GENEL DEĞİL YEREL

Yusuf Demircioğlu

Ak Parti'nin her seçim öncesi bir düşman belirleme stratejisine alıştık artık.Yeni düşman,paralel yapı. Yüz altmış ülkede okulu bulunan,ana dili Türkçe olmayanlara dilimizi öğreten insanlar ''haşhaşi,sülük, terörist''oluverdi.

Yılların dostluğu bozuldu.Hizmet hareketinin iddiası büyük.Yolsuzlukları, hayırsever olarak tanıtılan insanların kimlere ''hayır ''yaptığını,paraların nasıl sıfırlandığını ortaya çıkarıyorlar.

Şimdilik bütün bunlar iddia.Ses kayıtları gerçek mi yoksa montaj mı bilmiyoruz.Yargıdan ortaya çıkarmasını bekliyoruz.Ama yargı mensuplarının başı dertte.Kimi Fizan'a kimi Hizan'a sürülüyor.

Yargının gerçekleri ortaya çıkarması şimdilik mümkün değil.Zaten Ak Parti 'nin yargıyı umursadığı yok. Bugüne kadar görülmüş en ilginç aklanma yöntemini devreye sokmaya çalışıyorlar.Yolsuzluk iddialarından arınma noktasını mahkeme değil sandık olarak görüyorlar.

Oylarını artırırlarsa kendilerini aklanmış sayacaklar.Bu yüzden sıradan bir yerel seçimi,kendi ifadeleri ile İstiklal Mücadelesi'ne çevirmeye çalışıyorlar. Seçim kampanyalarının  tamamı ayrıştırma üzerine kurulu.Ölülerimizi bile ayrıştırdılar.

Algı yönetiminde başarılı oldukları inkar edilemez bir gerçek.Düşmanlığın  düşüncenin önündeki en büyük engel olduğunu bilecek kadar tecrübeliler.Ne kadar çok düşmanlık o kadar az düşünce.

Düşmanlığımız çoğalsın ki,ayakkabı kutularının hesabını sormak aklımıza gelmesin.Paralar gerçekten sıfırlandı mı sorusunu sormayı düşünmeyelim. Dünün kahramanları  nasıl hain oldu,öğrenme ihtiyacı hissetmeyelim.

Düşmanlığımız çoğalsın ki,29 yaşında bir İranlı Türkiye Cumhuriyeti Bakanlarını nasıl parmağında oynatmış merak etmeyelim.Bakan eskisi birinin 15 yaşında çocuğun cenazesine katılanlara ölü sevici demesini önemsemeyelim.Bakara suresi ile makara yapılması vicdanımızı incitmesin.

 Düşmanlığımız çoğalsın ki, Bakan çocukları ile bizlerin adalet önünde eşit olduğu yalanını film izler gibi sesimizi çıkarmadan izleyelim.

Düşmanlığımız çoğalsın ki,askerleri içeri alırken alkışladıklarımızı,serbest bırakırken de alkışladığımızın farkına varmayalım.Dün mü doğru yaptılar?Yoksa bugün mü,sorusunu sakın kendimize sormayalım.

Düşmanlığımız çoğalsın ki,bölge adayların yeterli olup olmadığını gözümüz görmesin.2012 Temmuz ayında sel suları ile ölen masumlar aklımıza gelmesin.Makam araçlarının hacizli olduğu günler unutulup gitsin. Bacası tüten bir tek işletmemiz yok iken küçük esnafı bitiren AVM'lerimiz var diye gurur duyalım.Şehrimizin tarihini unutalım.80'li yıllarda ilk onda iken kötü yönetimin Samsun'u 33. sıraya gerilettiğinin farkına varmayalım.

Şehrimiz özelinde başta İl Başkanı Fuat KÖKTAŞ olmak üzere,Ak Parti  yöneticilerin dillerinden düşürmediği bir şey var.''30 Mart Recep Tayyip Erdoğan'a en güçlü şekilde sahip çıkma günüdür. Bunun da cevabını milletimiz sandıkta verecektir.''

İktidar sahiplerinin tüm çabalarına karşı düşmanlığımızı çoğaltmayalım.Yerel seçimler için oy kullanacağımızı unutmayalım.Bu seçim şehrimizi yönetecek kişileri seçmek içindir. Vereceğimiz oylar parti liderlerine sahip çıkmak için değil,şehrimizi layığı ile yönetecek kişileri iş başına getirmek içindir.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.