Et yaylalarda bile pahalı

İthal et de çare olmadı. Vatandaş yurt dışından gelen hayvanlara rağbet göstermeyince et fiyatlarının aşağıya doğru düşeceği hayalleri erken suya düştü

Yaylalarda bile etin kilosu 20 TL. Hali ile şehirlerde 23-25 TL olması doğal. Bilbilan Yaylası'nda kasapçılık yapan Yılmaz Bilgin, Türkiye'de et fiyatlarının yükselmesinin en büyük nedeninin hükümetin yanlış tarım ve hayvan politikalarından kaynaklandığını belirterek şunları söyledi; “Biliyorsunuz geçen yıl Kurban Bayramı'ndan sonra fırlayan et fiyatları kontrolden çıktı. Büyük şehirlerde 40 TL'nin üstüne çıktı. Sonuç olarak hükümet tedbir alma yoluna gitti. Ancak başından beri yapılan yanlış uygulama ve politikalar maalesef tedbirler konusunda da devam etti. Et fiyatları neren arttı? Hayvan sayısı azaldı. Köyler boşaltıldı. Herkes şehirlere gitti. Sonuç, et fiyatlarının artması oldu. Hükümet bir seferlik et ithalatında 35 milyon dolar parayı yabancı çiftçilere aktardı. Bundan kim zarar gördü, Türk çiftçisi, hayvan üreticileri. Kim kazandı? Yabancılar. Bu kadar parayı çiftçilerimize verseler, hayvan üreticilerine teşvik verseler Türkiye et içinde yüzer. Ama hâlâ yanlış yapılmaya devam ediliyor.

ETİN KİLOSU 20 LİRA

Bakın burası Bilbilan Yaylası. Ben kasabım. Etin kilosu hala 20 TL. Burada bile bu fiyattan satılıyor. Neden pahalı diye olursanız Bakın koskoca Bilbilan Yaylası'ndaki büyük ve küçük baş hayvanların azlığı büyük küçük dikkatinizi çekmiştir. Eskiden burada 20-30 bin büyük, küçük baş hayvan otlardı. Şimdi 2 bin baş büyük ve küçük hayvan ancak olur. Ne oldu da böyle oldu. Aynı Bilbilan Yaylası yerinde duruyor. Ama aynı sayıda insanlar gelmiyor. Her geçen gün nahırı olan aileler azalıyor, yok oluyor. Aslında çözümü çok basit, bir sorundan bahsediyoruz. Türkiye'de çözülemeyecek mesele yok. Yeter ki istenilsin. Ama bakıyorum işi zorlaştırma için yapılan çabalar çözmek için yapılsa et fiyatları 12 TL'ye kadar düşebilir.
Hükümet önce üretime dönük önlemler almalı. Öyle dışarıdan çakma et alma ile başka ülkelerin hayvan üreticilerini ihya etme ile bu sorun çözülmez. Ben im köylü olarak aklım böyle eriyor.

TÜKETMEK ZORUNDA KALACAKLAR

Bakın zaten Türk halkı, yabancı ülkeden gelen etleri de almadı. Elde kaldı. Şimdi o eti ne yapacaklar? Mecburen tüketmek zorunda kalacaklar. Ama bütün bunlara hiç gerek yoktu. Kendi hayvan üreticilerimize güvenerek, onları köylere, yaylalara doğru çekecek çalışmalar ile bu sorunu çok kolay çözeriz. Bu yaylalar, bu doğa hangi ülkede var. Suni yem ile katkı maddeleri ile büyütülen hayvanlar yerine, tamamen doğal besinlerle, yaylanın soğuk suyu ve arpa ile büyüyen hayvanlarımıza ait organik etimiz hem bizi hem dünyayı besleyecek kadar çok olabilir. Ama artık üreten bir yapıya dönülmeli. Başka yolu yok bunun. İnsanlara zorla ithal et yedirebilir misiniz? Sizin içinize sinmiyorsa siz yiyebilir misiniz? Şahsen ben yemem.”

GÜNCEL Haberleri