tekel'i 260 milyon dolara sattı. 130 milyon dolarlık yaş üzüm stoku varken hemde. 6 ay sonra aynı Tekel'i, 950 milyon dolara Amerika Birleşik Devletleri'ne neden satıldığını hala bilemiyoruz. Bu nasıl bir iş? Bunu açıklasınlar bize. Başbakan, 'Ben, bana emanet edilen kasayı kimseye soydurmam' dedi. Fakat bunu bizim halkımız görebiliyor. Recep Tayyip Erdoğan kendisine emanet edilen ülkeyi resmen kendisi soymaktadır. Halka kömür dağıtmak ile iş mi oluyor, bize inek versinler, tarla versinler, biz kendimiz tarlamızı sürer alnımızın teri ile gerekirse 2-3 ay bedava çalışırız. Hemen parayı düşünmeyiz, yeterki işimiz olsun. Ailemize, ekmek, aş götürebilelim. Evimizde yemeğimiz pişsin, buralarda boş boş oturmayalım. Bize gelecek olan lider iş sahası iş imkânı sağlasın, okula giden çocuklarımıza bir simit parası vermiyoruz. Bu durum nereye kadar gidecek. AKP'nin karşısında kim olursa olsun, hangi parti olursa olsun, güçlü olmasına hiç gerek yok, yeter ki AKP kazanmasın biz her zaman karsı tarafa vereceğiz CHP – MHP artık ne ise o olur” diye konuştu.

AKP İYİ DEĞİL AMA FAYDALI
Saathane'deki çay ocaklarını kendilerine mesken edinen bazı vatandaşlar ise, şu an AKP'nin ülke için faydalı olduğunu ve işsiz oldukları halde şu anki iktidarın diğer iktidarlardan ülkeyi ve halkı daha fazla önemsediğini, halk için bir şeyler yapmaya çalıştığını düşündüklerini kaydederek, şunları söyledi: "Bu memleket, şu ana kadar ilk defa düzenli bir şekilde rayında gitmeye çalışıyor ve bunu kıskanıyorlar. Şu anki hükümet gecen dönemde var olan hükümetten çok çok daha faydalı mı diyeceksiniz tamam AKP iyi değil ama diğerlerinden daha faydalı oldular ülkemize"

ÇOCUKLARIMIZI ASKERE YOLLUYORUZ AMA...
İsmini vermek istemeyen bir başka vatandaş ise, “Yargıya yapılan saldırı için; dinciler ve Müslümanlar gerçekleştirmiştir bu saldırıyı dediler bu karalamayı attıkları da halktan vatandaşlarımızdı. Sonra ise saldırı Ergenekon'a mal oldu. Halktan önce özür dilemeliler, işin aslını bilmeden halkı yargıladılar bu ayıptır. Bizde, bu ülke için çocuklarımızı askere yolluyoruz, yurdumuz için bir şeyler yapıyoruz, üretiyoruz ve işliyoruz. Yasaklar konuldu insanlara, en basiti türban yasağıdır. Okullara, kamusal alanlara ve bunun gibi birçok yere eşlerimiz, kızlarımız giremiyor. Dil, din ve ırk ayrımı yapılmaya başlandı artık ülkede. Erkek çocuklarımızı ise askere alırken bu ayrımı yapmadan alıp hudutlarda nöbet tutturuyorlar. Peki, böyle olacaksa annesi babası, ailesi dinci ve namaz kılan insanların çocuklarını da askere almasınlar. Bu vatan bizimse bekleyeceksek ayrım yapılmayacak, ayrımcılık yapılmayacak. Biz sadece eşitlik olsun istiyoruz. Tepemize çıkıp bizi içten bölmesinler artık bize haklarımızı versinler biz Türkiye vatandaşı olarak fazla bir şey istemiyoruz sadece hakkımızı istiyoruz.” diyerek liderlere sitem etti" dedi.

Tolga BİRGÜCÜ

GÜNCEL Haberleri