Türk Ocakları Samsun Şubesi tarafından düzenlenen seminere konuşmacı olarak katılan Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yusuf Demir, katılımcılara GAP hakkında bilgi verdi. Demir konuşmasında, Gap projesinin tamamlanması ile birlikte yılda 23 Milyar kWh hidroeletrik elde edileceğini kaydetti. Demir, "Bu enerji Türkiye'de üretilen toplam elektrik enerjisinin %80'ine eşittir. Bunun yanında günümüzde devlet eliyle sulanması gerçekleştirilen tarım alanları miktarı kadar bir alan (1 milyon 800 bin ha) sulu tarıma açılacak, nadas tümüyle ortadan ve bölgenin ürün deseni değişecektir" dedi.
GAP ALANLARINDA 14 MİLYON TON SEBZE ÜRETİLİYOR
Şuan GAP alanlarındaki sebze üretiminin 14 Milyon ton, meyve üretiminin 1 Milyon 400 Bin Ton olduğunu belirten Demir, "Sulama öncesi Bölge'de üretilmeyen soya, yer fıstığı, mısır, ayçiçeği ve fasulye gibi sulamanın getirdiği ikinci ürünler, yağlı tohumlar ve yem bitkileri olarak tarıma dayalı sanayiinin gelişmesinin temelini oluşturacaktır." diye konuştu.
SU SORUNU DAHA ÇOK HİSSEDİLECEK
Türkiye'nin hoyratça kullandığı su kaynaklarının eksikliğini, büyük şehirlerde başlayan kesintilerle bundan sonra yakından hissedeceğini söyleyen Demir, "Bugün Ortadoğu'da silahlı çatışmalar gündemde olsa da gelecekteki sorunun su olarak tanımlanması Türkiye açısından önem taşıyor. Dünya nüfusunun hızla artması, suyun kullanım oranının her geçen gün fazlalaşması, kaynakların giderek daha sınırlı hale gelmesi, sorunu karmaşık bir boyuta sürüklüyor. Bütün bunların yanında, dünyanın geleceğini tehdit eden küresel ısınma tehlikesinin ortaya çıkması da dünyada su kaynaklarına olan ihtiyacı artırırken, yaşamsal hammadde ve politik malzeme haline getiriyor. Ülkeler, su sıkıntısı çekmemek için yeni stratejiler üretirken, ortak sular üzerinde ortak yönetim hakkı da talep edebiliyor. Bu konuda dünyanın en tartışmalı bölgesinin adı ise yüzyıl öncesinden biliniyordu" şeklinde konuştu.
SU TÜRKİYE'NİN ÖNCELİKLİ SORUNU OLMAMIŞTI
"Türkiye'nin hiçbir dönemde öncelikli sorunu olmayan su, artık hem yaşam hem de enerji kaynağı olarak gündemin ilk sıralarına oturmaktadır" diyen Demir, konuşmasında şunları söyledi; "Son yıllarda uluslararası gündemin üst sıralarında yer almaya başlayan su sorununun eksenini, nüfus artışı, hızlı şehirleşme ve sanayileşmenin yol açtığı su ihtiyacı ve yaşanan iklim değişiklikleri oluşturuyor. Su sıkıntısı gelecek 20-25 yıl içerisinde Ortadoğu dahil bazı bölgelerde su krizine dönüşecek gibi görünüyor. Bu nedenle de su; 21. yüzyılın stratejik kaynaklarından biri olarak algılanıyor. ABD Stratejik Araştırmalar Merkezi'nde yapılan çalışmalara göre 2000'li yıllarda Ortadoğu'da önemi artan petrol değil su olacak. Bölge ülkelerinin en asgari müşterek çıkarlarda bile birleşerek su konusunda bir araya gelemeyişlerinin sonucunda, Batılı ülkelerin iştahları kabarmakta, Bölge ülkeleri arasındaki anlaşmalar ne kadar zayıf olursa veya sürüncemede tutulursa, batılı ülkelerin Ortadoğu su sorununa burunlarını sokarak çıkar sağlamaları da o kadar fazla olacaktır" Seminere Samsun Vali Yardımcısı Mesut Taner Genç ve Türk Eğitim Sen Samsun Şube Başkanı Levent Kuruoğlu'da katıldı.
Adem ERDOĞAN