Hakikat-2

Yaşar Koca

Bundan önceki yazımızda “Hakikati nasıl aramalıyız ve hakikat nerede bulunur?” hakkındaki suallere cevap bulmaya çalışmıştık. Bugün yine geçen ki yazımızla bağlantılı olarak diğer suallerimize cevap bulmaya gayret edeceğiz:

-Hakikati kimlere söylemeliyiz?

-İnsan nasıl mutlu olabilir?

Hakikati temiz kalpli olan ve hakikati gerçekten merak eden insanlara söylemeliyiz. Kötü niyetli kişilere söylemeğe gerek yoktur. Çünkü onlar öğrendikleri hakikatleri kötü niyetleri için kullanmak isteyeceklerdir. Aslında hakikatler eşi az bulunan inciye benzer. Kötü insanlar timsaha benzerler. Kulakları olmadığı için incileri takamayan timsah misali incinin yani hakikatin gerçek değerini anlayamayan kötü niyetli insanlar bu inciden iyi niyetle istifade etmek yerine timsah misali inciyi yemek ister. Yerken dişini kırıp üzerinize saldırabilir. Bunu çok iyi bilip iyi niyetli insanları  tespit etmek gerekir.

Her insanın ömrü boyunca tırmanacağı dik sarp ve yorucu bir dağı vardır. En büyük mutluluk işte o dağın tepesine tırmanabilmektir. Bazen insanlar yarı yolda tırmanmaktan vazgeçebilir. O mutluluğu tadamaz. Bazıları da zirveye çıkmadan zirveye çıktıklarını zannederler. Onların mutluluğu da bir fotoğrafı görmekle, fotoğraftaki kişinin kendini görmek gibidir. Zirveye çıkmanın tadı bambaşkadır. Bu zirve maddi anlamdaki doyum değildir. Zirve kişinin mutluluğu hissedebilmesidir.

Herkes senin benim düşmanımız olabilir. Ama sen kendine dost olarak yetersin. Uğradığın haksızlık ve felaketler hiçbir zaman bir insanın katlanamayacağı kadar ağır değildir. Bu felaketler Domuz Gribi gibi baştan çok korkutur. Ama aslında cürmü çok küçüktür. Bakarsın bünyemiz o Domuz Gribini öyle çabuk atlatmış ki sen bile inanamazsın. Yeter ki kendine ve dostluğuna  güven.

Tabiat incelenmeye değer bir hazinedir. Gündüz herkese yüzünün güzelliklerini gösterir. Ancak geceleyin tabiat ise çok farklıdır. Tabiat, aşığına gizli güzelliklerini gece gösteren kadına benzer. Gece tabiatı incelemeye doyamazsınız. Gökyüzü, sessizlik, anlatamayacak kadar heyecan verir. Öyleyse tabiatın kıymetini çok iyi bilelim.

İnsan sevincini kederini paylaşacak, başını omzuna koyup ağlayacak bir dost elbette çok ister. Heyhat zamanımızda böyle bir dost bulmak o kadar zor ki, denizde balığın ağzındaki inciyi bulmak gibidir. Herkes haset ve tamah peşinde. Öyle değil mi? Ancak gerçek sadık dost, senin kıymetini çok iyi bilip, sana sahiplenen ve gözünün içine sevgiyle bakan, bir köpektir. Ama mutlu olmaya bu yetmez her zaman. Peki diğer sorumuzun zamanı geldi: İnsan Nasıl Mutlu Olabilir?

Her türlü zorluğa karşı iki kişi daha fazla direnç gösterir. Bir insanın mutluluğunun kaynağı iyi bir eşe sahip olmasıdır. İyi bir eşi olan insan ancak mutlu olabilir. İyi bir eş bir insana Hz. Allah"ın bu dünyada verdiği en büyük mükâfattır.

Bütün okuyucularımın İyi Bir Eşe Sahip olmalarını diliyorum.

Tekrar görüşmek ümidiyle hoşçakalın.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.