ETEKLİ EŞKİYALAR, BENİ BAŞKASI...

Adnan Bahadır

ETEKLİ EŞKİYALAR, BENİ BAŞKASI İLE KARIŞTIRMIŞ!

Her işin bir raconu, bir adamlığı olduğu gibi eşkıyalığın da bir raconu, adamlığı vardır, yanında eşi, bacısı, kızı olan insanlara bırakın saldırmaya kalkmayı, onlara saygı duyulur,birisi onlara yanlış bakmaya kalksa ona gereken ders verilir.Şayet adamla bir işiniz varsa, adamı tek başına yakalayıp,gereğini yaparsınız.Adamın yanında kızı varken adama saldırmaya kalkıp,bir kamyon dayak yiyip,kaçmanız da hem sizin, hem de sizi oraya gönderenlerin ETEKLİ EŞKİYA olduklarının delilidir.Bu şehirde yönetici olarak yaşayanların bir şeyin kararını vermelerinin zamanı gelmiştir, Ya bu şehirde vatandaş sokakta adam gibi can,mal,namus güvenliği garantisi altında yaşayacak,veya üç,beş çapulcunun tehditlerine boyun eğip,onların her dediğini yapıp,devletin boşluğundan bu tür zavallılar yararlanacaktır.

Hayatımda bu tür insanlarla hiç beraber olmamıştım. Doğrusu ne kadar cesur, ne kadar delikanlı, ne kadar sözlerinin eri, ne kadar dost, ne kadar düşman olduklarını merak eder dururdum. Bunun için de iki,üç ay kadar bir süre bu tür insanların kişiliklerini öğrenme merakımdan onlara yakın durdum.Aynı sofralarda yemek yedim,çay içtim,aradan belli bir süre geçince adamları çorap söküğü gibi çözdüm.Kim kimin adamıdır,kim kimin dediğini yapar,kim yalandan birileri ile düşman gözüküp,perde arkasından birlikte olur çok iyi tanıdım.Bu zavallılar o kadar korkak,o kadar ödlektirler ki adliye,polis,savcılık dediğiniz zaman şehri terk ederler.Onların eline vereceksiniz silahı uzaktan birisine ateş edip kaçacaklar.Öyle adama yanaşıp,bir şey yapmaya kalktıkları zaman dün olduğu gibi bir ton dayak yiyip,kaçmak zorunda kalırlar.Çoğu psikopat ruhlu adamı yanlarında barındırıp,üç,beş kuruş harçlık vererek istedikleri işi yaptırırlar ona.Bu olaylara ta Süleyman Kaldırım"ın birileri tarafından yumruklandığında el atılmış olsaydı,bu gün bu şehirde bir çok şey hallolmuş olurdu.Herkesin yaptığı yanında kar kalıp,birde üzerine bir işletmeyi Belediyeden bedava alınca, işte o zaman bu insanlar herkese saldırıp,tehdit ederek zengin olacaklarını sanarlar, ama şundan emin olun ki o insanlar hayatlarında hiç karşılaşmadıkları sıkıntıyı onlara yaşatacağımı unutmasınlar.Sahipsiz köy bulup,dolaşacaklarını sanıyorlarsa çok yanılmışlardır,haberleri olsun.Yanlarındaki köpeği bana gönderip,beni kontrol altına alacaklarını sanıyorlarsa, değil ben, yedi sülalem onların dediğini yapmayacağını unutmasınlar.Beni Süleyman Kaldırımla karıştırmasınlar.İpliklerini öyle pazara dökerim ki, vallahi kendiler bile şaşırır,beni öldürmeye kalksalar geriden gelen yedi sülalemin, yine benim yolumdan devam edeceğini unutmasınlar.Yok belaymışlar,yok onlardan herkes korkarmış,başıma iş alırmışım,bakalım onlar mı bela,yoksa ben mi belayım şimdi bu şehirde herkes görecek onu.

Gelelim olayın aslına; Yazdığım yazılar ve yaptığımız haberlerle ilgili birileri hayli rahatsız olup, bu insanların yanına gitmişler. Hatta çok enteresanıma giden bir konu oldu; CHP eski İl Başkanı İhsan Kalkavan,  İbyahim Demiycioğlu için yazdığım yazılar, yaptığım haberlerle ilgili gitmiş İbrahim Uzun"u bulmuş, İbrahim Hoca beni arayarak yanına çağrınca dedim ki Hayırdır hocam konuyu bileyim, ondan sonra gelip, gelmeme kararını veririm. Bunun üzerine İbrahim Efendi ile ilgili yapmış olduğum haberleri ve yazdığım yazılarla ilgili olduğunu söyleyince, dedim ki; Hocam senin işin sendikacılık, benim işim gazetecilik herkes kendi işini yapacak, sen bu işlere karışma. Aslında hoca iyi niyetli bir adam ama bu şeytanlar sürekli kullanıyor onu. Bu sefer dedi ki bak Adnan sen benim dostumsun gönderirler önüne bir serseri, kırarlar bir tarafını, al başına belayı. Bu sefer dedim ki bak hocam sakın onların önünde durma, onlar ellerinden geleni yapsınlar,sen de rahatla ben de.Tabii bu arada Mediva Hastanesi, Adem Güney konusu da eklenince telefonlarım biraz daha sık çalmaya başladı, ama ben olayın hangi boyuta gideceğini tahmin ettiğimden tedbirimi almıştım.Bu tür bir hadiseyi bekliyordum.Beklediğim gibi de oldu,kızımla sabah gazeteye giderken birden karşıma eşkıya müsveddesi çıkıp,beni yere devirmeye çalıştı,yolda bir kamyonette de üç,dört kişi bekliyordu.Onların görevi daha sonra gelip, bir yerlerimi kırmaktı,ben eşkıya bozuntusunu evire,çevire dövünce onlar hemen oradan kaçtılar.Bunun üzerine bana saldırmaya çalışan da iyi bir dayak yedikten sonra kaçtı,gitti.Aradan beş dakika geçmeden sağ olsun, polis arkadaşlar geldi ama olay bitmişti. Bu olayı kimlerin yaptırdığını yaptığımız haberlerden anlamanız mümkün. Kimlerin yaptığını ise savcılılıkta bütün çıplaklığı ile anlatacağım. Artık bu şehirdeki yöneticiler bir şeyin kararını verecekler; Ya eşkıya bozuntuları cirit atacak, en üst protokollerde yemek yiyip, poz verecekler, veya bu şehri terk etmek zorunda kalacaklar, bu görev Emniyet Müdürünün Valinin ve İlgili Bürokratlarındır. Korkak olarak bin yıl yaşamaktansa, adam gibi üç gün yaşamayı tercih ederim.Kimse şunu unutmasın ki bu tür insanların ayakta durması tamamen Devletin ve Bürokratların görevlerini adam gibi yapmamalarından kaynaklanmaktadır.Kalın sağlıcakla

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (11)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.