GARİBANA GÖRE HABER BUNA DENİR

Adnan Bahadır

  İşte size habercilikte yanlı veya garibanı ezmekten yana yapılan haberin perde arkası. Sürekli anlatmaya çalıştığım ve şiddetle karşısında olduğum gazeteciliğin şehrimizde nasıl yapıldığını delilleriyle sizlere sunayım da, bakın bakalım bu şehirde haber anlayışı hangi dengeler üzerine oturtulmuş. Şimdi size iki olay anlatacağım, iki olay birbirine çok benzemesine rağmen, farklı iki okulda meydana gelmiş ve farklı iki uygulama yapılmıştır. Birinci olay, özel bir eğitim kurumunda okuyan öğrenciler arasında meydana gelmiş, lise birinci sınıfta okuyan şımarık genç önüne gelene kabadayılık yapıp, dövüyormuş, çocuk lise birinci sınıf öğrencisi olduğundan yüksek sınıfta okuyanlar onu muhatap almak istemedikleri için, kendisi ile uzun süre ilgilenmemişler, ancak şımarık genç önüne gelene saldırmaya devam ediyormuş. Geçtiğimiz hafta kantinde oturmakta olan lise son sınıf öğrencileri sohbet ederken, bu şımarık delikanlı sataşınca gençler dayanamayıp, dövmüşler onu. Olayı okul idaresi halletmesi gerekirken, korkup, sessiz kalmışlar, dayak yiyen şımarık öğrencinin velisi karakola gidip, şikâyetçi olunca işler karışmış ve olay savcılığa kadar intikal etmiş. Cumhuriyet Savcısı Fikret Bey"de, sağ olsun önüne gelen her dosya için elinde var olan yetkilerin tamamını kullanıp, tüm sanıkları tutuklamaya sevk etmekten çok zevk aldığından, bu gençlerin de adli kontrol şartı ile serbest bırakılmasını talep etmiş ve mahkemeye sevk etmiş, mahkeme talebi reddederek çocukları salmış. Kavgaya karışan çocuklardan birisi de benim çocuğum olduğundan olayı çok iyi biliyorum. Bu olay başta okul idaresi tarafından çözülmesi gereken bir olaydı, ama onlar beceremeyince, konu karakola, oradan da adliyeye intikal etmiş. Başta savcının bu olayla ilgili olumlu bir yaklaşım içerisine girmesi gerekirken hayatlarında ilk kez karakol, adliye, savcı, v.s. tanıyan bu çocuklara, devletin en sert yüzünü gösterme cihetine gitmesi fevkalade yanlış bir tutumdur. Bugüne kadar eleştirilmeyen adli yargı mensuplarının bugünden itibaren gündemde olacaklarını da bilmelerini istiyorum. Yazılacak o kadar çok belgeli, evraklı sıkıntılı durum var ki var ki, kaleme alınınca herkes şaşıracak. Bunu yazarken de sanmasınlar ki kendilerine şahsi bir kızmışlığım var, tam aksine birçoğu ile çok samimiyim, ama yaptıkları hataları birileri yazmalı. Ellerine geçeni tutuklamaya sevk etmeleri ne kadar doğru, ne kadar yanlış toplumun bunu bilmeye hakkı var. İkinci olaya sıra gelince, yine geçtiğimiz hafta, bir devlet lisesinde oluyor ve gençler arasında çıkan tartışmayı ayırmaya çalışan öğretmen dayak veya sopa kullanmak zorunda kalıyor. Öğretmenin asıl amacı olayı adli makamlara veya basına yansıtmadan çözebilmek olduğundan, öğrencileri ayırmakta güçlük çekince, hafif bir dayak faslından geçirmek zorunda kalıyor. Şimdi sizlere soruyorum bu öğretmenin yaptığı mı doğru, yoksa yukarıda anlattığım olayı karakola taşıyan öğretmenlerin yaptığı mı doğru? Keşke benim çocuğuma öğretmenleri iki tokat atsaydı da, çocuk gençliğinin baharında devletin soğuk yüzü ile karşılaşıp, ondan nefret etmeseydi. Gelelim bu haberi dün manşetten veren gazetelere, bu arkadaşlara birkaç sualim var; birincisi: Biz Mediva Hastanesi ile ilgili onca haber yaparken, sessiz kalınırken, gariban bir öğretmene yüklenmek ne kadar doğru bir haber anlayışıdır? Soru iki: Bu şehirde Süpürge Operasyonu yapıldı, onu gazetenizde geçiştirip, tutuklananların adını dahi vermekten korkarken, gariban öğretmene bu kadar yüklenmeyi nasıl izah edeceksiniz? Soru üç: Okullarımızın büyük bir bölümünde kantinler çeteler tarafından işletilip, orada çocuklarımız zehirlenirken, bunu hiç haber yapamadınız da, gariban öğretmene mi gücünüz yetti? Soru dört: Siz ne zaman adam gibi gazetecilik, adam gibi habercilik ve köşe yazarlığı yapacaksınız?  Soru Beş: Bu millet nasıl olsa keriz, istediğimizi yazarız da bunlar yutar mantığının Denge Gazetesi kurulduğunda bittiğinin farkına hala varamadınız mı? Ve son soru: O Haber bizde olmasına rağmen haber dahi yapmadık, sizde köşe yazarı olan arkadaş, sizden rica etmesine rağmen, ısrarla neden haber yaptınız? Şayet bu sorularıma adam gibi cevap verirseniz toplum sizi affeder, yok susmaya devam ederseniz, toplumun vicdanında gerçek yerinizi bulacağınızı unutmayınız. Değerli okurlarım, işte size iki benzer olayın, iki farklı çözümü ve farklı gazetelerdeki haber yapılış şekli. Ben tüm detayları ile sizlere arz ettim, takdir sizlerin. Bu şehirde kimin nasıl ve neye göre haber yaptığını siz takdir edin. Kalın sağlıcakla.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (35)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.