Düzenlemenin ilk bakışta herkese öğretmen olmak noktasında eşit fırsat sunmanın yoluymuş gibi görünse de, aksine özellikle örgün eğitimde yoğun uğraşlarla mezun olup öğretmen olarak atanmayı bekleyen ve bu bölümlere girmek ve mezun olup atanmak için uğraşıp didinen yüzbinler açısından açık bir hak ihlali olduğunu savunan Gülçiçek, düzenlemeyle öğretmenlik mesleği sıradan bir meslek haline geleceğini ve bu Milli Eğitim Temel Kanunu'nda 43. maddede tanımlanan öğretmenlik mesleği ile de çelişkiler yaratacağını ifade etti.
KABUL EDİLEMEZ
Gülçiçek, Milli Eğitim Temel Kanunu'nun ilgili 43. maddesinde; Öğretmenlik Devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir. ifadesi yer almakta olduğunu ve öğretmenlik mesleğine hazırlık genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon ile sağlanır ifadeleriyle öğretmenlik mesleğinin özel eğitim gerektirdiği hükme bağlandığını ve dolayısıyla öğretmenlik mesleğinin açıköğretim fakültelerinin kontenjanlarını doldurmak için bir propaganda malzemesi haline getirilmesi eğitimin niteliği ve öğretmenlik mesleğinin geleceği açısından kabul edilebilir olmadığının altını çizdi.
Ercan ÜSLÜ